Çocuğunuz arkadaşlarının arasında iken durgun ve tutuk olabilir. Kendisini anlatmada zorluk çekebilir. Çekingen ve içe kapanık çocuklara ailesinini desteği gerekli
İçe kapanık çocuklar aslında aileleri ve çevreleri tarafından keşfedilmeyi bekleyen cevherler...
Her çocuk farklı kişilikle doğuyor ve zihinsel gelişimini zaman içerisinde tamamlıyor. Çocukta, kişilik gelişiminin belirgin olarak başladığı 2 yaşından itibaren farklı davranışlar göstermesi doğal kabul edilmesi gerekiyor. Bazı çocuklar, hareket ve davranışları ile etrafa neşe saçıp, kendinden emin davranışlar sergilerken, bazıları aile, arkadaş ve çevre ile ilişki kurmada zorluk çekebiliyorlar.
İçe kapanık çocuklara ailenin yaklaşımının çok önem kazanıyor. Öncelikle aileler bu durumun nedenlerini araştırmalı. Her bireyin başarılı olduğu alanlar vardır. Özellikle içe kapanık çocuğun bu yönü keşfedilmeli ve bu alana teşvik edilmeli, sevgiyle ödüllendirilmeli. Çocuğun başarıları ve olumlu davranışları, sadece aile içinde değil, aile dışında da kendisinin duyacağı şekilde anlatılmalı ve övülmeli.
Aile, çocuğa güvendiğini, ona değer verdiğini hem sözel hem de davranışsal olarak ifade etmeli. Olumsuzlukları kesinlikle başkaları ile kıyaslanmamalı. Hangi yaşta olursa olsun, çocuğa sevgi göz teması ya da dokunarak gösterilmeli. Evde ve diğer ortamlarda yalnız kalma süresi en aza indirilmeli. Özellikle grup halinde yapılan folklor, koro, sportif faaliyetler veya yaşıtlarıyla periyodik görüşme etkinliklerine teşvik edilmeli.
Çocuğunuz etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Çocuğunuz etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
5 Aralık 2007 Çarşamba
4 Aralık 2007 Salı
Çocuğunuz Uyumak İstemiyor mu?
Çocuğun uykuya dalması için uzun süre yardımınıza ihtiyaç duyuyorsa, gece boyunca tekrar tekrar uyanıyor ve uyandırıyorsa, çocuğunuzun gece uyku düzeni sizinkini bozuyorsa; endişelenmeyin.
Hepimiz gece boyunca defalarca uyanırız, ardından güvende olduğumuzu görüp uyumaya devam ederiz. Sadece birkaç saniye sürdüğü için çoğumuz uyandığımızın farkına bile varmayız. Bu durum çocuklar için de geçerli. Ancak tek bir fark var. Onlar uykuya geçerken yine başlangıçtaki koşulların yerinde olmasını istiyor. Bunlar kucağa alınma, ayakta sallanma, biberon veya emzikle uyuma veya anne sütü emme gibi anne ve babanın uyku düzenini bozabilecek her türlü koşul olabilir. Bu nedenle çocuğun tek başına uyumayı öğrenmesi büyük önem taşıyor. Acıbadem Hastanesi Kozyatağı Göğüs Hastalıkları ve Uyku Bozuklukları Doktoru Ceyda Kırışoğlu uyku sorunu yaşayan ailelere şu önerilerde bulunuyor:
"Anne ve babaların bunu yazgı olarak kabul etmeyip çocuğun uykuya geçişi sırasındaki alışkanlıklarını kırması gerekiyor. Bu durumda her ailenin yapısına ve isteklerine göre farklı yöntemler denenebilir. En önemli nokta çocuğun yatağa uykusu gelmişken ancak hala uyanıkken konması ve kendi kendine uykuya dalmayı öğrenmesidir. Uyku alışkanlığının değiştirilmesinde ilk birkaç gün zor anlar yaşanabilir. Ancak daha sonra hem sizi hem de çocuğunuzu güzel bir uyku bekliyor."
Gece yeme içme bozukluğu
Özellikle bebeklik çağında gece boyunca sık sık uyanma görülebilir. Çocuk belli bir miktarda süt içmeden veya mama yemeden uykuya dönemez. Bebeklerin 6. aydan sonra gece uyku sırasında beslenme ihtiyaçları yoktur. Daha çok anneyle arasında keyifli bir bağlantı olarak kabul edilir. Gerek uyanık geçirilen süreye bağlı gerekse de altının daha sık ıslanmasına bağlı uykusu bölünür. Bu çocuklarda geceleri içilen sıvı miktarı yavaş yavaş azaltılabilir. Beslenme aralıkları uzatılmaya çalışılmalıdır. Her koşulda çocuğunuz bu isteğinde diretirse verilen sıvı sulandırılabilir. Her geçen gün daha çok sulandırdığınız süt veya meyva suyu artık cazibesini yitirdiğinde gece uykusu daha az bölünecektir. Altıncı ayda bebeğiniz gece aralıksız 9- 10 saat uyuyabilmelidir.
Sınır koyma bozukluğu
Çoğu ailede akşamları çocuğun uyku zamanı geldiğinde evde büyük bir gerginlik yaşanıyor. En sık 3 ile 6 yaş arasında olmak üzere 2 yaşından sonra uyku zamanı, uyumamak için bahanelerin bulunmaya çalışıldığı, çocuğun bu konuda yaratıcılığını geliştirmekte sınır tanımadığı bir dönem haline geliyor. Dr. Ceyda Kırışoğlu ‘‘Anne ve babaların veya çocukla ilgilenen kişinin sınırlarını koyamaması sonucu yatma zamanını geciktirmeye yönelik davranışların sergilendiği bir dönemdir.’’ diyerek şöyle devam ediyor: ‘‘Bu biraz daha televizyon seyretmek, bir masal daha dinlemek, tekrarlayan ‘iyi geceler’ öpücükleri, bir bardak su, tuvalete gitme isteği gibi her türlü bahaneyi kapsar. Bunlar özellikle çocuğun ebeveynlerine kabul ettireceğine inandığı bahanelerdir. Sınır koyma bozukluğu, çocukla ilgilenen kişilerin yatma zamanı ile ilgili kuralları uygulatamaması sonucu çocuğun doğru zamanda yatağa gönderilememesi veya bu konuda şiddetli direnç ile karşılaşılmasıdır. Eğer yatma vakti ile ilgili kurallar kesin olarak konmaz veya bu kuralların uygulanmasında kararlı ve istikrarlı davranılmaz ise çocuk her gece daha geç saatte yatmak isteyecek ve kendisi için gerekli olan süre uyuyamayacaktır. Tedavide her ailenin yaklaşımı ve istekleri farklı olacağı için ortak bir yöntem belirlemek çok doğru olmaz. Ancak genel olarak uyku zamanı için belirli kurallar olmalı, ebeveynler ortak hareket etmeli ve kararlı bir tutum sergilemeliler’’
Öneriler
- Yatma zamanı ile ilgili protestoları duymayın.
- Çocuğunuzu uykusu geldiğinde ancak hala uyanıkken yatırın.
- Her sabah aynı saatte kalkmasını sağlayın (haftasonları dahil).
- Her gün açık havada bir süre oynamasına ve güneş ışığı ile temasına olanak verin.
- Emzik, biberon, ayakta sallama gibi yöntemlerden kaçının.
- Zaman içinde çocuğunuzun yatma saatini birkaç günde bir 15 dakika erkene alın. Ancak bu konuda acele etmeyin.
- Sizden gece boyunca ayrı kalma kaygısını azaltacak en sevdiği oyuncağı veya battaniyesi ile uyumasına izin verin.
- Uyumadan önce onu canlandıracak oyunlardan kaçının. Aynı şekilde gece uyandığında da onu sık sık uyanmaya teşvik edecek şekilde eğlenceli olmayın, sıkıcı olmaya özen gösterin.
- Yatak odasında televizyon bulundurmayın.
- Uyumadan 3-4 saat önce kola, çay gibi kafeinli içeceklere izin vermeyin.
- Çocuğunuzu yatırdıktan sonra ara ara kontrol edin (Bir dakika için). Bu çocuğa güven verdiği gibi kurallarınızdaki ciddiyeti de anlatacaktır.
- Çocuğunuz kurallarınıza uyduğunda onu ödüllendirin.
- Kurallarınızı siz dahil çocuğun bakımı ile ilgilenen herkes tarafından aynı ciddiyet ve kararlılıkta uygulanmasını sağlayın.
- Bütün bu önerileri denemenize rağmen çocuğunuzun uykuya geçişinde ve uykuyu devam ettirmesinde düzelme sağlayamazsınız cesaretinizi yitirmeden bir uyku uzmanına danışmanızı tavsiye ediyoruz.
Hepimiz gece boyunca defalarca uyanırız, ardından güvende olduğumuzu görüp uyumaya devam ederiz. Sadece birkaç saniye sürdüğü için çoğumuz uyandığımızın farkına bile varmayız. Bu durum çocuklar için de geçerli. Ancak tek bir fark var. Onlar uykuya geçerken yine başlangıçtaki koşulların yerinde olmasını istiyor. Bunlar kucağa alınma, ayakta sallanma, biberon veya emzikle uyuma veya anne sütü emme gibi anne ve babanın uyku düzenini bozabilecek her türlü koşul olabilir. Bu nedenle çocuğun tek başına uyumayı öğrenmesi büyük önem taşıyor. Acıbadem Hastanesi Kozyatağı Göğüs Hastalıkları ve Uyku Bozuklukları Doktoru Ceyda Kırışoğlu uyku sorunu yaşayan ailelere şu önerilerde bulunuyor:
"Anne ve babaların bunu yazgı olarak kabul etmeyip çocuğun uykuya geçişi sırasındaki alışkanlıklarını kırması gerekiyor. Bu durumda her ailenin yapısına ve isteklerine göre farklı yöntemler denenebilir. En önemli nokta çocuğun yatağa uykusu gelmişken ancak hala uyanıkken konması ve kendi kendine uykuya dalmayı öğrenmesidir. Uyku alışkanlığının değiştirilmesinde ilk birkaç gün zor anlar yaşanabilir. Ancak daha sonra hem sizi hem de çocuğunuzu güzel bir uyku bekliyor."
