Doğru emzirme teknikleri yeterince uygulanmadığı için Türkiye'de birçok anne meme ucu çatlakları sorunu ile karşı karşıya kalıyor. Op. Dr. Hakan Ünlü, ağrısız bir emzirme dönemi geçirmek isteyen annelere şu önerilerde bulunuyor: Emzirme sırasında anne mümkünse dik oturmalı. Bebeğin; sadece meme ucunu değil, 'areola' denilen kahverengi kısmının büyük bir kısmını ağzına almasına dikkat edilmeli. Bebek doğduğunda mümkün olan en kısa sürede emzirilmeye başlanılmalı. İlk günlerde 'kolostum' denilen ağız sütü, bebek için oldukça değerlidir. İlk gün emzirme 5-10 dakikayı geçmemeli. Bundan sonraki günlerde bu süre 20 dakikaya uzayabilir.
SIK VE AZ EMZİRİN
Sık ve kısa aralıklarla bebek emzirilmeli. Unutmayın ki; emzirme sıklığını bebek, süreyi ise anne belirler. Bebeğin keyif için emzirme işlemini sürdürmek istemesi halinde hemen memeyi çekmeyin. Bu, göğüs için çok travmatik olabilir. Sütünüzün kuvvetli gelmesi için günde en az 8 bardak su tüketin.
SABAH
ünlü etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
ünlü etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
4 Aralık 2007 Salı
2 Aralık 2007 Pazar
Çeşit çeşit platonik (buketforum)
Aşkın her çeşidi güzeldir ama, platonik olanının yeri bir başkadır... Burada söz konusu olansa, sadece bir tarafın derin duygularıdır.
OKUL:
Bu en klasik platonik aşk mekanlarından biridir. Zamanımızın çoğunu burada geçirdiğimiz için tabii ki. Ders dışında birçok konuda da zihnimizi çalıştırırız. Aşık olunan kişi kız yada erkek olsun, genelde üst sınıflardandır. Platonik aşkın karizmatik hareketleri vardır. Yüzüne bakmaya doyulmaz. Eğer bu şahıs okul takımlarından birinde oynuyorsa, mutlaka her maçına gidilir, hayran hayran seyredilir. En büyük yıkım, bir gün gelip de platonik aşkın kendisine sevgili bulmasıdır.
YAZLIK:
Her yazın mutlaka bir favori tipi vardır. Genelde yazlıktaki platonik aşklarda yaş farkı çok olur. Platonik aşkın her hareketi takip edilir. Hatta büyük umutlarla tanışılır. O size "ayy ne şirin şey" gözüyle bakarken, sizin içinizde ateşler yanar, volkanlar patlar. Yazlıktaki platonik aşkı sadece beğenmekle yetinmek en iyisidir...
MAHALLE:
Mekan itibariyle mahallde de platonik aşka çok rastlanır. Sonuçta oturduğunuz yer oldugu için, elbette gözünüz güzel insanlara takılır. Bu olay daha küçük yaşlarda olur. Büyüdükçe mahalleden uzaklaşılacağı için, başka mekanlardan sevgili bulma imkanı da artar.
OKUL SERVİSİ:
Okula servisle gidenlerin her sabah gördüğü için aşık olmaktan kendilerini alamadıkları kişiler vardır. Bunun en önemli nedeni, güne birlikte aynı şekilde başlanıyor olmasıdır. Yanyana oturmalar, bir yolunu bulup konuşmalar, bu platonik aşkı gerçeğe döndürebilir...
ÜNLÜLERLE:
Ünlülerden herhangi biri deli gibi beğenilir. Resimleri kesilir, tüm hayatı ezberlenir... Sevgililerine uyuz olunur ve onunla beraber olma hayalleri kurulur. Bu ünlü bir şarkıcı ise; konserine gidilip deliler gibi bağırılır. Tüm şarkıları ezbere bilinir. Gerçekleşmesi çok zor bir aşktır. Zaten heyecanı da platonik olmasındadır...
İŞYERİ:
İşyeri, platonik aşklara en az uygun mekanlardır. Çünkü, bu aşkı gerçeğe dönüştürme imkanı çoktur. Ancak, bazı durumlarda bu aşk karşılık görmeyebilir...
Sevgili olmak zor...
Platonik aşk yaşayan bir kızın ya da delikanlılın böyle sarmaş dolaş olması zordur. Çünkü onlar aşklarını kendi dünyalarında yaşar. Karşı tarafın ise böyle bir aşktan haberi bile yoktur.
OKUL:
Bu en klasik platonik aşk mekanlarından biridir. Zamanımızın çoğunu burada geçirdiğimiz için tabii ki. Ders dışında birçok konuda da zihnimizi çalıştırırız. Aşık olunan kişi kız yada erkek olsun, genelde üst sınıflardandır. Platonik aşkın karizmatik hareketleri vardır. Yüzüne bakmaya doyulmaz. Eğer bu şahıs okul takımlarından birinde oynuyorsa, mutlaka her maçına gidilir, hayran hayran seyredilir. En büyük yıkım, bir gün gelip de platonik aşkın kendisine sevgili bulmasıdır.
