Okul öncesi ve sonrası çocuğunuzun dil gelişimine, öğrenme beceri ve hızına dikkat edin. Doğumla başlayan ve yaşam boyu süren, "öğrenme güçlüğü" sorunu sizin çocuğunuzun da başına gelmiş olabilir. Bu sorun erkeklerde ve sol elini kullananlarda daha çok görülüyor.
Bir çocuğun zekası normal ya da normalin üstünde olmasına rağmen dinleme, düşünme, anlama, kendini ifade etme, okuma-yazma veya matematik becerilerinde yaşıtlarına ve zekasına oranla düşük başarı göstermesi olarak tanımlanan özgül öğrenme güçlüğünün, toplumda görülme sıklığı yüzde 1-15 arasında değişiyor. Çocuğun doğumuyla başlayan ve yaşam boyu süren öğrenme ve algılama sorunu; dil gelişimi ve kullanımı, konuşma, okumayazma, matematik becerilerini etkileyen bir sorun olduğundan, bireyin eğitimini, mesleğini, günlük aktivitelerini etkileyebiliyor.
ERKEKLERDE DAHA SIK
Özgül öğrenme güçlüğü olan çocukların anne babalarında benzer sorunlar olma olasılığının normal popülasyondan 5-12 kat daha fazla olduğunu belirten Sema Hastanesi Çocuk Psikiyatrisi Uzmanı Dr. Savaş Yılmaz, "İkizlerden birinde öğrenme güçlüğü varsa diğerinde de olma olasılığı yüksek. Benzer sorun kardeşler için de geçerli" dedi. Dr. Yılmaz'a göre bu sorun erkelerde kızlara, solaklarda sağ elini kullananlara kıyasla daha sık görülüyor.
KELİME DAĞARCIĞI GELİŞİMİ
Dr. Yılmaz, öğrenme güçlüğünün okul öncesi döneme ilişkin belirtilerini şöyle sıraladı: "Dil gelişiminde gecikmeler; yanlış telaffuz, kelime dağarcının yavaş gelişmesi gibi konuşma bozuklukları; öz bakım becerilerinde güçlük, sakarlık, çizim becerilerinde sorun; sayılar, alfabe, saat, günler gibi bazı kavramları öğrenmede güçlük çekme."
DANIŞMANDAN DESTEK ALIN
Özel öğrenme güçlüğünün tedavisinde problem olan alanlara yönelik özel eğitim desteği verilmesi gerektiğinin altını çizen Dr. Yılmaz, "Çocuğun hangi alanlarda güçlüğü varsa buna yönelik okuma yazma, yönetim, algılama gibi eğitim planlanır. Bunun yanında ailenin tutumları konusunda bir danışmandan destek alınması, çocuğun güçlüklerini ailece yenme konusunda kolaylık sağlayacaktır" dedi. Dr. Yılmaz hiperaktivite ve depresyon gibi ek hastalıkların bulunması halinde ilaç tedavisinin de yapılabileceğini vurguladı.
ÇOCUĞUNUZDA BU BELİRTİLERE DİKKAT!
AKADEMiK BAŞARI: Okul başarısı yaşıtlarına ve zekasına oranla düşüktür. Bazı derslerde başarısı normal ya da normal üstüyken, özellikle okuma gerektiren sözel ağırlıklı derslerde düşüktür. OKUMA BECERİSİ: Okuma hız ve niteliği açısından yaşıtlarından geridir. Harf-ses uyumu gelişmemiştir. Bazı harflerin seslerini öğrenemez ve harfin şekli ile sesini birleştiremez.
YAZMA BECERİSİ: Yaşıtlarına oranla el yazısı okunaksız ve çirkin, sınıf düzeyine göre yazması yavaştır. Bazı harf, sayı ve kelimeleri ters yazar; b-d, m-n gibi bazı harfleri karıştırır. Heceleri atlar ya da harf/hece ekler, sınıf düzeyine göre yazılı imla ve noktalama hataları yapar. Küçük-büyük harf, noktalama, hece bölme, yazarken kelimeler arasına boşluk bırakmama ya da bir kelimeyi iki-üç parçaya bölerek yazma gibi hatalar yapar.
ORGANİZE OLMA BECERİSİ: Odası, çantası, eşyaları ve giysileri dağınık olup; defter ve kitaplarını kötü kullanır ve yırtar. Yazarken gereksiz satır atlar, boşluk bırakır, sayfanın belirli bir kısmını kullanmaz, zamanını ayarlamakta güçlük çeker, düşüncelerini organize edemez.
YÖNETİM BECERİSİ: Yönünü bulmakta zorlanır; sağ-sol, doğu-batı, kuzey-güney, alt-üst, ön-arka, dünbugün, önce-sonra, gün, ay, yıl, mevsim gibi kavramları karıştırır; saati öğrenmekte zorlanır.
SÖZEL İFADE BECERİSİ: Duygu ve düşüncelerini sözel olarak ifade etmekte zorlanır, serbest konuşurken düzgün cümleler kuramaz, heyecanlanır, takılır, şaşırır ve sınıfta sözel katılımı azdır.
