Yapılan çeşitli araştırmalara göre bebeklerin yaklaşık olarak %85 inin birinci aydan başlayarak emzik kullandığı gösterilmiştir. Annelerde emzik kullanımı ile ilgili yapılan anketlerde, emzik kullanımının genellikle normal bir davranış olarak kabul gördüğü ve bebeklerin emziğe kuvvetle bağlandıkları saptanmıştır. Anne sütünü kısa süre alan bebeklerde emzik kullanma sıklığının daha fazla olduğu bilinmektedir.
450 anne-bebek ikilisinde yapılan bir araştırmanın sonuçlarına göre;
- Erken dönemde emzik kullanan bebeklerde, kullanmayanlara göre 4 kez daha erken anne sütü bırakıldığı görülmüştür.
- Emzik kullanan annelerden bazıları ya anne sütünü kesmiş ya da emzirme arası süreyi uzatmışlardır.
- Bu annelerin emzirmekten utandığı ve ağlama sesinden rahatsız olduklarını da belirtmişlerdir.
- Bu bebeklerde büyüme geriliği de saptanmıştır.
- Emzirmekten rahatsız olan annelerde emziğin anne sütünün kesilmesinde etkili olduğu ancak emzirmekten rahatsız olmayan annelerde emzirme süresine etki etmediği görülmüştür.
Diğer açılardan incelendiğinde de bebeklik döneminde sıklıkla kullanılan emziğin en geç 2 yaşın sonunda çocuk tarafından bırakılması gerektiği görülmektedir. Aksi halde yukarıda sayılanların dışında da bazı sorunlarla karşılaşılabilir. Uzun süreli bir emzik alışkanlığı sonucunda karşılaşılabilecek problemler:
- 2 yaşından sonra devam eden emme alışkanlığı dişlerin yer değiştirmesine ve üst dişlerin öne, alt dişlerin arkaya çekilerek aralarında açıklıklar meydana gelmesine neden olur. Bu dönemde bıraktırılabilirse bu açıklıklar kapanır. Ancak 3,5 yaşından sonra meydana gelen açıklıklar kalıcı hale gelebilir.
- 3-4 yaşlarına kadar emzik emen çocuklarda v tipi üst çene (üst çene darlığı) ve dolayısı ile yüz yapısında bozulma meydana gelebilir.
- 4 yaş civarına kadar emzik emmeye devam eden çocuklarda kulak ve burun hastalıkları daha sık gözlenir.
Emziğin Faydaları
- Emzik bebeğin doğal emme içgüdüsünü tatmin eder ve ona güven hissi verir.
- Emme hareketi bebek için başlı başına bir memnuniyet kaynağıdır. Çünkü doğumu izleyen haftalarda bebeğin en güçlü refleksi emmektir.
- Emzik sayesinde üzerindeki gerilimi atar, sakinleşir ve uykuya daha kolay dalar.
- Emzik kullandırılmayan bebek, bir süre sonra parmak emmeye başlayabiliyor. Ancak çocuğunuzu emzikten vazgeçirmek parmak emmekten vazgeçirmekten daha kolay oluyor.
- Bazı uzmanlar, emziklerin, bebeğin elleriyle bazı beceriler geliştirmesine de yardımcı olduğunu ileri sürmektedirler. Ağızlarından düşürdüklerinde bulmak için beşik ya da yataklarının çevresini yoklamalarına ve emziği yeniden ağızlarına sokmaya çalışmalarına yol açar.
Emziğin Seçiminde ve Kullanımında Dikkat Edilmesi Gerekenler
- Emzik tabanı bebeğin emziği yutmasını engeller. Bu plastik kısım burun deliklerini kapatmayacak şekilde yapılır ve hava geçmesini sağlamak için delikleri içerir. Geceleri yumuşak malzemeden yapılanları tercih etmemelisiniz.
- Emzikler kauçuk ve silikon olmak üzere iki maddeden yapılırlar. Kauçuk doğal bir maddedir, elastik ve dayanıklıdır. Özellikle diş çıkartan bebeklerde kauçuk emzik kullanmak uygun olur. Ancak kauçuk emzikler, suyu içlerine emdikleri için çabuk bozulur. Silikon da silisyumdan üretilir. Silikon emzikler kolay bozulmaz, ancak diş darbelerine karşı dayanıklı değillerdir. Bu yüzden silikon emzikler henüz diş çıkarmamış bebekler için daha uygundur.