YAZLIK:
Her yazın mutlaka bir favori tipi vardır. Genelde yazlıktaki platonik aşklarda yaş farkı çok olur. Platonik aşkın her hareketi takip edilir. Hatta büyük umutlarla tanışılır. O size "ayy ne şirin şey" gözüyle bakarken, sizin içinizde ateşler yanar, volkanlar patlar. Yazlıktaki platonik aşkı sadece beğenmekle yetinmek en iyisidir...
MAHALLE:
Mekan itibariyle mahallde de platonik aşka çok rastlanır. Sonuçta oturduğunuz yer oldugu için, elbette gözünüz güzel insanlara takılır. Bu olay daha küçük yaşlarda olur. Büyüdükçe mahalleden uzaklaşılacağı için, başka mekanlardan sevgili bulma imkanı da artar.
OKUL SERVİSİ:
Okula servisle gidenlerin her sabah gördüğü için aşık olmaktan kendilerini alamadıkları kişiler vardır. Bunun en önemli nedeni, güne birlikte aynı şekilde başlanıyor olmasıdır. Yanyana oturmalar, bir yolunu bulup konuşmalar, bu platonik aşkı gerçeğe döndürebilir...
ÜNLÜLERLE:
Ünlülerden herhangi biri deli gibi beğenilir. Resimleri kesilir, tüm hayatı ezberlenir... Sevgililerine uyuz olunur ve onunla beraber olma hayalleri kurulur. Bu ünlü bir şarkıcı ise; konserine gidilip deliler gibi bağırılır. Tüm şarkıları ezbere bilinir. Gerçekleşmesi çok zor bir aşktır. Zaten heyecanı da platonik olmasındadır...
İŞYERİ:
İşyeri, platonik aşklara en az uygun mekanlardır. Çünkü, bu aşkı gerçeğe dönüştürme imkanı çoktur. Ancak, bazı durumlarda bu aşk karşılık görmeyebilir...
Sevgili olmak zor...
Platonik aşk yaşayan bir kızın ya da delikanlılın böyle sarmaş dolaş olması zordur. Çünkü onlar aşklarını kendi dünyalarında yaşar. Karşı tarafın ise böyle bir aşktan haberi bile yoktur.
1 Aralık 2007 Cumartesi
Cesaretin bittiği yerde esaret başlar
Cesaretin bittiği yerde esaret başlar
Bir Hint masalina göre;
Kedi korkusundan devamli endise içinde
yasayan bir fare vardir.
Büyücünün biri fareye acir ve onu bir
kediye dönüstürür.
Fare, kedi olmaktan son derece mutlu olacagi
yerde bu kez de köpekten korkmaya baslar.
Büyücü bu kez onu bir kaplana dönüstürür.
Kaplan olan fare, sevinecegi yerde avcidan
korkmaya baslar.
Büyücü bakar ki, ne yaparsa yapsin farenin
korkusunu yenmeye imkan yok.
Onu eski haline döndürür.
Ve der ki,
"Sen cesaretsiz ve korkak birisin.
Sende sadece bir farenin yüregi var.
O yüzden ben sana yardim edemem."
Ünlü yazar Shakespeare, bu konuda söyle diyor:
İnsanlarin çogu kaybetmekten korktugu için
sevmekten korkuyor..
Düsünmekten korkuyor, sorumluluk getirecegi için.
Konusmaktan korkuyor, elestirilmekten korkttugu için.
Yaslanmaktan korkuyor, gençligin kiymetini bilmedigi için.
Unutulmaktan korkuyor, dünyaya iyi bir sey vermedigi için.
Ve ölmekten korkuyor, aslinda yasamayi bilmedigi için.
Bir Hint masalina göre;
Kedi korkusundan devamli endise içinde
yasayan bir fare vardir.
Büyücünün biri fareye acir ve onu bir
kediye dönüstürür.
Fare, kedi olmaktan son derece mutlu olacagi
yerde bu kez de köpekten korkmaya baslar.
Büyücü bu kez onu bir kaplana dönüstürür.
Kaplan olan fare, sevinecegi yerde avcidan
korkmaya baslar.
Büyücü bakar ki, ne yaparsa yapsin farenin
korkusunu yenmeye imkan yok.
Onu eski haline döndürür.
Ve der ki,
"Sen cesaretsiz ve korkak birisin.
Sende sadece bir farenin yüregi var.
O yüzden ben sana yardim edemem."
Ünlü yazar Shakespeare, bu konuda söyle diyor:
İnsanlarin çogu kaybetmekten korktugu için
sevmekten korkuyor..
Düsünmekten korkuyor, sorumluluk getirecegi için.
Konusmaktan korkuyor, elestirilmekten korkttugu için.
Yaslanmaktan korkuyor, gençligin kiymetini bilmedigi için.
Unutulmaktan korkuyor, dünyaya iyi bir sey vermedigi için.
Ve ölmekten korkuyor, aslinda yasamayi bilmedigi için.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