Gece yeme içme bozukluğu
Özellikle bebeklik çağında gece boyunca sık sık uyanma görülebilir. Çocuk belli bir miktarda süt içmeden veya mama yemeden uykuya dönemez. Bebeklerin 6. aydan sonra gece uyku sırasında beslenme ihtiyaçları yoktur. Daha çok anneyle arasında keyifli bir bağlantı olarak kabul edilir. Gerek uyanık geçirilen süreye bağlı gerekse de altının daha sık ıslanmasına bağlı uykusu bölünür. Bu çocuklarda geceleri içilen sıvı miktarı yavaş yavaş azaltılabilir. Beslenme aralıkları uzatılmaya çalışılmalıdır. Her koşulda çocuğunuz bu isteğinde diretirse verilen sıvı sulandırılabilir. Her geçen gün daha çok sulandırdığınız süt veya meyva suyu artık cazibesini yitirdiğinde gece uykusu daha az bölünecektir. Altıncı ayda bebeğiniz gece aralıksız 9- 10 saat uyuyabilmelidir.
Sınır koyma bozukluğu
Çoğu ailede akşamları çocuğun uyku zamanı geldiğinde evde büyük bir gerginlik yaşanıyor. En sık 3 ile 6 yaş arasında olmak üzere 2 yaşından sonra uyku zamanı, uyumamak için bahanelerin bulunmaya çalışıldığı, çocuğun bu konuda yaratıcılığını geliştirmekte sınır tanımadığı bir dönem haline geliyor. Dr. Ceyda Kırışoğlu ‘‘Anne ve babaların veya çocukla ilgilenen kişinin sınırlarını koyamaması sonucu yatma zamanını geciktirmeye yönelik davranışların sergilendiği bir dönemdir.’’ diyerek şöyle devam ediyor: ‘‘Bu biraz daha televizyon seyretmek, bir masal daha dinlemek, tekrarlayan ‘iyi geceler’ öpücükleri, bir bardak su, tuvalete gitme isteği gibi her türlü bahaneyi kapsar. Bunlar özellikle çocuğun ebeveynlerine kabul ettireceğine inandığı bahanelerdir. Sınır koyma bozukluğu, çocukla ilgilenen kişilerin yatma zamanı ile ilgili kuralları uygulatamaması sonucu çocuğun doğru zamanda yatağa gönderilememesi veya bu konuda şiddetli direnç ile karşılaşılmasıdır. Eğer yatma vakti ile ilgili kurallar kesin olarak konmaz veya bu kuralların uygulanmasında kararlı ve istikrarlı davranılmaz ise çocuk her gece daha geç saatte yatmak isteyecek ve kendisi için gerekli olan süre uyuyamayacaktır. Tedavide her ailenin yaklaşımı ve istekleri farklı olacağı için ortak bir yöntem belirlemek çok doğru olmaz. Ancak genel olarak uyku zamanı için belirli kurallar olmalı, ebeveynler ortak hareket etmeli ve kararlı bir tutum sergilemeliler’’
Öneriler
- Yatma zamanı ile ilgili protestoları duymayın.
- Çocuğunuzu uykusu geldiğinde ancak hala uyanıkken yatırın.
- Her sabah aynı saatte kalkmasını sağlayın (haftasonları dahil).
- Her gün açık havada bir süre oynamasına ve güneş ışığı ile temasına olanak verin.
- Emzik, biberon, ayakta sallama gibi yöntemlerden kaçının.
- Zaman içinde çocuğunuzun yatma saatini birkaç günde bir 15 dakika erkene alın. Ancak bu konuda acele etmeyin.
- Sizden gece boyunca ayrı kalma kaygısını azaltacak en sevdiği oyuncağı veya battaniyesi ile uyumasına izin verin.
- Uyumadan önce onu canlandıracak oyunlardan kaçının. Aynı şekilde gece uyandığında da onu sık sık uyanmaya teşvik edecek şekilde eğlenceli olmayın, sıkıcı olmaya özen gösterin.
- Yatak odasında televizyon bulundurmayın.
- Uyumadan 3-4 saat önce kola, çay gibi kafeinli içeceklere izin vermeyin.
- Çocuğunuzu yatırdıktan sonra ara ara kontrol edin (Bir dakika için). Bu çocuğa güven verdiği gibi kurallarınızdaki ciddiyeti de anlatacaktır.
- Çocuğunuz kurallarınıza uyduğunda onu ödüllendirin.
- Kurallarınızı siz dahil çocuğun bakımı ile ilgilenen herkes tarafından aynı ciddiyet ve kararlılıkta uygulanmasını sağlayın.
- Bütün bu önerileri denemenize rağmen çocuğunuzun uykuya geçişinde ve uykuyu devam ettirmesinde düzelme sağlayamazsınız cesaretinizi yitirmeden bir uyku uzmanına danışmanızı tavsiye ediyoruz.
çocuğunuz televizyon bağımlısı mı ?
Televizyon bağımlısı mı?
Uzmanlara göre ebeveynler, çocukların günde 1-2 saatten fazla TV izlemesini engellemeli
ABD’de akademik bir dergi, çok fazla televizyon izleyen çocukların saldırgan eğilimler gösterdiğini, okuldaki başarılarının da düştüğünü ortaya koydu.
Televizyon seyretmenin, çocukların okulda elde ettiği başarıyı düşürdüğü ve davranışlarında saldırganlığa yol açtığına dair sonuçlara varan araştırmalar giderek artıyor.
“Pediatri ve Yetişkinler Arşivi” adlı derginin bu ayki sayısı da bu konuya ayrıldı. Dergide yayınlanan araştırmalara göre televizyon, çocuklarda obezite ve saldırganlığa yol açmasının yanında, akademik başarılarında da düşüşe sebep oluyor.
Örneğin odalarında televizyon bulunan çocuklar, kendine ait televizyonu olmayan çocuklara göre sınavlarda daha düşük performans sergiliyor. Buna kıyasla internet erişimi olan çocuklar, sınavlarda diğer yaşıtlarından daha başarılı oluyor.
Dergide yayınlanan diğer çalışmalar ise 3 yaşından önce düzenli olarak televizyon izleyen çocuklar ve yetişkinlerin, liseyi bitirme ve üniversiteye başlama olasılıklarının daha düşük olduğunu ortaya koydu.
Faydası da yok değil
Bilişsel gelişmeyi zayıflatan televizyonun faydaları da yok değil.
Uzmanlar, televizyonun kısa süreli hafızayı geliştirdiğini belirtiyor. Fakat uzmanlara göre televizyonun okuduğunu anlama ve matematik gibi alanlarda gerilemeye yol açtığı gerçeği, bu faydayı oldukça önemsiz bırakıyor.
ABD Pediatri Akademisi, bütün bu sonuçlar ışığında ebeveynleri, çocukların televizyon karşısında geçirdikleri zamanı günde 1-2 saatle sınırlandırmaları çağrısında bulundu
Uzmanlara göre ebeveynler, çocukların günde 1-2 saatten fazla TV izlemesini engellemeli
ABD’de akademik bir dergi, çok fazla televizyon izleyen çocukların saldırgan eğilimler gösterdiğini, okuldaki başarılarının da düştüğünü ortaya koydu.
Televizyon seyretmenin, çocukların okulda elde ettiği başarıyı düşürdüğü ve davranışlarında saldırganlığa yol açtığına dair sonuçlara varan araştırmalar giderek artıyor.
“Pediatri ve Yetişkinler Arşivi” adlı derginin bu ayki sayısı da bu konuya ayrıldı. Dergide yayınlanan araştırmalara göre televizyon, çocuklarda obezite ve saldırganlığa yol açmasının yanında, akademik başarılarında da düşüşe sebep oluyor.
Örneğin odalarında televizyon bulunan çocuklar, kendine ait televizyonu olmayan çocuklara göre sınavlarda daha düşük performans sergiliyor. Buna kıyasla internet erişimi olan çocuklar, sınavlarda diğer yaşıtlarından daha başarılı oluyor.
Dergide yayınlanan diğer çalışmalar ise 3 yaşından önce düzenli olarak televizyon izleyen çocuklar ve yetişkinlerin, liseyi bitirme ve üniversiteye başlama olasılıklarının daha düşük olduğunu ortaya koydu.
Faydası da yok değil
Bilişsel gelişmeyi zayıflatan televizyonun faydaları da yok değil.
Uzmanlar, televizyonun kısa süreli hafızayı geliştirdiğini belirtiyor. Fakat uzmanlara göre televizyonun okuduğunu anlama ve matematik gibi alanlarda gerilemeye yol açtığı gerçeği, bu faydayı oldukça önemsiz bırakıyor.
ABD Pediatri Akademisi, bütün bu sonuçlar ışığında ebeveynleri, çocukların televizyon karşısında geçirdikleri zamanı günde 1-2 saatle sınırlandırmaları çağrısında bulundu
Etiketler:
bağımlısı,
Çocuğunuz,
mı,
pediatri,
performans,
saldırgan,
TELEVİZYON
Çocuğunuz, Kreş ve Kreşlerde Beslenme
Özellikle büyük kentlerde çalışan ailelerin çocukları, erken yaşlarda kreşin yolunu tutmak zorunda. Günlerinin büyük kısmını kreşlerde geçiren bu çocukların aileleri, onların dengeli ve sağlıklı beslenip beslenmediklerini merak ediyor. İşte çocuğunuzun kreşte de sağlıklı beslenmeyi sürdürebileceği birkaç öneri...
