sevişme stili ve alışkanlıkları farklıdır. Ex sevgilileriniz sizin için ‘harikaydı’ mı diyor, yoksa ‘daha iyi ilişkilerim oldu’ deyip konuyu mu değiştiriyor? Peki siz kendinizi yatakta nasıl buluyorsunuz?
Tüm bu sorulara yazımızın geri kalan bölümünü okuyarak cevap bulabilirsiniz. Doğru tavır 1970’li yılların ünlü cinsellik uzmanları Masters ve Johnson cinsel zevkin hem vücut hem de beyin aracılığıyla alındığını keşfetti. Peki zevkin doruğuna ulaşmak için partnerlerin gereksinim duyduğu şeyler nelerdi?
Masters ve Johnson’a göre bu ihtiyaçlar: bilgi (hem kendinizin hem de partnerinizin hassas bölgelerini tanımak), deneyim (seks deneyimler sonucu mükemmele ulaşır) ve rahatlık (o anda nasıl göründüğünü düşünmemek) olarak üçe ayrılıyor. Sizde hangileri mevcut? Her şeyi denemek Şevhetli aşıklar partnerinin ondan istediği şeylere ‘neden?’ diye sormaz.
Örneğin sevgiliniz sizden vampire kılığına girip argo konuşmanızı ve bunu yaparken de ayak baş parmağını emmenizi istiyor. Böyle bir istek hiçkimseyi fiziksel ya da ruhsal bakımdan yaralamaz. Eski sevgililerinizden biri size ‘Hep böyle bir şey yapmayı hayal etmiştim ama bunu kimseden isteyemedim. Ama seninle o kadar rahatım ki bunu birlikte yapmak istedim’ dediyse sizi bir yatak tanrıçası ilan edebiliriz.
Oyunlar
Seks eğlenceli bir oyun. Yatakta ne kadar oyuncu olursanız ratinginiz o kadar fazla olur. Bir gece evine gelen satışçıyı arzulayan bir ev kadını olabilir diğer bir akşam onun seks kölesini oynayabilirsiniz. Bu arada onu yatağa bağlarsanız veya seks oyuncaklarınızla oyununuza renk katarsanız asla unutamayacağı kız arkadaşlarından biri sayılabilirsiniz.
Başlatan siz olun
Erkeklerin seks konusunda şikayetçi olduğu yegane konu sevişmeyi başlatan tarafın hep kendileri olmasıdır. O yüzden sevişmeyi başlatmak size artı puan olarak geri dönecektir.
Ereksiyon olamaması sizin suçunuz değil
Parmaklarınızı onun üzerinde gezdiriyorsunuz. Penisine dokundunuz, o da ne? Bu bölgede hiç hayat yok! Yatakta iyi olduğunu iddia eden bir kadın bu durumun asla kendi suçu olmadığını bilir. Böyle bir durumda ellerini ve dilini kullanarak sizi doruğa çıkarabileceğini hatırlatıyorsanız siz yatakta bir numarasınız.
Yaşlanmaya karşı direnç göster
İyi bir aşık zamanla vücudunun ve suratının yaşlandığını kabul eder ve hayatında seks ve aşk kavramlarının zaman aşımına uğramaması için kendine her zamankinden daha çok özen gösterir. Yatakta başarılı olduğunu iddia eden bir kadın partnerinin ilgisini sürekli kılmak için kendine bakmayı bilir.
İyi bir sevgili ’Hayır’ demesini bilir
İyi bir sevgili her zaman seks yapılmayacağını bilir. İnsanların hormonları strese ve sağlık durumuna göre değişiklik gösterir. Yatakta iyi olduğunu savunan bir kişi partnerine ‘hayır’ demek yerine ‘haftasonunu bekleyelim heyecanımız artsın’ der ki bu cümle partnerini zevkten deliye döndürebilir.