- Damaksız emzikler anne memesini andırdığı için bebekler tarafından tercih edilir. Ancak bu tür emzikler özellikle bir yaşından sonra damağa baskı yaparak damak yapısını ve üst ön dişlerin sıralanışını bozabilirler. Bu tür emziklerin bir yaşından sonra kullanılması önerilmiyor. Damaklı emzik ise daha elips ve yukarı doğru kıvrıktır. Bu anatomik şeklinden dolayı 2-3 yaş arasında bile rahatlıkla kullanılabilir. Damağa tamamen adapte olduğundan, herhangi bir bozukluğa neden olmaz.
- Doğrusu bebekleri geceleri emziksiz uyutmak daha zor olur. Bebek emziksiz uykuya dalamıyorsa, damaklı emzik tercih etmelisiniz. Bebek uykuya daldıktan sonra ise onu uyandırmadan emziği ağzından almalısınız.
- Emziği bebeğe vermeden önce şekere veya bala batırmak hatalı bir alışkanlıktır. Bu hareket bebeğin diş minelerini zedeler ve diş çürüklerine neden olur. Ayrıca buna alışan bebek, ağzında sürekli tatlı bir tat almak isteyebilir. Bebeklerin kalıcı olmayan süt dişlerinin de bakımı çok önemlidir. Eğer bunlara iyi bakılmazsa hemen altlarında bulunan kalıcı dişler de zarar görebilir.
- Emziğin temizliği üretildiği malzemeye göre değişir. Kauçuk olanlar özel bir dezenfektan madde yardımı ile soğuk sterilize edilmelidirler. Silikon olanlar ise sıcak yöntemle de steril hale getirilebilirler. Emziklerin devamlı temiz durmasını istiyorsanız, emniyetli bir çengelli iğne ile çocuğun kıyafetine tutturun ve böylece sürekli yere düşmesini engelleyin.
- Yeni doğan bebeğinizin burnunu tıkamaması için, emziğin arkasındaki plastik ağızlık bölümünün küçük olması gerekir. Ama bebeklik dönemini aşmış çocuğunuz için emzik alacaksanız, arkasındaki ağızlık bölümünün, olduğu gibi ağzına sokamayacağı, dolayısıyla da boğulmasına yol açamayacağı kadar büyük olmasına dikkat edin.
- "Ortodontik" diye nitelendirilen emziklerin meme başları yassıdır; buna karşılık daha alışılmış çeşitlerin, başları yuvarlaktır. Ortodontik çeşitlerin dişetleri ve dişler için daha iyi olduğu ileri sürülmekle birlikte, bebeğinizin hangisini seçeceğini görmek için her ikisini de denemeniz daha doğru olur. plastik ağızlığın biçimi, bebeğinizin değil, sizin seçiminize bağlıdır; bununla birlikte, hangisini seçerseniz seçin, havasızlıktan boğulmaya yol açmaması için, üstünde havalandırma delikleri bulunmasına dikkat edin.
- Bütün emzikler onaylanmış güvenlik standartlarına uygun olmalıdır.
- Etiketinde standartları açıkça belirtilmeyen emzikleri sakın almayın.
- Emziğin ağızlığında havalandırma delikleri bulunması, bebeğin burnunun tıkalı olması ya da daha büyük bir çocuğun bütünüyle ağzına alması durumunda son derece önemlidir.
- Emzikleri biraz olsun yıpranmaları durumunda bile, atın.
- Emzikler, çok küçük bebeklerin boyunlarına asılmamalıdır: Boğazlarına dolanarak boğulmalarına yol açabilirler.
- Yeni doğmuş bebeğinizin emziğinin, tıpkı biberon memeleri gibi, mikroptan arındırılması gerekir.
- Biberonların mikroptan arındırılmasında yararlanmış olduğunuz yöntemleri, emziklerde de izleyin.
- Bebeğiniz parmaklarını -ve başka nesneleri- sık sık ağzına soktuğu yaşa geldiğinde, artık emzikleri mikroptan arındırmaya gerek kalmaz.
- Ama kuşkusuz, emziği yere düşünce, mutlaka iyice yıkadıktan sonra yeniden verin.
- Kullanılmayan emzikleri hep aynı kabın içinde tutmak, hem temiz kalmalarını sağlar, hem de bebeğiniz yaygarayı bastığında, "emziğini nereye koşmuştum?" diye dört bir yana koşuşturmaktan sizi kurtarır.
Eğer bebeğiniz emziği bırakmak istemiyorsa bir takım önlemler almak gerekir:
- Öncelikle emzik emme süresi mümkün olduğunca kısıtlanmalı, emzik kesinlikle şeker, reçel vs gibi şeylere batırılmamalıdır.
- Emzik emmek istediğinde sevdiği bir sebze meyve verilerek onunla oyalanması sağlanmalıdır. Bu tür şeyleri de yerken tek başına bırakılmamalı, emmesi önlenmelidir.