Neredeyse sabahın ilk ışıklarıyla uyanıp, tıpkı büyükleri gibi yola koyuluyorlar. Oysa henüz 2 ya da 3 yaşındalar ve doğru düzgünuyanamadan kreşin yolunu tutuyorlar... Büyük kent kreşçileri adını da verebileceğimiz bu çocukların çoğunun annesi ve babası çalışıyor. Dolayısıyla bundan sonraki yaşamları artık, önce kreşlerde, sonra yuvalarda, daha sonra da okullarda şekillenecek....
Onlarca seçenek içinde çocuğunuz için en iyisini seçtiniz. Onu 8-9 saat emanet edeceğiniz yer konusunda içiniz rahat. Sırada, sabahları erken kalkma sorununu halletmek kalıyor. Neyse ki küçük canavarlar erken kalkmaya daha müsait ve hafta sonlarında bile erkenden tepenizdeler.
Şimdi en önemli sorunu halletmek kaldı. O da nasıl beslenecek? Yardımsız yemek yiyebilecek mi? Dengeli ve sağlıklı beslenebilecek mi?
Çocuklarda beslenmeye bağlı hastalıkların çoğu, sağlıklı beslenme alışkanlıklarının yerleştirilmesinden kaynaklanıyor. Büyüme ve gelişme geriliğinden, diş hastalıklarına kadar pek çok problem, çocuğun yeterince dengeli ve sağlıklı beslenememesinden kaynaklanıyor.
Özellikle kreş çağı çocuklarında demir eksikliği anemisi en sık görülen problemlerden birisi. Sağlıklı büyüme ise, majör besin gruplarından değişik ve çeşitli yiyeceklerin tüketilmesi ilesağlanıyor.
Üstelik 2 yaşından sonra sağlıklı beslenme alışkanlıklarının oluşturulması; fiziksel ve zihinsel gelişimde etkili olduğu gibi, ileri yaşlarda; hiperlipidemi, diabet, bazı kanser türleri, obezite gibi kronik hastalıklardan korunmasında da oldukça önemli rol oynuyor.
KREŞTE NASIL SAĞLIKLI BESLENİLEBİLİR..?
Öncelikli olarak kreş yöneticisinden aylık menüleri isteyin. Çoğu kreş; kahvaltı, öğle yemeği ve ikindi kahvaltısı olmak üzere 3 öğün yiyecekservisi yapar. Menüde genellikle çocukların sevdiği yiyecekler bulunur ( Maalesef ülkemizde kreş ve okul yiyecek listeleri çok bilinçli hazırlanmamaktadır ) menünün bir kopyasını buzdolabınıza asın ve kahvaltı ve akşam yiyeceklerini, eksik yiyecek grubu ile tamamlayın.
En zor dönem ilk günlerdir. Yabancı ortam, kalabalık ve ilginin eve göre daha az olması nedeniyle yemek yemesi problemli olacaktır. Tüm bunları göz önüne alarak, mutlaka evde kahvaltı yaptırın. Yarım saat daha az uyuması onu çok etkilemez amaç olarak kreşe gittiğinde, tüm okul hayatı boyunca kahvaltı etmek istemeyecektir. Sabahın erken saatinde kapsamlı bir kahvaltı hazırlamanız zor olabilir ama, 1 bardak süt ve 1 dilim krem peynirli ekmek veya 1 kase cornflakes veya 1 bardak meyve suyu ile tost yemesi bile onun için yeterlidir. Kreşte arkadaşları ile yapacağı kahvaltı, ara öğün yerine geçecektir.
Her gün kreşte ne yediğini mutlaka sorun ve menü ile karşılaştırın. Bir süre sonra hangi yiyecekleri yediğini, hangisini sevip sevmediğini kolayca tesbit edebilirsiniz. Öğle yemeklerinde olan yiyeceklerin aynısını, akşam yemeğinde bulundurmayın.
Akşam yemeklerini ise kreşte yediği ve yemediği yemekleri göz önüne alarak hazırlayın. Çorbalar, pilav, makarna, püre gibi yemekler, çocukların sevdikleri ve kolay yedikleri yemeklerdir. Ancak sizin yaptıklarınızla kreştekiler arasında lezzet farkları varsa, ilk günlerde sizin yemeklerinizin tadını arayacaklardır.
Özellikle ilk günlerde eğitimcisiyle, neyi ne kadar yediğini mutlaka konuşun ve eksik kalan besin maddelerini evde tamamlamayçalışın. Çocuğunuz bazı yiyecekleri sevmeyebilir. Eğitimcisinden bu konuda yardım isteyin. Çocukları hangi besinin ne için gerekli olduğu konusunda bilgilendirmelerini sağlayın.
2-3 YAŞ ÇOCUĞU İÇİN BESİN MİKTARLARI
Tahıllar : Günlük 6 porsiyon. Posa ve kompleks karbonhidrat içeren tahıllar, aynı zamanda iyi bir B vitamini kaynağıdırlar.
1 porsiyon ölçüsü : 2/3 orta dilim ekmek, 1/3 kase pişmiş pilav veya makarna.
Meyve ve sebzeler : Günlük 5 porsiyon. Posa, vitamin C, vitamin A ve potasyum içerirler. Aynı zamanda antioksidan içeriği fazladır. Bu nedenle ileri yaşlarda kanser ve kalp hastalıkları riskini azaltırlar.
1 porsiyon ölçüsü : 1/3 kase pişmiş sebze – 1/2 bardak meyve suyu – 2/3 muz – orta boy elma.
Süt ve süt ürünleri : Günlük 2 porsiyon. Süt ve süt ürümleri iyi kalsiyum kaynaklarıdır. Diş ve kemik gelişimi için yeterli miktarlarda alınmalıdır. Aynı zamanda çocukların et ve türevlerini sevmediği düşünüldüğünde, iyi protein kaynağıdır.
Porsiyon ölçüleri : 2/3 bardak süt – 2/3 bardak yoğurt – 1 karper kadar peynir – 2/3 kase puding – 1 top dondurma.
Et ve et ürünleri : Günlük 2 porsiyon. Bu grup yiyecekler protein içerir. Bu grup et, tavuk , balık yanında kurubaklagiller, yumurtayı da içerir. Demir, çinko, bazı B vitaminleri açısından önemli kaynaktır.
Porsiyon ölçüsü : 1/5 yumurta – 1 köfte kadar et (küçük yumurta kadar) – 3/4 kase pişmiş kurubaklagil.
Yağlar ve tatlılar : Çocukların enerjisinin %30’u yağdan karşılanır. Özellikle çoklu doymamış yağ asidi içeriği yüksek olmalı ( margarinler ve tereyağ gibi doymuş yağlar tercih edilmemelidir ).
Tatlılar : Ana öğünlerde sınırlı miktarlarda yenilmelidir.
Neredeyse sabahın ilk ışıklarıyla uyanıp, tıpkı büyükleri gibi yola koyuluyorlar. Oysa henüz 2 ya da 3 yaşındalar ve doğru düzgünuyanamadan kreşin yolunu tutuyorlar... Büyük kent kreşçileri adını da verebileceğimiz bu çocukların çoğunun annesi ve babası çalışıyor. Dolayısıyla bundan sonraki yaşamları artık, önce kreşlerde, sonra yuvalarda, daha sonra da okullarda şekillenecek....
Onlarca seçenek içinde çocuğunuz için en iyisini seçtiniz. Onu 8-9 saat emanet edeceğiniz yer konusunda içiniz rahat. Sırada, sabahları erken kalkma sorununu halletmek kalıyor. Neyse ki küçük canavarlar erken kalkmaya daha müsait ve hafta sonlarında bile erkenden tepenizdeler.
Şimdi en önemli sorunu halletmek kaldı. O da nasıl beslenecek? Yardımsız yemek yiyebilecek mi? Dengeli ve sağlıklı beslenebilecek mi?
Çocuklarda beslenmeye bağlı hastalıkların çoğu, sağlıklı beslenme alışkanlıklarının yerleştirilmesinden kaynaklanıyor. Büyüme ve gelişme geriliğinden, diş hastalıklarına kadar pek çok problem, çocuğun yeterince dengeli ve sağlıklı beslenememesinden kaynaklanıyor.
Özellikle kreş çağı çocuklarında demir eksikliği anemisi en sık görülen problemlerden birisi. Sağlıklı büyüme ise, majör besin gruplarından değişik ve çeşitli yiyeceklerin tüketilmesi ilesağlanıyor.
Üstelik 2 yaşından sonra sağlıklı beslenme alışkanlıklarının oluşturulması; fiziksel ve zihinsel gelişimde etkili olduğu gibi, ileri yaşlarda; hiperlipidemi, diabet, bazı kanser türleri, obezite gibi kronik hastalıklardan korunmasında da oldukça önemli rol oynuyor.
KREŞTE NASIL SAĞLIKLI BESLENİLEBİLİR..?
Öncelikli olarak kreş yöneticisinden aylık menüleri isteyin. Çoğu kreş; kahvaltı, öğle yemeği ve ikindi kahvaltısı olmak üzere 3 öğün yiyecekservisi yapar. Menüde genellikle çocukların sevdiği yiyecekler bulunur ( Maalesef ülkemizde kreş ve okul yiyecek listeleri çok bilinçli hazırlanmamaktadır ) menünün bir kopyasını buzdolabınıza asın ve kahvaltı ve akşam yiyeceklerini, eksik yiyecek grubu ile tamamlayın.