Yatağın dışında seks
Sahilde, arabada, balkonda… Farklı yerlerde sevişmek cinsel hayata ayrı bir tat katar. Başkaları tarafından görülme riski olsa da partneriyle balkonda ya da apartmanda sevişmeye sıcak bakan bir kadın erkeklerin göz bebeği olmaya adaydır.
alıntıdır
iyi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
iyi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
3 Aralık 2007 Pazartesi
2 Aralık 2007 Pazar
Kocanız en iyi arkadaşınız mı?(buketforum)
Siz en yakın kız arkadaşınızla yaptığınız uzun telefon konuşmalarını, yeni açılan alışveriş merkezindeki mağazaları konu alan sohbetleri eşinizle de yapabilir misiniz? Tabii ki hayır...
Kocam arkadaşım mı?
Siz en yakın kız arkadaşınızla yaptığınız uzun telefon konuşmalarını, yeni açılan alışveriş merkezindeki mağazaları konu alan sohbetleri eşinizle de yapabilir misiniz? Tabii ki hayır, çünkü bu onunla asla aynı olmayacaktır. İkili ilişkilerde sınırlar en baştan çizilmiştir ve onları korumak gerekir. Zaten arkadaşlık aşkla uyuşamaz. Çoğu zaman çift, arkadaşlığı ayrılık merasimine saklar ve iki taraf da birbirine arkadaş kalma sözü vererek ayrılır. Tabii ki bu söz karşılıklı olarak en baştan unutulacağı bilinerek verilmiş bir sözdür. Özellikle kadınlar "Biz gerçekten arkadaşız, o benim en iyi arkadaşım" dediklerinde aslında tutku ve erotizmi bitmiş ilişkilerinden kaçmakta olduklarının farkına bile varmazlar. Artık baştan çıkarma, tartışma, barışma, bakışma ve sessizlikte tansiyon ve şefkat bitmiştir. Duygusal gel-gitler yerini bir göl kadar durgun olan arkadaşlığa bırakmıştır. Peki gerçekten bir kadın eşiyle arkadaş olamaz mı?
Uzmanlar "hayır" diyorlar
Evlilik danışmanları bunun pek mümkün olmadığını savunuyorlar. Çünkü aşkı paylaşan insanlar birbirlerine daha yakındırlar. Ve dostluk bu yakınlığı kaldırmayabilir. Aynı zamanda arkadaşlık, erotizmi sulandıran bir unsurdur. Demokratik ve yatay eksenli dinamiklere sahiptir; karşılıklı saygıya ve güvene dayanır. Yani erotizmin tam tersidir. O ise dikey dinamiklere, efendi-köle ilişkisine, dengesi sürekli değişen güç savaşlarına dayanır. Erotizm, sürekli baştan çıkarmadır. Karşınızda sizin için hep hazır olan biri varsa onunla oyun oynamaya devam etmek istemezsiniz öyle değil mi? Arkadaşlık ise onun orada olduğunu bilmek ve kendini güvende hissetmektir. İşte bu iki boyut birbiriyle asla uyuşmaz.
Erkeklerin sözünü ettiği arkadaşlık kavramı ise bundan farklıdır, bu "hayat arkadaşı" olmakla ilgilidir; iyi temellendirilmiş evliliklerde kadınların spontan olarak erkeklere sunduğu ve onların da içgüdüsel olarak kabul ettiği "samimiyet"tir. Bu içtenlik dış dünyaya kapalı olmalıdır. Bu nedenle bir çift arasındaki samimiyet ortamına giren bir üçüncü, onları asla anlayamaz, bu ona son derece tuhaf ve mantıksız gelir. Bu içtenlik bedensel ve sözel mesajlardan oluşur. Öpücükler, sarılmalar ve bakışlar göze görünür ya da şifreli olabilir ve sadece partner için anlamlıdır.
Bunlar, tarafların birbirine arzu dolu ve güven verici mesajlar yollamasını sağlar. Sözcükler de bu özel iliteşim dilinin bir parçasıdır. O banal ve komik cümleler çiftin kendi arasında dış dünyaya karşı sağlam ve sevgi dolu bir bağ oluşturmasını sağlar. İletişim, çift arasındaki birlik ve bütünlüğün güçlenmesini sağlayan en önemli etmendir.
