Önce bir sinema, sonra mum ışığında bir yemek, ardından dans, sonra... Hayır sonrası sandığınız gibi değil. Gerçi tüm romantik öğeler gece üzerine kurulmuştur ama kronobiyolojiye göre vücudun da bir saati var...
Seks için en uygun saat akşam değil, sabah 08.00. Spor yapmak için en uygun saat ise sabah değil, öğleden sonra 16.00 suları. Gün 24 saat ve insanların vücut ve ruh durumları 24 kez değişiyor. Doktorlar, biyologlar ve farmakologlar bu olağanüstü duruma kronobiyoloji adını veriyor. Vücut ritmine göre hangi eylemin hangi saat uygun olacağını şöyle sıralıyorlar:
07:00
Kortizon salgılamasıyla organizma uyanır. Ancak vücut hala zayıftır, bu nedenle spor yapmaktan kaçının.
08:00
Seks için en iyi zamandır, çünkü bezler fazla miktarda hormon salgılarlar. 09:00 Organizma şimdi faaliyete hazır. İnsan yaratıcı ve dinamik olur.
11:00
Vücudumuz tam formundadır.
13:00
Vücut formdan bir hayli düşmüştür. Verimlilik gün ortalamasının yüzde 20 altındadır.
15:00
Enerjimiz geri gelmiştir, belleğimiz tam formundadır. Ama bu enerji sabahkinden azdır.
16:00
Spor için en uygun saat. Tansiyon ve dolaşım çok iyi durumdadır.
17:00
Organların faaliyeti üst düzeydedir. Böbrekler ve mesane çok çalışır. Tırnakların ve saçın en çabuk uzadığı zamandır.
19:00
Tansiyon ve nabız tembelleşir. Tansiyon düşürücü ilaçlar tehlikeli olabilir.
21:00
Sindirim organlarının günlük görevi sona ermiştir. Yenen her şey midede sabaha kadar hazmedilmeden kalır.
23:00
Tam dinlenme saatidir. Metabolizmanın faaliyeti giderek azalır.
01:00
Verimliliğimiz en alt düzeyde. Bu saatte çalışanlar hata yapar, dikkat son derece azalır.
03:00
Bedensel ve ruhsal olarak karanlık bir safhadır. Bu saatte intihar edenlerin sayısı fazlalaşır.
05:00
Hormon salgılaması giderek yükselir, kaybolan enerji geri gelir. Vücut, yeni bir gün için hazırlanır.
alıntıdır
hangisisiniz etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
hangisisiniz etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
2 Aralık 2007 Pazar
1 Aralık 2007 Cumartesi
SİZ HANGİSİSİNİZ?
Bir baba ile kızı dertleşiyorlarmış. Kızı hayatında çok sıkıntı yaşadığını ve bunlarla nasıl baş edeceğini bilemediğini söylemiş babasına. Hatta sorunlar ardı arkasına devam ediyormuş hayatında. Babası kızını dinlemiş, dinlemiş ve "gel, sana bir şey göstereceğim!" diye kızını mutfağa götürmüş. Baba ünlü bir aşçı imiş. Ocağa 3 tane eşit büyüklükte kap koymuş, 3'üne de eşit su koymuş ve 3'ünün de altını aynı miktarda yakmış. Ve 1. kaba bir havuç, diğerine bir adet yumurta, diğerine ise de bir avuç çekilmemiş kahve çekirdeği koymuş. Ve her üçünü de tam 20 dakika pişirmiş. Daha sonra ateşi kesmiş. Masaya 2 tane tabak ve bir tane boş bardak koymuş. İlk önce haşlanmış havucu alıp bir tabağa koymuş. Daha sonra artık epey pişmiş olan yumurtayı alıp bir tabağa koymuş. En sonunda da artık suya iyice ısınmış ve tam kıvamında kahve görüntüsü olan kahveyi de alıp bir bardağa boşaltmış. Kızına su soruyu sormuş: "Kızım ne görüyorsun? " Kızı demiş ki: "havuç, yumurta ve kahve." Kızını elinden tutup masaya yaklaştırıp daha yakından bakmasını ve hissetmesini istemiş. Kızı demiş ki: "Ne görüyorum.. haşlanmış yumuşak bir havuç (Bunu yaparken çatalı havuca batırmış ve yumuşaklığını hissetmiş), artık pişmekten içi katılaşmış bir yumurta( yumurtayı eline almış, hatta bir tarafından masaya vurup, çatlatmış ve içini görmüş) ve bir bardak kahve. (Biraz içmiş) "Hatta tadı oldukça iyi". "Baba, bunu niçin bana gösteriyorsun?" diye sormuş. "Bak demiş, hepsi aynı şekil kapta , aynı sıcaklıkta , aynı dakika pişti. Fakat hepsi bu etkiye farklı tepki verdiler. Havuç ilk başta sertti, güçlü idi. Ama kaynatılınca yumuşadı hatta güçsüzleşti. Yumurta çok kırılgandı, hafifçe dokunsan çatlayabilirdi, ama kaynatılınca içi sertleşti, hatta katılaştı. Bir avuç çekilmemiş kahve ise yine sertti, hepsi birbirine benziyordu, ama ısıtılınca ne oldu, bu kahve çekirdekleri, ısındılar, gevşediler, ve içinde oldukları suya yayıldılar. Koku yaydılar, tat yaydılar ve suyu eşsiz tatta bir kahveye çevirdiler." "Kızım sen hangisisin? diye sormuş adam. Zorluklarla karşılaştığın zaman nasıl tepki gösteriyorsun? Sen havuç musun, yumurta mısın, yoksa kahve misin? Siz hangisisiniz arkadaşlar? Havuç gibi sert bir kişi misiniz, ama sorunlar yaşayınca , yumuşuyor ve güçsüzleşiyor musunuz? Yumurta gibi, içi yumuşak, her an kırılabilir bir kişi misiniz? Sorunlar karşısında (Ölüm, ayrılık, krizler, vs. vs, ) , güçleniyor VE sertleşiyor musunuz? Yoksa bir kahve çekirdeği gibi misiniz? Kahve sıcak suyu değiştirir, hatta suyun sıcaklığı en üst dereceye çıktığında, en lezzetli kahve ortamı hazır olur. Lezzet maksimuma ulaşır. Eğer sen bu kahve çekirdeği gibi isen, çevrende ne kadar sorun olursa olsun, bunları olumluya çevirebilirsin. Çevrene güzel tatlar, duygular katarsın. Kendini ve çevreni daha iyi yapmak için çalışırsın. Siz hangisisiniz?
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