En zor dönem ilk günlerdir. Yabancı ortam, kalabalık ve ilginin eve göre daha az olması nedeniyle yemek yemesi problemli olacaktır. Tüm bunları göz önüne alarak, mutlaka evde kahvaltı yaptırın. Yarım saat daha az uyuması onu çok etkilemez amaç olarak kreşe gittiğinde, tüm okul hayatı boyunca kahvaltı etmek istemeyecektir. Sabahın erken saatinde kapsamlı bir kahvaltı hazırlamanız zor olabilir ama, 1 bardak süt ve 1 dilim krem peynirli ekmek veya 1 kase cornflakes veya 1 bardak meyve suyu ile tost yemesi bile onun için yeterlidir. Kreşte arkadaşları ile yapacağı kahvaltı, ara öğün yerine geçecektir.
Her gün kreşte ne yediğini mutlaka sorun ve menü ile karşılaştırın. Bir süre sonra hangi yiyecekleri yediğini, hangisini sevip sevmediğini kolayca tesbit edebilirsiniz. Öğle yemeklerinde olan yiyeceklerin aynısını, akşam yemeğinde bulundurmayın.
Akşam yemeklerini ise kreşte yediği ve yemediği yemekleri göz önüne alarak hazırlayın. Çorbalar, pilav, makarna, püre gibi yemekler, çocukların sevdikleri ve kolay yedikleri yemeklerdir. Ancak sizin yaptıklarınızla kreştekiler arasında lezzet farkları varsa, ilk günlerde sizin yemeklerinizin tadını arayacaklardır.
Özellikle ilk günlerde eğitimcisiyle, neyi ne kadar yediğini mutlaka konuşun ve eksik kalan besin maddelerini evde tamamlamayçalışın. Çocuğunuz bazı yiyecekleri sevmeyebilir. Eğitimcisinden bu konuda yardım isteyin. Çocukları hangi besinin ne için gerekli olduğu konusunda bilgilendirmelerini sağlayın.
2-3 YAŞ ÇOCUĞU İÇİN BESİN MİKTARLARI
Tahıllar : Günlük 6 porsiyon. Posa ve kompleks karbonhidrat içeren tahıllar, aynı zamanda iyi bir B vitamini kaynağıdırlar.
1 porsiyon ölçüsü : 2/3 orta dilim ekmek, 1/3 kase pişmiş pilav veya makarna.
Meyve ve sebzeler : Günlük 5 porsiyon. Posa, vitamin C, vitamin A ve potasyum içerirler. Aynı zamanda antioksidan içeriği fazladır. Bu nedenle ileri yaşlarda kanser ve kalp hastalıkları riskini azaltırlar.
1 porsiyon ölçüsü : 1/3 kase pişmiş sebze – 1/2 bardak meyve suyu – 2/3 muz – orta boy elma.
Süt ve süt ürünleri : Günlük 2 porsiyon. Süt ve süt ürümleri iyi kalsiyum kaynaklarıdır. Diş ve kemik gelişimi için yeterli miktarlarda alınmalıdır. Aynı zamanda çocukların et ve türevlerini sevmediği düşünüldüğünde, iyi protein kaynağıdır.
Porsiyon ölçüleri : 2/3 bardak süt – 2/3 bardak yoğurt – 1 karper kadar peynir – 2/3 kase puding – 1 top dondurma.
Et ve et ürünleri : Günlük 2 porsiyon. Bu grup yiyecekler protein içerir. Bu grup et, tavuk , balık yanında kurubaklagiller, yumurtayı da içerir. Demir, çinko, bazı B vitaminleri açısından önemli kaynaktır.
Porsiyon ölçüsü : 1/5 yumurta – 1 köfte kadar et (küçük yumurta kadar) – 3/4 kase pişmiş kurubaklagil.
Yağlar ve tatlılar : Çocukların enerjisinin %30’u yağdan karşılanır. Özellikle çoklu doymamış yağ asidi içeriği yüksek olmalı ( margarinler ve tereyağ gibi doymuş yağlar tercih edilmemelidir ).
Tatlılar : Ana öğünlerde sınırlı miktarlarda yenilmelidir.
Çocuğunuz Küfürlü Konuşuyorsa
Özellikle erkek çocuklar, duygularını kontrol etmede ağlama yerine bu tür kelimeleri kullanmayı tercih edebilir
· 4 yaşındaki oğlunuz sütü döktü ve “S...!” olarak söylendi
· 4 yaşındaki kızınız “bulmacayı yanlış yerleştirdiğine “ Allah ......!” tarzında çığlık attı
· 5 yaşındaki çocuğunuz arkadaş ile oyuncağını paylaşamadığı sırada “A....!” tarzında bağırdı.
Kendi kendinize sorun
“Çocuk bu kelimeleri niçin kullanıyor”
· Yetişkinleri taklit ediyor olabilir
· Dikkat çekmeye çalışıyor
· Daha büyüdüğünü hissettirmeye çalışıyor
· Özellikle erkek çocuklar, duygularını kontrol etmede ağlama yerine bu tür kelimeleri kullanmayı tercih edebilirler.
Mesaj Örnekleri
· Bu kelimeleri kullanmak kötüdür.
· Bu kelimeler anne babanın önünde kullanılmalıdır .
· Eğer bu kelimeleri kullanırsan diğer insanlar kızabilirler.
· Bu tür dil kullanman kabul edilemez.
Hatırlayın!
· Çocuklar duygularını ifade etmek için alternatif kelimelere gereksinim duyarlar.
· Çocuklar, yetişkinlerden işittikleri şeyleri tekrar ederler.
· Eğer bir çocuk kötü bir kelime kullandığında ona güler veya sevimli bulurlarsa çocuk bunu kullanmaya devam eder
· Eğer yetişkinler güçlü tepki gösterirse çocuk büyük olasılıkla bunu kullanmaya devam edecektir.
İkinci adım: Şimdi kendi kendinize sorun
“Hangi tepkiyi veya cevabı oluşturursam, İstediğim mesajı vermiş olacağım?”
Olası Tepkiler:
Tepki: “Eğer tekrar bu kelimeleri kullanırsan, ağzını sabunla yıkarım”
Mesaj: “Yaptığın kötü bir şey ve gelecek sefere cezalandırılacaksın”
Tepki: “Bu kelimelerden hoşlanmıyorum ve kullanmanı istemiyorum”
Mesaj: “Ebevyn çocuğuna sınır koyduğu şeyleri anlatıyor”
Tepki: “Ona gülümsüyor veya yaptıklarını sevimli buluyor”
Mesaj: “Çocuğu kelimeleri tekrarlaması yönünde yüreklendiriyor”
Tepki: Duymazlıktan geliyor
Mesaj: “Eğer cevap verip tepki oluşturmazsam, çocuk bunları öğrenemez ve kullanmaya devam etmeyebilir”
Tepki: "Söylediğin kelimelerin ne anlama geldiğini biliyor musun?
Mesaj: “Ebeveyn çocuğuna yeni birşeyler öğretiyor”
Tepki: “ Kızgınsın, anlaşıldı, ben sana kızdığında kullanman için başka kelimeler öğretmek istiyorum”
Mesaj:”Ebeveyn çocuğunun duygularını anlıyor ve alternatifler gösteriyor
· 4 yaşındaki oğlunuz sütü döktü ve “S...!” olarak söylendi
· 4 yaşındaki kızınız “bulmacayı yanlış yerleştirdiğine “ Allah ......!” tarzında çığlık attı
· 5 yaşındaki çocuğunuz arkadaş ile oyuncağını paylaşamadığı sırada “A....!” tarzında bağırdı.
Kendi kendinize sorun
“Çocuk bu kelimeleri niçin kullanıyor”
· Yetişkinleri taklit ediyor olabilir
· Dikkat çekmeye çalışıyor
· Daha büyüdüğünü hissettirmeye çalışıyor
· Özellikle erkek çocuklar, duygularını kontrol etmede ağlama yerine bu tür kelimeleri kullanmayı tercih edebilirler.
Mesaj Örnekleri
· Bu kelimeleri kullanmak kötüdür.
· Bu kelimeler anne babanın önünde kullanılmalıdır .
· Eğer bu kelimeleri kullanırsan diğer insanlar kızabilirler.
· Bu tür dil kullanman kabul edilemez.
Hatırlayın!
· Çocuklar duygularını ifade etmek için alternatif kelimelere gereksinim duyarlar.
· Çocuklar, yetişkinlerden işittikleri şeyleri tekrar ederler.
· Eğer bir çocuk kötü bir kelime kullandığında ona güler veya sevimli bulurlarsa çocuk bunu kullanmaya devam eder
· Eğer yetişkinler güçlü tepki gösterirse çocuk büyük olasılıkla bunu kullanmaya devam edecektir.
İkinci adım: Şimdi kendi kendinize sorun
“Hangi tepkiyi veya cevabı oluşturursam, İstediğim mesajı vermiş olacağım?”
Olası Tepkiler:
Tepki: “Eğer tekrar bu kelimeleri kullanırsan, ağzını sabunla yıkarım”
Mesaj: “Yaptığın kötü bir şey ve gelecek sefere cezalandırılacaksın”
Tepki: “Bu kelimelerden hoşlanmıyorum ve kullanmanı istemiyorum”
Mesaj: “Ebevyn çocuğuna sınır koyduğu şeyleri anlatıyor”
Tepki: “Ona gülümsüyor veya yaptıklarını sevimli buluyor”
Mesaj: “Çocuğu kelimeleri tekrarlaması yönünde yüreklendiriyor”
Tepki: Duymazlıktan geliyor
Mesaj: “Eğer cevap verip tepki oluşturmazsam, çocuk bunları öğrenemez ve kullanmaya devam etmeyebilir”
Tepki: "Söylediğin kelimelerin ne anlama geldiğini biliyor musun?