İletişim dili
Sanıldığının aksine, iyi iletişim, gündelik hayattaki konuşma diliyle sağlanır. Aile hakkında tartışmak, ilginç bir film üstüne yorum yapmak ya da ortak bir arkadaşı çekiştirmek çifti yakınlaştırır. Bir çifti samimi kılan bir diğer unsur da mizahtır. Birlikte çocuklar gibi gülebilmek, her şeyi fazla ciddiye almayı bırakarak hayatla dalga geçmeyi bilmek, ilişkinin iyi yürümesi için önemlidir. Sonuç olarak partnerinizi yalnızca arkadaşınız gibi görerek onu küçümsemeyin çünkü o bundan çok daha fazlasını hak ediyor.
Kocam arkadaşım mı?
Siz en yakın kız arkadaşınızla yaptığınız uzun telefon konuşmalarını, yeni açılan alışveriş merkezindeki mağazaları konu alan sohbetleri eşinizle de yapabilir misiniz? Tabii ki hayır, çünkü bu onunla asla aynı olmayacaktır. İkili ilişkilerde sınırlar en baştan çizilmiştir ve onları korumak gerekir. Zaten arkadaşlık aşkla uyuşamaz. Çoğu zaman çift, arkadaşlığı ayrılık merasimine saklar ve iki taraf da birbirine arkadaş kalma sözü vererek ayrılır. Tabii ki bu söz karşılıklı olarak en baştan unutulacağı bilinerek verilmiş bir sözdür. Özellikle kadınlar "Biz gerçekten arkadaşız, o benim en iyi arkadaşım" dediklerinde aslında tutku ve erotizmi bitmiş ilişkilerinden kaçmakta olduklarının farkına bile varmazlar. Artık baştan çıkarma, tartışma, barışma, bakışma ve sessizlikte tansiyon ve şefkat bitmiştir. Duygusal gel-gitler yerini bir göl kadar durgun olan arkadaşlığa bırakmıştır. Peki gerçekten bir kadın eşiyle arkadaş olamaz mı?
Uzmanlar "hayır" diyorlar
Evlilik danışmanları bunun pek mümkün olmadığını savunuyorlar. Çünkü aşkı paylaşan insanlar birbirlerine daha yakındırlar. Ve dostluk bu yakınlığı kaldırmayabilir. Aynı zamanda arkadaşlık, erotizmi sulandıran bir unsurdur. Demokratik ve yatay eksenli dinamiklere sahiptir; karşılıklı saygıya ve güvene dayanır. Yani erotizmin tam tersidir. O ise dikey dinamiklere, efendi-köle ilişkisine, dengesi sürekli değişen güç savaşlarına dayanır. Erotizm, sürekli baştan çıkarmadır. Karşınızda sizin için hep hazır olan biri varsa onunla oyun oynamaya devam etmek istemezsiniz öyle değil mi? Arkadaşlık ise onun orada olduğunu bilmek ve kendini güvende hissetmektir. İşte bu iki boyut birbiriyle asla uyuşmaz.
Erkeklerin sözünü ettiği arkadaşlık kavramı ise bundan farklıdır, bu "hayat arkadaşı" olmakla ilgilidir; iyi temellendirilmiş evliliklerde kadınların spontan olarak erkeklere sunduğu ve onların da içgüdüsel olarak kabul ettiği "samimiyet"tir. Bu içtenlik dış dünyaya kapalı olmalıdır. Bu nedenle bir çift arasındaki samimiyet ortamına giren bir üçüncü, onları asla anlayamaz, bu ona son derece tuhaf ve mantıksız gelir. Bu içtenlik bedensel ve sözel mesajlardan oluşur. Öpücükler, sarılmalar ve bakışlar göze görünür ya da şifreli olabilir ve sadece partner için anlamlıdır.
Bunlar, tarafların birbirine arzu dolu ve güven verici mesajlar yollamasını sağlar. Sözcükler de bu özel iliteşim dilinin bir parçasıdır. O banal ve komik cümleler çiftin kendi arasında dış dünyaya karşı sağlam ve sevgi dolu bir bağ oluşturmasını sağlar. İletişim, çift arasındaki birlik ve bütünlüğün güçlenmesini sağlayan en önemli etmendir.