- Ayrıca emziği emmediği durumlarda mükafatlandırılarak (sözle veya hediye ile veya bak büyüdün işte gibi sözlerle...) teşvik edilmelidir.
- Anne ve babanın en çok dikkat etmesi gereken nokta; bebekleri gergin, sinirli ve huysuzken emziği onu susturmak için tek çare olarak görmemektir. Ağlayan bebeği susturmak için önce tatlılıkla yaklaşarak sakinleştirmeye çalışmak gerekir.
- Daha büyükçe çocuğunuza, bazı karşılaştırmalar yaparak, yuvada başka hiç kimsede emzik olmadığını anlatabilirsiniz: Ama sakın onu utandırmayın; yuvaya emziksiz gitmeyi bir oyunmuş, yeni bir deneymiş gibi görmesine gayret edin.
- Böylece çocuğunuzun gün geçtikçe emziğe yalnızca yatma saatlerinde gereksinme duyacağı, daha sonra da hiç duymayacağı bir noktaya erişirsiniz
zararlı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
zararlı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
5 Aralık 2007 Çarşamba
4 Aralık 2007 Salı
Aşerilen her şeyi yemek zararlı olabilir
Ege Üniversitesi Hemşirelik Yüksekokulu Kadın Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ümran Sevil ve Celal Bayar Üniversitesi Sağlık Yüksekokulu Öğretim Görevlisi Ayten Taşpınar tarafından, evli 400 kadınla gerçekleştirilen araştırma, hamilelerde görülen aşermede de geleneksel inançların etkili olduğunu ortaya koydu.
Katılımcılardan 220´si, "gebenin canı ne isterse alınıp yedirilmesi gerektiğini ve bunun sevap olduğunu" söyledi. Ayrıca kadınlar, "arzulanan yiyeceklere göre de çocuğun değişik özelliklere sahip olacağını" belirttiler. Bunlar arasında "tatlıya aşeren oğlan, ekşiye aşeren kız doğurur" ve "patates aşerenin çocuğu kötürüm", "balık eti yenirse çocuğun ağzı açık ya da vücudu kemiksiz", "ayvaya aşerenin çocuğunun zeki" olacağı gibi inanışlar ilk sıralarda yer aldı.
Her istediğini yemeli mi?
Araştırmanın sonuçlarını değerlendiren Doç. Dr. Sevil, hamile kadınlarda bazı besin ve besin dışı maddelere karşı dayanılmaz bir istek meydana geldiğini, bunun da psikolojik nedenlerden ya da temelde vücudun gereksindiği maddelere karşı bir belirti olarak ortaya çıktığını söyledi. Doç. Dr. Sevil, "Aşerme, tatlı ve ekşi yiyeceklere karşı olabileceği gibi kireç, toprak, kibrit, diş macunu ve nişasta gibi birbiriyle ilgisiz madde isteği de ortaya çıkabiliyor. Bu tür maddelerin yenilmesinin sağlık açısından tehlikeli olabileceği unutulmamalı. Gebenin canının istediği her şeyi değil, sağlığa zararlı olmayan maddeleri yemesine izin verilmeli" dedi.
Araştırma sonuçlarının, sağlık hizmetinde çalışanların, kültürün sağlık üzerine etkilerini göz önüne alarak, hizmet götürdükleri bölgenin geleneksel inanç ve uygulamalarını belirlemelerinin ne kadar gerekli olduğunu bir kez daha gösterdiğini vurgulayan Doç. Dr. Sevil, şunları kaydetti: "Bu doğrultuda, toplumun kültürel ve değer yargılarına karşı tavır almadan ılımlı bir yaklaşımla iyi ilişkiler kurulmalıdır. Kadınlarla daha iyi iletişim kurulabilmesi ve çağdaş sağlık bilgilerinin daha kolay kabul görmesi bakımından, kadınların anne-çocuk sağlığını olumsuz yönde etkilemeyecek türden geleneksel uygulamalarına saygı gösterilmelidir."
Katılımcılardan 220´si, "gebenin canı ne isterse alınıp yedirilmesi gerektiğini ve bunun sevap olduğunu" söyledi. Ayrıca kadınlar, "arzulanan yiyeceklere göre de çocuğun değişik özelliklere sahip olacağını" belirttiler. Bunlar arasında "tatlıya aşeren oğlan, ekşiye aşeren kız doğurur" ve "patates aşerenin çocuğu kötürüm", "balık eti yenirse çocuğun ağzı açık ya da vücudu kemiksiz", "ayvaya aşerenin çocuğunun zeki" olacağı gibi inanışlar ilk sıralarda yer aldı.