Mesaj: “Ebeveyn çocuğuna yeni birşeyler öğretiyor”
Tepki: “ Kızgınsın, anlaşıldı, ben sana kızdığında kullanman için başka kelimeler öğretmek istiyorum”
Mesaj:”Ebeveyn çocuğunun duygularını anlıyor ve alternatifler gösteriyor
3 Aralık 2007 Pazartesi
Çocuğunuz Neler Yapabilir ? (buketforum)
1 aylık bebek, görebilir, duyabilir, 2 aylık olunca gülmeye, 4 aylık olunca ise cisimleri iki eliyle kavramaya, kendi kendine oynmaya başlar. 6 aylık bebek destekle oturabilir, 9 aylık olunca destekle birkaç adım bile atabilir.
Aşağıdaki gelişim kategorisi çocuğunuzun bulunduğu gelişim seviyesini daha iyi değerlendirebilmenizi sağlasa da, çocuğunuzun bu özelliklerin hepsini taşımasını beklemeyin. Unutmayın, her çocuk birbirinden farklıdır! Tavır, davranış ve vücut gelişimi çocuktan çocuğa farklılıklar gösterir...
İKİ HAFTALIK BEBEĞİNİZ NELER YAPABİLİR?
-Bebek kolları ve bacakları hafif bükülmüş olarak yatar.
-Bu dönemde emme, yakalama, arama gibi yeni doğan dönemine ait refleksler (otomatik hareketler) bebeğin tek hareketleri olabilir.
-Zaman zaman bakışınızı yakalayıp size bakabilir. Bu durumda ona bakarak, gülümseyerek, başınızı sallayarak yanıt vermeye çalışın.
-Bulanık görür. 20-25 cm mesafeyi seçebildiği için onu tutanı çok rahat görebilir.
-Henüz başını kaldıramaz, yatarken dönemez ve oturamaz.
-Sakin olduğu kısa dönemler olacaktır; bu dönemlerde ona şarkı söyleyin, konuşun, evde gezinin.
BİR AYLIK BEBEĞİNİZ NELER YAPABİLİR?
-Görebilir, duyabilir, tat alabilir, acıyı hisseder!
-Başını tutabilir, karın üstü yattığında başını sağa-sola çevirebilir.
-Emerek kendini sakinleştirebilir.
-Agu- ıkınma sesi- kumru sesi-mırıldanma gibi sesler çıkarmayı dener.
-Kısa süreli izleyebilir, yakın tutunca dikkatle bakabilir.
-Sizi tanıdığını belli edebilir. Sesinizi duyunca sakinleşebilir.
-El ve ayaklarının farkına varmaya başlar.
İKİ- ÜÇ AYLIK BEBEĞİNİZ NELER YAPABİLİR?
-Başını daha uzun süre dik tutabilir, göğsünden destek alıp kalkmaya çalışabilir.
-Ellerini bacaklarını sallamaya, basmaya çalışabilir.
-Parmaklarını açabilir, ellerini birleştirip ağzına götürebilir ama henüz elini bütün olarak kullanır.
-Gülmeye başlar, tanır. Tek heceli sesler çıkarmaya, cıvıldamalara başlar.
-90-180 derece izleyebilir.
DÖRT AYLIK BEBEĞİNİZ NELER YAPABİLİR?
-Etrafıyla ilgilenmeye başlar, yatmak değil oturmak ya da dolaştırılmak ister. Biraz destekle 1-2 dakika oturabilir.
-Karnının üstüne yattığında elleriyle itip minik push-up’lar yapar, hatta bir tarafa dönebilir.
-Uzanıp cisimleri iki eliyle kavrar, biraz inceleyip sonra ağzına götürür. Salyası bollaşır.
-Kendi kendine oynayabilir.
-Tek heceler 4-5 aylarda çıkmaya başlayabilir, ancak anlamlı değildir.
-Çığlık atmayı dener.
-Bebeğinizin kişiliği belirginleşmeye başlar. Size tüm yüzü ve vücuduyla yanıt vermesi yakındır.
ALTI AYLIK BEBEĞİNİZ NELER YAPABİLİR?
-Artık herşeyi görüp izleyebilir.
-Destekle oturabilir. Eğer ek gıdalara geçtiyseniz kaşıkla beslenmeyi bebek otururken yapmalısınız.
-Her iki yöne de dönebilir. Yüzükoyun yatarken poposunu havaya kaldırmaya bile çalışabilir.
-Bebek 3 boyutu kavrayabilir ve büyüklük ve şekillerine göre cisimleri gruplandırabilir.
-Aynada, arkasında sizi görürse, arkasına bakıp sizi arayabilir.
-Bir eliyle kavradığı cismi diğer eline geçirebilir, iki saplı bir bardaktan yardımınızla su içebilir.
-Cisimleri birbirine vurur, ellerini birleştirir, oyuncağını tek eliyle tutabilir.
-Sesli güler, çığlıklar atar.
-Bebeğiniz artık eğlenmeye başlar. Sizinle saklambaç oynayabilir.
-Yabancıları ayırmaya başlayabilir.
-Emme, baloncuklar çıkarma, yalama; konuşma öncesi hareketlerdir.
DOKUZ AYLIK BEBEĞİNİZ NELER YAPABİLİR?
-Bebekler ayağa kalkmak için kendilerini çekmeye başlarlar.
-Ses çıkarmak için bir şeyleri birbirine vurmaya bayılırlar. ‘Baba’, ‘mama’ gibi sesler çıkarmaya başlarlar.
-Bebeğiniz bu dönemde eşyaları, kaplara koyup çıkarabilir.
-Bazı 9 aylıklar, destekle birkaç adım bile atabilir. Bebeğiniz ayrıca, dizlerini kırarak eğilmeyi ve ayakta durduktan sonra tekrar oturabilmeyi öğrenir.
-Bu yaştaki bir bebek, hareket etmenin verdiği özgürlük duygusu ile emekleyerek veya iki ayak üzerinde, hareket etmek, ulaşmaması gereken şeyleri almak ister.
-Bu yaşta, belki de merdivenleri emekleyerek çıkabilir ve eşyalara tutunarak hareket edebilir.
-9-10 aylık olunca bebekler bir şekilde oda içinde sürünerek, emekleyerek, eşyalara tutunup sıralayarak dolaşmaya başlarlar.
-Bir oyuncağını uzaklaştırırsanız, gittikçe daha çok kendine güvenen bebeğiniz buna karşı çıkacaktır. Aslında artık kendi istek ve ihtiyaçlarını belirtmeyi öğrenmeye başlıyor.
-Problem çözme yeteneği gelişir ve şimdi şeffaf bir kabın içinde gördüğü oyuncağı almak için direkt uğraşmak yerine kapağını açmayı dener.
Dil gelişimi:
-Kelimeleri kullanmasa da, onları anlar. ?ba?, ?ma? gibi heceleri tekrarlayarak gerçek kelimeleri taklit etmeye uğraşır. (Sakın çok heyecanlanmayın, henüz konuşamıyor, ancak heceleri tekrarlıyor.)
-Kelimelerinizden çok, tonlamanızdan anlam çıkarır.
-Onunla ne kadar çok konuşursanız-yemek hazırlarken, araba kullanırken, üzerini giydirirken- o kadar çabuk iletişim yeteneklerini geliştirir.
-Bir çalışmada, çocukların bir gün içinde ne kadar çok kelime duyarsa, o kadar zeki olduklarını gösterilmiş. (Tabiki televizyondan veya arka plandaki sohbetlerden duyulan kelimeler değil; bebeğinizin anlamasına yardım etmek için konuşmalar interaktif olmalı.)
BİR YAŞINDA BEBEĞİNİZ NELER YAPABİLİR?
-Kendi başına ilk adımlarını bu yaşta atabilir. (Aslında bunu, bundan sonraki birkaç hafta veya ay yapamayabilir, yani eğer bu ay yürüyemezse üzülmeyin).
-Çoğu çocuk bu ilk adımları parmak ucunda, ayakları dışa dönük olarak yapar.
-Kaşık kullanarak, her ne kadar ağzını ıskalasa da kendini beslemeye başlayabilir.
-‘Mama’ ve ‘baba’ dışında birkaç kelime daha bilebilir.
-Uyduruk bir dille konuşabilir.
-Her şeyi itmenin, fırlatmanın ve yere çarpmanın çok eğlenceli olduğunu düşünür.
-Oyuncağını size verir, geri alır.
-Blokları bir kaba doldurur, boşaltır. Bu kaplar ve tavalar için de geçerlidir.
-Küçük olanları, büyük olanların içine koyar, ayrıca onları birbirine çarparak korkunç gürültüler çıkarır.
ONBEŞİNCİ AYDA ÇOCUĞUNUZ NELER YAPABİLİR?
-Artık yürüyor hatta koşmaya çalışıyor olabilir. Eğilip yerden bir cismi rahatça alır.
-Parmağıyla işaret eder, vücut kısımlarını bilebilir. Çizgi çizebilir.
-Üst üste 2 küp koyabilir.
-Çocuğunuz yeni şeyleri kurcalamaktan, araştırmaktan zevk alır.
-Yeri süpürmek, silmek, çamaşır yıkamak gibi aktiviteleri taklit edecektir.
-En az 1 anlamlı kelime söyler.
ONSEKİZ AYLIK ÇOCUĞUNUZ NELER YAPABİLİR?
-Koşabilir, topa vurabilir.
-İki basamaklı bir komutu yerine getirebilir. Hafızası gelişmeye başlar.
-Vücut kısımlarını bilir.
-5-10 kelimesi olabilir.