İletişim dili
Sanıldığının aksine, iyi iletişim, gündelik hayattaki konuşma diliyle sağlanır. Aile hakkında tartışmak, ilginç bir film üstüne yorum yapmak ya da ortak bir arkadaşı çekiştirmek çifti yakınlaştırır. Bir çifti samimi kılan bir diğer unsur da mizahtır. Birlikte çocuklar gibi gülebilmek, her şeyi fazla ciddiye almayı bırakarak hayatla dalga geçmeyi bilmek, ilişkinin iyi yürümesi için önemlidir. Sonuç olarak partnerinizi yalnızca arkadaşınız gibi görerek onu küçümsemeyin çünkü o bundan çok daha fazlasını hak ediyor.
1 Aralık 2007 Cumartesi
Çiftlikte Yangın
Soğuk bir mart günü, gece yarısı vadinin ötesindeki bir çiftlikten göğe doğru alevler yükselmeye başlamıştı. Bütün köy apar topar yangın yerine doğru koştu.
Çiftlik sahibi, karısı ve küçük oğlu yangının heyecanıyla dışarı fırlamışlardı. Yangın, muhtemelen ocaktan fırlayan bir kıvılcımdan çıkmış, kısa bir zamanda bütün binayı, ambarları, samanlığı ve ahırları kül haline getirmişti.Çiftlik sahibi kederli bakışlarla son alevleri seyrediyordu. Karısı ve oğlu, heyecandan titreyerek ağlıyorlardı. Komşular da çok üzgündüler.
Birisi: "Köyümüzde bir aile mahvoldu. Bu çok acı bir şey" dedi. Bir başkası: "Bunlara bir çare bulmalıyız. Yoksa, sefalete düşmüş bir aile seyretmekten biz de azap duyacağız" dedi.
Köyün en yaşlısı: "Üzülmeyin. Her şeye bir çare bulunur. Hele bir sabah olsun" diye nasihat ta bulundu.
Ertesi gün bütün köylüler kendi işlerini bırakıp yanan çiftliğe geldiler. Kazma ve küreklerle yangın yerini temizlediler. Hepsi, elbirliğiyle, iki hafta içinde çiftliği tamamladılar, ambarları ve samanlığı doldurdular.
Çiftlik sahibi ve karısı gözyaşlarıyla köylülere teşekkür ve minnetlerini bildiriyorlardı.
Köyün en yaşlısı: "Minnet duymanıza gerek yok" dedi.
"Düşündük ki; kalbimizde sizin düştüğünüz sefaletin acısını taşımaktansa, bir iyiliğin sevincini taşımak daha iyidir."
Çiftlik sahibi, karısı ve küçük oğlu yangının heyecanıyla dışarı fırlamışlardı. Yangın, muhtemelen ocaktan fırlayan bir kıvılcımdan çıkmış, kısa bir zamanda bütün binayı, ambarları, samanlığı ve ahırları kül haline getirmişti.Çiftlik sahibi kederli bakışlarla son alevleri seyrediyordu. Karısı ve oğlu, heyecandan titreyerek ağlıyorlardı. Komşular da çok üzgündüler.
Birisi: "Köyümüzde bir aile mahvoldu. Bu çok acı bir şey" dedi. Bir başkası: "Bunlara bir çare bulmalıyız. Yoksa, sefalete düşmüş bir aile seyretmekten biz de azap duyacağız" dedi.
Köyün en yaşlısı: "Üzülmeyin. Her şeye bir çare bulunur. Hele bir sabah olsun" diye nasihat ta bulundu.
Ertesi gün bütün köylüler kendi işlerini bırakıp yanan çiftliğe geldiler. Kazma ve küreklerle yangın yerini temizlediler. Hepsi, elbirliğiyle, iki hafta içinde çiftliği tamamladılar, ambarları ve samanlığı doldurdular.
Çiftlik sahibi ve karısı gözyaşlarıyla köylülere teşekkür ve minnetlerini bildiriyorlardı.
Köyün en yaşlısı: "Minnet duymanıza gerek yok" dedi.
"Düşündük ki; kalbimizde sizin düştüğünüz sefaletin acısını taşımaktansa, bir iyiliğin sevincini taşımak daha iyidir."
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