Diye etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Diye etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
4 Aralık 2007 Salı
1 Aralık 2007 Cumartesi
HIRS
Amerikada beverly Hills diye bir yer vardır.Nerdeyse Amerikanın tüm meşhur zenginleri burada yaşar.Beverly Hills’te meşhur 5.cadde zengin insanların uğrak yeridir.Bir gün zengin bir vatandaş süper lüks arabasıyla bu 5.caddede turlamaktadır.Etraf yine hınca hınc insanla dolu.zengin adam arabasıyla ilerlerken aniden karşısına biri çıkar.Adam fırene basar ama yinede hafifçe çarpar yoldaki şahsa.Acel acele iner arabadan ve çarptığı adamın yanına gelir ve bir şeyi olup olmadıgına bakar.neyseki hafifçe çarptığı için adamda bir şey yoktur.karşılıklı olarak bir bilerinden özür dilerler.zengin adam arabasına doğru ilelerken uzaktan olayı gören bir uyanık hemen yerde yatan adamın yanına gelir ve ayağa kalkmasını engeller: arkadasım bu adam çok zengin eger yaralı oldugunu idda edersen oldukça iyi bir tazminat alabilirsin adamdan der.Adam bubu duyunca hemen gözleri parlamıştabi doğru neden olmasın der ve hemen tekrar yere yatar.Fakat zengin adam nasılsa adamda bir şey yok eyip arabasına biner ve yola koyulmak için aracını çalıştırır.Tabi bu arada yerdeki adam alacağı çil çil yeşil dolarları düşünürken arabasını çalıştırıp hareket eden zengin adam yerdeki şahsı göremez ve hızla üzerinden geçer.Adam artık ölmüştür.Eger gözünü para hırsı kaplamasaydı belkide yaşayacaktı.
30 Kasım 2007 Cuma
Sırf Ayaklarına Batmasın Diye..
En çok senin yanında üşürdüm..
Sen beni her zaman üşütürdün de
haddimi aştığım zamanlarda
sana yaklaşmayı denediğim zamanlarda yani;
en acımasız soğuğunu çarpardın üstüme..
Çok toydum..
Dayanamazdım..
Buz kesilirdim ve son bir vuruşla;
Paramparça etmeyi de ihmal etmezdin
O buz kütlesini her seferinde..
Yine de ben toplardım yerlerden; kalbimin kırıklarını..
Suya benzerdin..
Musluktan damlardın mesela;
ben uykuya dalmadan hemen önce..
Ya da durup dururken
Bir salgın hastalık getirirdin uzaklardan;
Bana armağan ederdin..
Hiçbir şey yapmasan,
Ayakkabımın içine girerdin;
Tam da evden yeni çıkmışken ben..
Sen basbayağı suya benzerdin..
Ne zaman kötü hissetsen,
Kötü hissettirmek için
Yokuş aşağı akmaya başlardın bütün gücünle..
Tabii ki ben olurdum yokuşun altında..
Ve her zaman hazırdı savunman:
"Yokuş yukarı nasıl akacaktın?"
Ve tabii ki gövdemi parçalardın,
Sen benim gövdemi parçalardın da;
Yine de ben toplardım yerlerden kalbimin kırıklarını
Sen suya benzerdin ya,
Sensiz olmazdı..
Olduğu kadar da olmazdı..
Yani ben bir hiç kimseydim..
Ama yine de ben toplardım yerlerden kalbimin kırıklarını;
Sırf ayaklarına batmasın diye..
Sen beni her zaman üşütürdün de
haddimi aştığım zamanlarda
sana yaklaşmayı denediğim zamanlarda yani;
en acımasız soğuğunu çarpardın üstüme..
Çok toydum..
Dayanamazdım..
Buz kesilirdim ve son bir vuruşla;
Paramparça etmeyi de ihmal etmezdin
O buz kütlesini her seferinde..
Yine de ben toplardım yerlerden; kalbimin kırıklarını..
Suya benzerdin..
Musluktan damlardın mesela;
ben uykuya dalmadan hemen önce..
Ya da durup dururken
Bir salgın hastalık getirirdin uzaklardan;
Bana armağan ederdin..
Hiçbir şey yapmasan,
Ayakkabımın içine girerdin;
Tam da evden yeni çıkmışken ben..
Sen basbayağı suya benzerdin..
Ne zaman kötü hissetsen,
Kötü hissettirmek için
Yokuş aşağı akmaya başlardın bütün gücünle..
Tabii ki ben olurdum yokuşun altında..
Ve her zaman hazırdı savunman:
"Yokuş yukarı nasıl akacaktın?"
Ve tabii ki gövdemi parçalardın,
Sen benim gövdemi parçalardın da;
Yine de ben toplardım yerlerden kalbimin kırıklarını
Sen suya benzerdin ya,
Sensiz olmazdı..
Olduğu kadar da olmazdı..
Yani ben bir hiç kimseydim..
Ama yine de ben toplardım yerlerden kalbimin kırıklarını;
Sırf ayaklarına batmasın diye..
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