-İsteklerini belirtebilir.
-3-4 küple kule yapabilir. Anahtarları, düğmeleri çevirebilir.
-Saçını tutmak, sallanmak, parmak emmek gibi kendini rahatlatıcı bazı alışkanlıkları oluşabilir.
İKİ YAŞINDA ÇOCUĞUNUZ NELER YAPABİLİR?
İki yaşında fiziksel gelişim
-Sürekli hareket halindedir.
-Kolay yorulur Koşar ve tırmanır.
-Tek başına merdiven iner ve çıkar.
-Ayak ucuna basarak yürümeyi becerebilir.
-3-5 küpü üst üste koyar.
-Rastgele çizgiler çizerken artık kontrollü yazmaya başlar.
-Büyük butonları açıp kapatabilir
-Tuvalet ihtiyacında daha bağımsızdır. (Hala biraz yardıma ihtiyacı olabilir.)
-Gece uykuya yatırmak zorlaşabilir.
İki yaşında sosyal gelişim:
-Oldukça gerçekçi taklitler yapar.
-Kardeşleriyle daha fazla ilgilenir.
-Cinsiyetini bilir.
-Hayali bir oyun arkadaşı yaratabilir.
-Diğer çocuklarla birlikte olmak ister ama onlarla oyun oynamaz.
-Paylaşmayı sevmez.
-Her şeyi ‘benim’ diye sahiplenir.
-Diğer çocukları tırmalayabilir, ısırabilir, vurabilir veya itebilir.
İki yaşında duygusal gelişim:
-Kolay sinirlenir ve çok sabırsızdır.
-Bağırıp çağırır, yumruklar atar.
-Kendi istediklerini yapmak ister.
-Günlük düzen bozulunca sinirlenir.
İki yaşında zihinsel gelişim:
-Konuşmaya ilgisi artmıştır.
-Çocuk dili kullanır.
-3-5 kelimeli cümleler kurar.
-Konuşabildiğinden daha fazla sayıda kelimenin anlamını bilir.
-Kendi işini kendi yapar.
-İkna etmek giderek zorlaşır.
-Alternatifler arasında seçim yapamaz.
ÜÇ YAŞINDA ÇOCUĞUNUZ NELER YAPABİLİR?
Üç yaşında fiziksel gelişim
-Kendi kendine yardımsız yemek yer.
-Zıplar, koşar, parmak ucuna basarak yürür.
-Üç tekerlekli bisiklet sürer.
-Merdiven inip çıkar.
-Kendi soyunabilir, ancak giyinmek için yardıma ihtiyacı vardır.
-Büyük butonları açıp kapayabilir.
-Pastel boyaları daha iyi kullanır.
-Süt dişleri düşebilir.
Üç yaşında sosyal gelişim:
-Anne, babasını idolleştirir.
-Telefona cevap verir.
-Büyüklerden onay almak ister.
-Sınırlamaları sürekli test eder.
-Sıklıkla yalnız oynamayı tercih eder.
-Hayali bir oyun arkadaşı olabilir.
-Diğer çocuklarla oyunlar kurar.
-Oyunda sırasını bilir.
Üç yaşında duygusal gelişim:
-Daha sakin ve uyumludur.
-Bazen ağlama ve tutturmaları olabilir.
-Yabancı olduğu nesne ve faaliyetlerden korkabilir.
-Bazen bebek gibi davranabilir.
-Rüyaları hakkında konuşmaya başlayabilir.
Üç yaşında zihinsel gelişim:
-Yaşını, adını, soyadını, oturduğu semti bilir.
-Yaklaşık 1.000 kelime bilir.
-Bazı gramer prensiplerini kavrar.
-Bazı hikayeleri tekrar tekrar dinlemekten hoşlanır, öğrenebilir.
-Temel renkleri tanıyabilir.
-Bazı çok basit sorumluluk üstlenebilir.
-Merak edip sorular sorar.
-Dikkat süresi birkaç dakikadan uzun değildir.
DÖRT YAŞINDA ÇOCUĞUNUZ NELER YAPABİLİR?
Dört yaşında fiziksel gelişim:
-Sıçrama,koşma,tırmanma yeteneği artar.
-Kolay yorulur.
-Sakardır.
-Bağırmaktan hoşlanır, beklenmedik seslerden korkar.
-Kendi kendine tuvalet ihtiyacını karşılar.
-Kendi giyinir,soyunur,fermuarını çeker.
-Bildiği nesnelerin resmini çizer.
Dört yaşında sosyal gelişim:
-20 dakika süreyle televizyon seyreder.
-Son karar için ailesine danışır.
-Sınırlamaları test eder.
-Tepkinizi gözlemek için argo sözler kullanır.
-Grup aktivitelerine hazırdır.
-Farklı cinsiyet rollerini bilir.
-Yetişkinlerin aktivitelerini taklit eder.
Dört yaşında duygusal gelişim:
-Zaman zaman bebek gibi davranır.
-Yeni korkular gösterebilir.
-Şakacı olma eğilimindedir.
Dört yaşında zihinsel gelişim:
-Yaklaşık 1.500-2.000kelime bilir;4-5 kelimeli cümleler kurar.
-Eğlenceli, abartılı hikayelerden hoşlanır.
-Ona kadar sayabilir; bazı şekilleri tanır.
-Bazı zaman kavramlarını anlamaya başlar. (dün,bugün,yarın)
-Sürekli ‘neden’ diye sorar.
-Yardımsız oyuncaklarını toplar.
-Basit işlerde yardım etmeyi sever.
-Doğru ve yanlış arasındaki farkı anlamaya başlar.
-Hayal ile gerçek hayatı ayırma yeteneği gelişir.
BEŞ YAŞINDA ÇOCUĞUNUZ NELER YAPABİLİR?
5 yaşında Fiziksel gelişim:
-Süt dişleri düşmeye başlayabilir.
-Sağ veya sol el tercihi belirginleşir.
-Ayrıntılı yapıları kurar.
-Kolay yorulur.
-Kendi başına banyo yapar, yemek yer, giyinir, tuvalete gider.
-oyunlara katılmaya başlar.
-Hareketli oyunlardan hoşlanır.
-Sesli ritim çalgılardan hoşlanır.
-Doğum ve üreme hakkında sorular sorar.
Beş yaşında duygusal gelişim:
-Duygularını kelimelerle ifade etmeye başlar.
-Kolayca utanır
-Ölüm hakkında duygular ortaya çıkar.
-Aşırı yaramazlıklar yapar.
-Bağımsızlıktan hoşlanır.
-Ağır başlı ve güvenilirdir.
Beş yaşında sosyal gelişim:
-Kurallara daha fazla uyumludur.
-Bazen ispiyon (tattle), kötü söz (name-call), vurma, itme gibi davranışlar gösterebilir.
-Farklı cinsiyet rollerini bilir.
-Basit grup ödevlerine uyum gösterir.
-Büyükleri sevindirmekten hoşlanır.
-Diğer çocuklarla daha rahattır.
-Aile aktivitelerine çok ilgilidir.
Beş yaşında zihinsel gelişim:
-Harf ve kelime farkını anlamaya başlar.
-Oyunları daha fazla süreyle devam ettirir.
-Gerçekleri ister.
-Temel renkleri bilir.
-Sağ ve sol kavramını anlar.
-2.000-2.500 kelime bilir.
-Kolay ev işlerine yardım edebilir.
-Adres ve telefon numarası öğrenebilir.
-10’a kadar sayabilir.
-Karşıtlık kavramını anlamaya başlar.
-6-8 kelimeli cümleler kurabilir.
-Paraları ayırt eder.
-Sabah, öğleden sonra, akşam, dün, bugün, yarın gibi kavramları anlar.
-Gerçek hayat ile hayal ürünü arasındaki farkı daha iyi ayırt eder.
-Tek düşüncenin kendisininki olduğuna inanır.
ALTI YAŞINDA ÇOCUĞUNUZ NELER YAPABİLİR?
Altı yaşında fiziksel gelişim:
-Oyunlarda aktif rol almayı sever.
-Bazı motor kabiliyetleri gelişmektedir.
-Banyo yapmak istemeyebilir.
-Mum boyayla iyi boyar ancak yazı yazma ve kesmede zorlanabilir.
Altı yaşında duygusal gelişim:
-Ruh hali oynaktır.
-Eleştirilmekten hoşlanmaz.
-Yanlış yapmaktan çekinir.
Altı yaşında sosyal gelişim:
-Oyun oynarken kurallar koyar.
-Arkadaşlarını değerlendirebilir.
-Yaşıtlarıyla ortak oyunlar kurar.
-Özgürlüğüne düşkündür.
Altı yaşında zihinsel gelişim:
-Basit ev işlerini yüklenebilir.
-100’e kadar sayabilir.
-Şekil, zaman, renk, sayı gibi kavramları daha iyi anlar.
-Kaza ve maksatlı davranışları artık algılayabilir.
-Dikkat süresi 15 dakikayı geçmez.
-Fikir farklılıklarının olabileceğini anlar.
SEKİZ YAŞINDA ÇOCUĞUNUZ NELER YAPABİLİR?
Sekiz yaşında fiziksel gelişim:
-Yazı ve çizgisi ince motor yeteneğinin artmasıyla hızla ilerleyecektir.
-Dış görünümü ve davranışları konusunda rahattır.
-Kilosu ve boyuyla ilgilenir.
-Sonsuz enerjisi vardır.
Sekiz yaşında sosyal gelişim :
-Tartışır, bazen üstünlük taslar.
-Aynı zamanda sevgi dolu ve tepkilidir.
-Başkalarının fikirlerine yorumlar getirir.
-Arkadaşları arasında gruplaşmalar başlar.
