zihinsel etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
zihinsel etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

5 Aralık 2007 Çarşamba

bebeğinizin uyku ve beslenme düzeni

Bebeğinizin huzurlu ve rahat uyuyabilmesi için uyku düzenini onunla birlikte planlayın. Bebeğinizi 3 saatte bir uykuda da olsa uyandırıp emzirin. Doğduktan sonra vücudu tamamen çevreleyen anne karnını özleyen bebeğinizi, bir yere dokunabilecek şekilde yatırın. Bu, yanına konulan küçük bir yastık olabilir veya sırtı, ona zarar vermeyecek bir yere yaslanabilir.

Emziren Anneleri Destekleme ve Aile Sağlığını Koruma Derneği Başkanı Dr. Sema Soysal, kişinin kendine olan güveninin temellerinin 0-3 yaş arasında atıldığını söyledi. Bu nedenle, bebeklere gelişim süreçlerinde özen gösterilmesi gerektiğini belirten Sosyal, bebeklerin yetiştirilmesinde dikkat edilecek en önemli noktanın “ uyku ve beslenme düzeni” olduğunu vurguladı. Bebeklerin doğumdan sonraki 3 ay içinde günde ortalama 18 saat uyuduğunu anlatan Soysal, “ Bu arada bebekler 3 saatten fazla aç kalmamalı. Normalde bebek aç olduğunu belli eder. Ancak, uykuda bunu anlatamayacağı için, uykuda da olsa en fazla 3 saatte bir uyandırılıp emzirilmelidir” dedi.

DOKUNMA HİSSİ

Soysal, bebeklerin doğduğu günden itibaren bildiği ve tanıdığı yerlerde uyutulması gerektiğini ifade ederek, bunun bebeğin güven ortamında uyumasını sağlayacağını kaydetti. Yeni doğan bebeklerin “ dokunma hissini” yaşamak istediklerini, bunun için yatakta gereken düzenlemenin yapılmasını öneren Soysal, şunları anlattı:

“ Bebekler doğduktan sonra vücudu tamamen çevreleyen anne karnını özlerler. Bu nedenle bebekler yataklarında boşlukta kalmamalı, bir yere dokunabilecek şekilde yatırılmalıdır. Bunun için, yanına küçük bir yastık konulabileceği gibi, sırtı ona zarar vermeyecek bir yere yaslanabilir.”

“ BEBEK PATRONDUR”

Anne ve babaların bebeğin yattığı odada kalmasının da bebeğin güven içinde uyumasını ve düzenli emzirilmesini sağlayacağını ifade eden Soysal, bebeğin uykuya dalması için en uygun yerin, sevgiyi hissedebileceği anne ya da baba kucağı olduğunu bildirdi. Bebeklerin uyku için kesinlikle zorlanmaması gerektiğini kaydeden Soysal, “ Bebekler uykusunu bir şekilde belli eder. Bebek patrondur. Bebek ne isterse o olur. Bu nedenle bebeğin huzurlu ve rahat uyuyabilmesi için uyku düzenini bebeklerin belirlemesi gerekir. Uykunun planlanmasında bebeklerin istekleri göz önünde bulundurulmalıdır” dedi.

Bebeklerin fiziksel ve zihinsel gelişimi açısından son derece önemli olan uyku ve beslenme düzenine dikkat edilmesinin, bebeğin sağlıklı şekilde büyümesini sağlayacağını vurgulayan Soysal, “ Kucaklamak ve onun isteklerini hissetmek, ilk başta bebeğe güven kazandırır. Onun rahat ve huzurlu bir şekilde büyümesine ve kişiliğinin oturmasına yardımcı olur” diye konuştu.

3 Aralık 2007 Pazartesi

Spastik Çocuklar ve Tanı Yöntemleri

Spastik çocuğun beyninde meydana gelen bir hasar sonucu hareket, ayakta duruş, yürüme, denge gibi işlevleri etkilenmiştir. Çocukta kas kuvvetsizliği de vardır. İstemli hareketleri yapması, bir yerden bir yere geçmesi ve günlük yaşam işlevlerini yerine getirmesi az ya da çok zorlaşmıştır.

Aslında, beyinde oluşan hasar ilerleyici değildir. Yaşamın erken döneminde, gelişimini tamamlamış beynin hastalığı sonucu ortaya çıkan, kalıcı fakat değişime uğrayabilen hareket, kas sertliği (spastisite) kaslar arasında uyum ve duruş bozukluğu söz konusudur.

Rehabilitasyona gereksinim duyulan en önemli çocukluk hastalıklarından birisidir. Sinir, kas, iskelet sistemlerinde işlevsel bozukluklara yol açarak kişiyi tüm yaşamı boyunca etkileyebilir.

Spastik çocuk görülme sıklığı 1000 canlı doğumda 1-5 olarak bildirilmiştir. Beyinde, özellikle hareketleri idare eden hücrelerin hasar görmesinden dolayı kaslarda kasılma, kuvvetsizlik ve istem dışı hareketler oluşabilir. Bu yüzden spastik çocuklarda esas özellik baş, gövde, kol ve bacaklardaki hareket bozukluklarıdır. Ancak epilepsi (sara), görme, işitme, konuşma, algılama sorunları, davranış bozuklukları, zihinsel gerilik de görülebilir.

Kesin tanı, uzman bir doktorun muayene ve değerlendirmesi ile konulur. Gerekirse ileri teknikler yapılır. Beyindeki hasarı tespit etmede en önemli ileri teknik yöntemi MRG (Manyetik Rezonans Görüntüleme) ‘dir.

İlerleyici olmayan bu hastalıkta uygun ve uzun süreli fiziksel tıp ve rehabilitasyon uygulamaları ve günlük yaşama uyum çalışmaları ile çocuğun mümkün olduğu kadar bağımsız olması sağlanır. Çocuğun zihinsel yetenekleri değerlendirildikten sonra bireysel özellikleri doğrultusunda uygun olan özel eğitim programı hazırlanarak akademik becerilerini geliştirmesi ve topluma uyumu kolaylaştırılır.

Hastalık; doğum öncesi, doğum sırası ve doğum sonrası nedenlerle meydana gelebilir.