Para etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Para etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

14 Aralık 2007 Cuma

kaçak

,Bir adam 15 yildir tutuklu
bulundugu hapisaneden kacar

Para ve Silah bulmak icin bir eve
girer.
Icerde genis bir yatakta bir cifti
yakalar.
Adama yataktan kalkmasini emreder ve onu bir
sandalyeye
baglar.Adamin karisini yataga baglarken ustune
cikar,
boynunu oper, sonra kalkar ve banyoya
gider.
O ordayken adam karisina soyle
fisildar;
''Dinle, bu adam bir
kacak.
Su kiyafetlere baksana.
Buyuk ihtimalle hapishanede cok fazla zaman
gecirdi
ve yillardir hicbir kadin gormedi.

Boynunu nasil optugunu gordum. eger seninle seks
yapmak
isterse sakin karsi koyma yada sIkayet
etme...
sana ne derse onu yap.
O sana ne yaparsa yapsin onu mutlu et cunku
bu
adam kesinlikle cok tehlikeli.

Eger kizarsa ikimizi de oldurur.

Guclu ol,tatlim
Seni seviyorum.''.


Karisi cevap verir: '' O benim boynumu opmuyordu,

kulagima fisildiyordu.
Bana gay oldugunu, seni cok tatli buldugunu
ve
hic vazelin olup olmadigini sordu.

Ben de banyoda oldugunu
soyledim.
Guclu ol kocacim.

Ben de seni seviyorum.




"Özlemin en dayanılmaz olanı kaybedileni özlemektir."
__________________

1 Aralık 2007 Cumartesi

Umursanmayan Hayatlar

Yaşıyoruz işte bize verilmiş günleri doldurmak için. Öyle ya da böyle. Her gün evden çıkıp çalışanla, evde kalıp bekleyen de rutin yaşıyor. Çoğumuza bugün nasıldı desek aldığımız cevabı aylar sonraki günde de duyabiliriz. Bugünümüz dün gibi, yarınımızda bugün gibi olacak.
Umursanmayan hayatları bugünlerin rutinliği oluşturuyor. Bugünümüzü yaşarken anlamlandıramadığımız için yarınlarda anlamsız oluveriyor. Çoğumuz düşünmüyoruz yaşadığımız hayat istediğimiz huzurlu hayat mı diye. Cebini tıka basa dolduranlar damla huzuru aramıyorlar. Soramıyorlar ruhlarına huzur seninle mi diye. Hızlı yaşamaktan ruhlarının cevabını dinlemeye vakitleri bile yok. Çoğumuz bu durumdayız işte. Öyle kalabalığız ki birbirimizi fark edemiyoruz. Fark edip de ruhlarımızı uyandırmak için dürtemiyoruz birbirimizi.
Bilinmedik öyle hayatlar var ki umursamadığımız hayatlarımızın içinde. Onlar bilinmiyor. Fark edilemiyor. Gizlenmemiş ama görünemeyen hayatlar. Mutluluklarımız kolonya kokusu kadar. Hep hayatımızın anlarını anlamlandırıp adını koyamadığımızdan bu uçucu mutluluğumuz. Bugün sevdiğimizin o güzel gözlerine bakarken mutluyuz da yarınlarda niye mutlu değiliz ki. Hep adını koyamadığımızdan değil mi o derin anlara. Yaşadığımız o güzelim anların adı bambaşka olmalı değil mi hey sevdalılar! Küçük bir çocuğun gözlerine bakarken, süzülen kuşların serenatını dinlerken, dili yüreğinde gizli denizi temaşa ederken, eşinizi izlerken, işçinizi, patronunuzu dikkate alırken anlamlar başkalaşmaz mı, başkalaşmalı değil mi? Bir yüreğimiz hepsine yetmeli değil mi? Umursanmalı ve bilinmeli değil mi bu hayatlar? Kendi hayatımızı umursamamız için umursanmalı değil mi hayatlar? Umursadıkça hayatımızı ve hayatları anlamlaşmaz mı anlarımız.
Rutinli günlerimde yaşamışımdır hep bunalımlı anlarımı. Yemek yemek, işe gitmek, tv izlemek, uyumak... Ne zaman bu sıradan olaylara anlam katamamışsam, sıradan diye geçiştirmişsem, yani umursamamışsam anlamsız ve de kazançsız olarak hayatımda yerini almıştır. Halbuki yerken yemeğimizin lezzetini alsak, işe giderken para kazanmaktan ziyade sosyal hayatın içindeyim, yurdumuzun güzel geleceği için çalışıyorum desek, tv. izlerken günümüz dünyasını analiz edebilsek, uyurken ruhumuzu da rahata bıraktığımızı bilip dinlenebilsek daha iyi ve anlamlı olmaz mı? Masum çocuğun gözlerine bakarken kendimizi de görebilsek, eşimizle konuşurken ruhumuzun ikizinle birlikte olduğumuzu bilip değer versek. Velhasıl her anımıza sevgi katabilsek çok daha anlamlanmaz mı? Yaşanılır olmaz mı?
Yaşadığımız her anımızı hayatımıza yerleşeceğini bilip umursayarak yaşayabilmemiz dileğiyle. Umursadığımız her anımızın mutluluk olarak hayatımıza geçmesi dileğiyle. Umursayalım hayatımızı. Sevgiyle kalın.

30 Kasım 2007 Cuma

Seni Unutmak !

Seni unutmak
Sigara alirken bakkaldan
Para üstünü unutmaya benzemez ki...
Evden çikarken
Anahtari içeride unutmaya da benzemez seni unutmak.
Bilirim,
Herkes kirar iki yumurtayi
Öyle ya da böyle, herkes çay demler.
Ama seni unutmak var ya...
Seni unutmak bamba$ka bir beceri ister.

Seni unutmak
Ikiyle ikiyi çarpmak kadar kolay degil ki.
Öyle basit degil ki, gözlerini kirpmak gibi...
Bilirim,
Yolu yordami yok bunun.
Ke$fi yok, icadi yok!
Her seferde yari kalmaya mahkum
Ve tutkuya hasret bir deneydir seni unutmak.
Ha$a!
Ha$a, tanriyi unutmak gibi imkansiz
Ve ihtimalsiz bir $eydir seni unutmak.

Her neyse,
"Seni unutmak" diye bir $ey yoktur aslinda.
Aslinda, sadece "seni unutmaya çali$mak" vardir.
Bir de,
Seni unutmaya çali$tikça
Bir türlü unutamamaya ali$mak vardir...
O kadar!