-Sır saklar.
-Karşı cinse biraz hırçındır.
Sekiz yaşında zihinsel gelişim :
-İdealistir.
-Çeşitli projeler geliştirir; koleksiyon yapar.
-Verilen işi bitirmekten gurur duyar.
Sekiz yaşında ruhsal gelişim :
-Hemen utanır.
-Korku, kızgınlık, üzüntü gibi duyguların paylaşıldığını hisseder.
-Umudu kolay kırılır.
Aşağıdaki gelişim kategorisi çocuğunuzun bulunduğu gelişim seviyesini daha iyi değerlendirebilmenizi sağlasa da, çocuğunuzun bu özelliklerin hepsini taşımasını beklemeyin. Unutmayın, her çocuk birbirinden farklıdır! Tavır, davranış ve vücut gelişimi çocuktan çocuğa farklılıklar gösterir...
İKİ HAFTALIK BEBEĞİNİZ NELER YAPABİLİR?
-Bebek kolları ve bacakları hafif bükülmüş olarak yatar.
-Bu dönemde emme, yakalama, arama gibi yeni doğan dönemine ait refleksler (otomatik hareketler) bebeğin tek hareketleri olabilir.
-Zaman zaman bakışınızı yakalayıp size bakabilir. Bu durumda ona bakarak, gülümseyerek, başınızı sallayarak yanıt vermeye çalışın.
-Bulanık görür. 20-25 cm mesafeyi seçebildiği için onu tutanı çok rahat görebilir.
-Henüz başını kaldıramaz, yatarken dönemez ve oturamaz.
-Sakin olduğu kısa dönemler olacaktır; bu dönemlerde ona şarkı söyleyin, konuşun, evde gezinin.
BİR AYLIK BEBEĞİNİZ NELER YAPABİLİR?
-Görebilir, duyabilir, tat alabilir, acıyı hisseder!
-Başını tutabilir, karın üstü yattığında başını sağa-sola çevirebilir.
-Emerek kendini sakinleştirebilir.
-Agu- ıkınma sesi- kumru sesi-mırıldanma gibi sesler çıkarmayı dener.
-Kısa süreli izleyebilir, yakın tutunca dikkatle bakabilir.
-Sizi tanıdığını belli edebilir. Sesinizi duyunca sakinleşebilir.
-El ve ayaklarının farkına varmaya başlar.
İKİ- ÜÇ AYLIK BEBEĞİNİZ NELER YAPABİLİR?
-Başını daha uzun süre dik tutabilir, göğsünden destek alıp kalkmaya çalışabilir.
-Ellerini bacaklarını sallamaya, basmaya çalışabilir.
-Parmaklarını açabilir, ellerini birleştirip ağzına götürebilir ama henüz elini bütün olarak kullanır.
-Gülmeye başlar, tanır. Tek heceli sesler çıkarmaya, cıvıldamalara başlar.
-90-180 derece izleyebilir.
DÖRT AYLIK BEBEĞİNİZ NELER YAPABİLİR?
-Etrafıyla ilgilenmeye başlar, yatmak değil oturmak ya da dolaştırılmak ister. Biraz destekle 1-2 dakika oturabilir.
-Karnının üstüne yattığında elleriyle itip minik push-up’lar yapar, hatta bir tarafa dönebilir.
-Uzanıp cisimleri iki eliyle kavrar, biraz inceleyip sonra ağzına götürür. Salyası bollaşır.
-Kendi kendine oynayabilir.
-Tek heceler 4-5 aylarda çıkmaya başlayabilir, ancak anlamlı değildir.
-Çığlık atmayı dener.
-Bebeğinizin kişiliği belirginleşmeye başlar. Size tüm yüzü ve vücuduyla yanıt vermesi yakındır.
ALTI AYLIK BEBEĞİNİZ NELER YAPABİLİR?
-Artık herşeyi görüp izleyebilir.
-Destekle oturabilir. Eğer ek gıdalara geçtiyseniz kaşıkla beslenmeyi bebek otururken yapmalısınız.
-Her iki yöne de dönebilir. Yüzükoyun yatarken poposunu havaya kaldırmaya bile çalışabilir.
-Bebek 3 boyutu kavrayabilir ve büyüklük ve şekillerine göre cisimleri gruplandırabilir.
-Aynada, arkasında sizi görürse, arkasına bakıp sizi arayabilir.
-Bir eliyle kavradığı cismi diğer eline geçirebilir, iki saplı bir bardaktan yardımınızla su içebilir.
-Cisimleri birbirine vurur, ellerini birleştirir, oyuncağını tek eliyle tutabilir.
-Sesli güler, çığlıklar atar.
-Bebeğiniz artık eğlenmeye başlar. Sizinle saklambaç oynayabilir.
-Yabancıları ayırmaya başlayabilir.
-Emme, baloncuklar çıkarma, yalama; konuşma öncesi hareketlerdir.
DOKUZ AYLIK BEBEĞİNİZ NELER YAPABİLİR?
-Bebekler ayağa kalkmak için kendilerini çekmeye başlarlar.
-Ses çıkarmak için bir şeyleri birbirine vurmaya bayılırlar. ‘Baba’, ‘mama’ gibi sesler çıkarmaya başlarlar.
-Bebeğiniz bu dönemde eşyaları, kaplara koyup çıkarabilir.
-Bazı 9 aylıklar, destekle birkaç adım bile atabilir. Bebeğiniz ayrıca, dizlerini kırarak eğilmeyi ve ayakta durduktan sonra tekrar oturabilmeyi öğrenir.
-Bu yaştaki bir bebek, hareket etmenin verdiği özgürlük duygusu ile emekleyerek veya iki ayak üzerinde, hareket etmek, ulaşmaması gereken şeyleri almak ister.
-Bu yaşta, belki de merdivenleri emekleyerek çıkabilir ve eşyalara tutunarak hareket edebilir.
-9-10 aylık olunca bebekler bir şekilde oda içinde sürünerek, emekleyerek, eşyalara tutunup sıralayarak dolaşmaya başlarlar.
-Bir oyuncağını uzaklaştırırsanız, gittikçe daha çok kendine güvenen bebeğiniz buna karşı çıkacaktır. Aslında artık kendi istek ve ihtiyaçlarını belirtmeyi öğrenmeye başlıyor.
-Problem çözme yeteneği gelişir ve şimdi şeffaf bir kabın içinde gördüğü oyuncağı almak için direkt uğraşmak yerine kapağını açmayı dener.
Dil gelişimi:
-Kelimeleri kullanmasa da, onları anlar. ?ba?, ?ma? gibi heceleri tekrarlayarak gerçek kelimeleri taklit etmeye uğraşır. (Sakın çok heyecanlanmayın, henüz konuşamıyor, ancak heceleri tekrarlıyor.)
-Kelimelerinizden çok, tonlamanızdan anlam çıkarır.
-Onunla ne kadar çok konuşursanız-yemek hazırlarken, araba kullanırken, üzerini giydirirken- o kadar çabuk iletişim yeteneklerini geliştirir.
-Bir çalışmada, çocukların bir gün içinde ne kadar çok kelime duyarsa, o kadar zeki olduklarını gösterilmiş. (Tabiki televizyondan veya arka plandaki sohbetlerden duyulan kelimeler değil; bebeğinizin anlamasına yardım etmek için konuşmalar interaktif olmalı.)
BİR YAŞINDA BEBEĞİNİZ NELER YAPABİLİR?
-Kendi başına ilk adımlarını bu yaşta atabilir. (Aslında bunu, bundan sonraki birkaç hafta veya ay yapamayabilir, yani eğer bu ay yürüyemezse üzülmeyin).
-Çoğu çocuk bu ilk adımları parmak ucunda, ayakları dışa dönük olarak yapar.
-Kaşık kullanarak, her ne kadar ağzını ıskalasa da kendini beslemeye başlayabilir.
-‘Mama’ ve ‘baba’ dışında birkaç kelime daha bilebilir.
-Uyduruk bir dille konuşabilir.
-Her şeyi itmenin, fırlatmanın ve yere çarpmanın çok eğlenceli olduğunu düşünür.
-Oyuncağını size verir, geri alır.
-Blokları bir kaba doldurur, boşaltır. Bu kaplar ve tavalar için de geçerlidir.
-Küçük olanları, büyük olanların içine koyar, ayrıca onları birbirine çarparak korkunç gürültüler çıkarır.
ONBEŞİNCİ AYDA ÇOCUĞUNUZ NELER YAPABİLİR?
-Artık yürüyor hatta koşmaya çalışıyor olabilir. Eğilip yerden bir cismi rahatça alır.
-Parmağıyla işaret eder, vücut kısımlarını bilebilir. Çizgi çizebilir.
-Üst üste 2 küp koyabilir.
-Çocuğunuz yeni şeyleri kurcalamaktan, araştırmaktan zevk alır.
-Yeri süpürmek, silmek, çamaşır yıkamak gibi aktiviteleri taklit edecektir.
-En az 1 anlamlı kelime söyler.
ONSEKİZ AYLIK ÇOCUĞUNUZ NELER YAPABİLİR?
-Koşabilir, topa vurabilir.
-İki basamaklı bir komutu yerine getirebilir. Hafızası gelişmeye başlar.
-Vücut kısımlarını bilir.
-5-10 kelimesi olabilir.
-İsteklerini belirtebilir.
-3-4 küple kule yapabilir. Anahtarları, düğmeleri çevirebilir.
-Saçını tutmak, sallanmak, parmak emmek gibi kendini rahatlatıcı bazı alışkanlıkları oluşabilir.
İKİ YAŞINDA ÇOCUĞUNUZ NELER YAPABİLİR?
İki yaşında fiziksel gelişim
-Sürekli hareket halindedir.