Her istediğini yemeli mi?
Araştırmanın sonuçlarını değerlendiren Doç. Dr. Sevil, hamile kadınlarda bazı besin ve besin dışı maddelere karşı dayanılmaz bir istek meydana geldiğini, bunun da psikolojik nedenlerden ya da temelde vücudun gereksindiği maddelere karşı bir belirti olarak ortaya çıktığını söyledi. Doç. Dr. Sevil, "Aşerme, tatlı ve ekşi yiyeceklere karşı olabileceği gibi kireç, toprak, kibrit, diş macunu ve nişasta gibi birbiriyle ilgisiz madde isteği de ortaya çıkabiliyor. Bu tür maddelerin yenilmesinin sağlık açısından tehlikeli olabileceği unutulmamalı. Gebenin canının istediği her şeyi değil, sağlığa zararlı olmayan maddeleri yemesine izin verilmeli" dedi.
Araştırma sonuçlarının, sağlık hizmetinde çalışanların, kültürün sağlık üzerine etkilerini göz önüne alarak, hizmet götürdükleri bölgenin geleneksel inanç ve uygulamalarını belirlemelerinin ne kadar gerekli olduğunu bir kez daha gösterdiğini vurgulayan Doç. Dr. Sevil, şunları kaydetti: "Bu doğrultuda, toplumun kültürel ve değer yargılarına karşı tavır almadan ılımlı bir yaklaşımla iyi ilişkiler kurulmalıdır. Kadınlarla daha iyi iletişim kurulabilmesi ve çağdaş sağlık bilgilerinin daha kolay kabul görmesi bakımından, kadınların anne-çocuk sağlığını olumsuz yönde etkilemeyecek türden geleneksel uygulamalarına saygı gösterilmelidir."
3 Aralık 2007 Pazartesi
Yürüteçler zararlı çıktı (buketforum)
Bebekler için kullanılan yürüteçler zararlı çıktı. İşte yürütecin şaşırtan zararları;
Ankara Keçiören Eğitim ve Araştırma Hastanesi Başhekimi Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Doç. Dr. Metin Doğan, yürüteci, ciddi sağlık problemlerine yol açabileceği için kesinlikle önermediklerini söyledi.
Yürüteçlerin, yanlış kasların yanlış zamanda güçlenmesine neden olduğuna işaret eden Doğan, şunları kaydetti: "Yürüteç, çocuklarda orantısız adale gelişimine sebep oluyor. Bebeklerin parmak üzerinde yükselerek yürümeye çalışması, bacağın arka tarafındaki adalelerde aşırı yüklenme yaratıyor.
Ön taraftaki adaleler ve kalça kasları zayıf kalıyor. Ayakta deformasyon ve şekil bozukluğu, arka taraf tendonlarda kısalma görülüyor. Parmak uçlarına basmaya alışan bebek, topuklarına basmakta zorlanabiliyor." Doğan'a göre, yürüteç kullanımı, bebeğe normal yollardan geçmesi gereken basamakları atlatarak erken hareket özgürlüğü sağlıyor.
Yürüteç kullanmadan, sürünme, emekleme, yuvarlanma, tırmanma ve ayağa kalkma gibi aşamalar bebeğin kaslarını güçlendiriyor. Anne-baba elinden tutup yürütebilir.
Ankara Keçiören Eğitim ve Araştırma Hastanesi Başhekimi Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Doç. Dr. Metin Doğan, yürüteci, ciddi sağlık problemlerine yol açabileceği için kesinlikle önermediklerini söyledi.
Yürüteçlerin, yanlış kasların yanlış zamanda güçlenmesine neden olduğuna işaret eden Doğan, şunları kaydetti: "Yürüteç, çocuklarda orantısız adale gelişimine sebep oluyor. Bebeklerin parmak üzerinde yükselerek yürümeye çalışması, bacağın arka tarafındaki adalelerde aşırı yüklenme yaratıyor.
Ön taraftaki adaleler ve kalça kasları zayıf kalıyor. Ayakta deformasyon ve şekil bozukluğu, arka taraf tendonlarda kısalma görülüyor. Parmak uçlarına basmaya alışan bebek, topuklarına basmakta zorlanabiliyor." Doğan'a göre, yürüteç kullanımı, bebeğe normal yollardan geçmesi gereken basamakları atlatarak erken hareket özgürlüğü sağlıyor.
Yürüteç kullanmadan, sürünme, emekleme, yuvarlanma, tırmanma ve ayağa kalkma gibi aşamalar bebeğin kaslarını güçlendiriyor. Anne-baba elinden tutup yürütebilir.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