-Kolay yorulur Koşar ve tırmanır.
-Tek başına merdiven iner ve çıkar.
-Ayak ucuna basarak yürümeyi becerebilir.
-3-5 küpü üst üste koyar.
-Rastgele çizgiler çizerken artık kontrollü yazmaya başlar.
-Büyük butonları açıp kapatabilir
-Tuvalet ihtiyacında daha bağımsızdır. (Hala biraz yardıma ihtiyacı olabilir.)
-Gece uykuya yatırmak zorlaşabilir.
İki yaşında sosyal gelişim:
-Oldukça gerçekçi taklitler yapar.
-Kardeşleriyle daha fazla ilgilenir.
-Cinsiyetini bilir.
-Hayali bir oyun arkadaşı yaratabilir.
-Diğer çocuklarla birlikte olmak ister ama onlarla oyun oynamaz.
-Paylaşmayı sevmez.
-Her şeyi ‘benim’ diye sahiplenir.
-Diğer çocukları tırmalayabilir, ısırabilir, vurabilir veya itebilir.
İki yaşında duygusal gelişim:
-Kolay sinirlenir ve çok sabırsızdır.
-Bağırıp çağırır, yumruklar atar.
-Kendi istediklerini yapmak ister.
-Günlük düzen bozulunca sinirlenir.
İki yaşında zihinsel gelişim:
-Konuşmaya ilgisi artmıştır.
-Çocuk dili kullanır.
-3-5 kelimeli cümleler kurar.
-Konuşabildiğinden daha fazla sayıda kelimenin anlamını bilir.
-Kendi işini kendi yapar.
-İkna etmek giderek zorlaşır.
-Alternatifler arasında seçim yapamaz.
ÜÇ YAŞINDA ÇOCUĞUNUZ NELER YAPABİLİR?
Üç yaşında fiziksel gelişim
-Kendi kendine yardımsız yemek yer.
-Zıplar, koşar, parmak ucuna basarak yürür.
-Üç tekerlekli bisiklet sürer.
-Merdiven inip çıkar.
-Kendi soyunabilir, ancak giyinmek için yardıma ihtiyacı vardır.
-Büyük butonları açıp kapayabilir.
-Pastel boyaları daha iyi kullanır.
-Süt dişleri düşebilir.
Üç yaşında sosyal gelişim:
-Anne, babasını idolleştirir.
-Telefona cevap verir.
-Büyüklerden onay almak ister.
-Sınırlamaları sürekli test eder.
-Sıklıkla yalnız oynamayı tercih eder.
-Hayali bir oyun arkadaşı olabilir.
-Diğer çocuklarla oyunlar kurar.
-Oyunda sırasını bilir.
Üç yaşında duygusal gelişim:
-Daha sakin ve uyumludur.
-Bazen ağlama ve tutturmaları olabilir.
-Yabancı olduğu nesne ve faaliyetlerden korkabilir.
-Bazen bebek gibi davranabilir.
-Rüyaları hakkında konuşmaya başlayabilir.
Üç yaşında zihinsel gelişim:
-Yaşını, adını, soyadını, oturduğu semti bilir.
-Yaklaşık 1.000 kelime bilir.
-Bazı gramer prensiplerini kavrar.
-Bazı hikayeleri tekrar tekrar dinlemekten hoşlanır, öğrenebilir.
-Temel renkleri tanıyabilir.
-Bazı çok basit sorumluluk üstlenebilir.
-Merak edip sorular sorar.
-Dikkat süresi birkaç dakikadan uzun değildir.
DÖRT YAŞINDA ÇOCUĞUNUZ NELER YAPABİLİR?
Dört yaşında fiziksel gelişim:
-Sıçrama,koşma,tırmanma yeteneği artar.
-Kolay yorulur.
-Sakardır.
-Bağırmaktan hoşlanır, beklenmedik seslerden korkar.
-Kendi kendine tuvalet ihtiyacını karşılar.
-Kendi giyinir,soyunur,fermuarını çeker.
-Bildiği nesnelerin resmini çizer.
Dört yaşında sosyal gelişim:
-20 dakika süreyle televizyon seyreder.
-Son karar için ailesine danışır.
-Sınırlamaları test eder.
-Tepkinizi gözlemek için argo sözler kullanır.
-Grup aktivitelerine hazırdır.
-Farklı cinsiyet rollerini bilir.
-Yetişkinlerin aktivitelerini taklit eder.
Dört yaşında duygusal gelişim:
-Zaman zaman bebek gibi davranır.
-Yeni korkular gösterebilir.
-Şakacı olma eğilimindedir.
Dört yaşında zihinsel gelişim:
-Yaklaşık 1.500-2.000kelime bilir;4-5 kelimeli cümleler kurar.
-Eğlenceli, abartılı hikayelerden hoşlanır.
-Ona kadar sayabilir; bazı şekilleri tanır.
-Bazı zaman kavramlarını anlamaya başlar. (dün,bugün,yarın)
-Sürekli ‘neden’ diye sorar.
-Yardımsız oyuncaklarını toplar.
-Basit işlerde yardım etmeyi sever.
-Doğru ve yanlış arasındaki farkı anlamaya başlar.
-Hayal ile gerçek hayatı ayırma yeteneği gelişir.
BEŞ YAŞINDA ÇOCUĞUNUZ NELER YAPABİLİR?
5 yaşında Fiziksel gelişim:
-Süt dişleri düşmeye başlayabilir.
-Sağ veya sol el tercihi belirginleşir.
-Ayrıntılı yapıları kurar.
-Kolay yorulur.
-Kendi başına banyo yapar, yemek yer, giyinir, tuvalete gider.
-oyunlara katılmaya başlar.
-Hareketli oyunlardan hoşlanır.
-Sesli ritim çalgılardan hoşlanır.
-Doğum ve üreme hakkında sorular sorar.
Beş yaşında duygusal gelişim:
-Duygularını kelimelerle ifade etmeye başlar.
-Kolayca utanır
-Ölüm hakkında duygular ortaya çıkar.
-Aşırı yaramazlıklar yapar.
-Bağımsızlıktan hoşlanır.
-Ağır başlı ve güvenilirdir.
Beş yaşında sosyal gelişim:
-Kurallara daha fazla uyumludur.
-Bazen ispiyon (tattle), kötü söz (name-call), vurma, itme gibi davranışlar gösterebilir.
-Farklı cinsiyet rollerini bilir.
-Basit grup ödevlerine uyum gösterir.
-Büyükleri sevindirmekten hoşlanır.
-Diğer çocuklarla daha rahattır.
-Aile aktivitelerine çok ilgilidir.
Beş yaşında zihinsel gelişim:
-Harf ve kelime farkını anlamaya başlar.
-Oyunları daha fazla süreyle devam ettirir.
-Gerçekleri ister.
-Temel renkleri bilir.
-Sağ ve sol kavramını anlar.
-2.000-2.500 kelime bilir.
-Kolay ev işlerine yardım edebilir.
-Adres ve telefon numarası öğrenebilir.
-10’a kadar sayabilir.
-Karşıtlık kavramını anlamaya başlar.
-6-8 kelimeli cümleler kurabilir.
-Paraları ayırt eder.
-Sabah, öğleden sonra, akşam, dün, bugün, yarın gibi kavramları anlar.
-Gerçek hayat ile hayal ürünü arasındaki farkı daha iyi ayırt eder.
-Tek düşüncenin kendisininki olduğuna inanır.
ALTI YAŞINDA ÇOCUĞUNUZ NELER YAPABİLİR?
Altı yaşında fiziksel gelişim:
-Oyunlarda aktif rol almayı sever.
-Bazı motor kabiliyetleri gelişmektedir.
-Banyo yapmak istemeyebilir.
-Mum boyayla iyi boyar ancak yazı yazma ve kesmede zorlanabilir.
Altı yaşında duygusal gelişim:
-Ruh hali oynaktır.
-Eleştirilmekten hoşlanmaz.
-Yanlış yapmaktan çekinir.
Altı yaşında sosyal gelişim:
-Oyun oynarken kurallar koyar.
-Arkadaşlarını değerlendirebilir.
-Yaşıtlarıyla ortak oyunlar kurar.
-Özgürlüğüne düşkündür.
Altı yaşında zihinsel gelişim:
-Basit ev işlerini yüklenebilir.
-100’e kadar sayabilir.
-Şekil, zaman, renk, sayı gibi kavramları daha iyi anlar.
-Kaza ve maksatlı davranışları artık algılayabilir.
-Dikkat süresi 15 dakikayı geçmez.
-Fikir farklılıklarının olabileceğini anlar.
SEKİZ YAŞINDA ÇOCUĞUNUZ NELER YAPABİLİR?
Sekiz yaşında fiziksel gelişim:
-Yazı ve çizgisi ince motor yeteneğinin artmasıyla hızla ilerleyecektir.
-Dış görünümü ve davranışları konusunda rahattır.
-Kilosu ve boyuyla ilgilenir.
-Sonsuz enerjisi vardır.
Sekiz yaşında sosyal gelişim :
-Tartışır, bazen üstünlük taslar.
-Aynı zamanda sevgi dolu ve tepkilidir.
-Başkalarının fikirlerine yorumlar getirir.
-Arkadaşları arasında gruplaşmalar başlar.
-Sır saklar.
-Karşı cinse biraz hırçındır.
Sekiz yaşında zihinsel gelişim :
-İdealistir.
-Çeşitli projeler geliştirir; koleksiyon yapar.
-Verilen işi bitirmekten gurur duyar.
Sekiz yaşında ruhsal gelişim :
-Hemen utanır.
-Korku, kızgınlık, üzüntü gibi duyguların paylaşıldığını hisseder.
-Umudu kolay kırılır.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
