taşımak etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
taşımak etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

2 Aralık 2007 Pazar

Evlilik Cinsel İsteği Neden Köreltir?

Çoğu erkeğe, hayatı boyunca bir kadına bağlanmak ve sadece bir kadınla birlikte olmak ürkütücü gelir. Fakat, buna rağmen günümüzde birçok bilinçli erkek tek eşliliği savunuyor. Evlilik ilişkisinde erkeklerin yaptığı hatalardan biri, gün içinde yaşanan sorunları yatak odasına taşımak. Erkek, gün içinde yaşadığı bütün sorunları eve geldiğinde eşine yansıtıyor. Bu da kadının eşine karşı soğumasına ve yatakta arkasını dönmesine yol açar. Veya erkek her an beyninde gün içinde yaşananları veya yaşanacak olan şeyleri tartışıyor ve dolayısıyla yatakta tatmin edici bir beraberlik kuramıyor. Tabii böyle bir durum sadece erkekler için değil, kadınlar için de geçerli. Çiftler, ilişkilerinde doyurucu bir cinsel hayata sahip olmak için, kendilerine hakim olmayı öğrenmeliler. Yaşamsal sıkıntıları yatağa taşımamak, sadece o ana konsantre olmak, burada en uygun yöntem. Bunları pratik hayata geçirmek çok kolay görünmese de, bir çözüm bulmak gerekiyor. Çözüme gitmenin birinci kuralı da, oturup karşılıklı konuşmak. Çünkü, sorunların konuşdukça azaldığını unutmayın. Ancak konuşma adabınıza da özen gösterin. Birbirinize iyi davranarak, saygılı cümleler kurarak iletişim sağlamanız, hem ilişkinize, hem de kendi iç dünyanıza iyi gelir.

1 Aralık 2007 Cumartesi

Çiftlikte Yangın

Soğuk bir mart günü, gece yarısı vadinin ötesindeki bir çiftlikten göğe doğru alevler yükselmeye başlamıştı. Bütün köy apar topar yangın yerine doğru koştu.

Çiftlik sahibi, karısı ve küçük oğlu yangının heyecanıyla dışarı fırlamışlardı. Yangın, muhtemelen ocaktan fırlayan bir kıvılcımdan çıkmış, kısa bir zamanda bütün binayı, ambarları, samanlığı ve ahırları kül haline getirmişti.Çiftlik sahibi kederli bakışlarla son alevleri seyrediyordu. Karısı ve oğlu, heyecandan titreyerek ağlıyorlardı. Komşular da çok üzgündüler.

Birisi: "Köyümüzde bir aile mahvoldu. Bu çok acı bir şey" dedi. Bir başkası: "Bunlara bir çare bulmalıyız. Yoksa, sefalete düşmüş bir aile seyretmekten biz de azap duyacağız" dedi.

Köyün en yaşlısı: "Üzülmeyin. Her şeye bir çare bulunur. Hele bir sabah olsun" diye nasihat ta bulundu.

Ertesi gün bütün köylüler kendi işlerini bırakıp yanan çiftliğe geldiler. Kazma ve küreklerle yangın yerini temizlediler. Hepsi, elbirliğiyle, iki hafta içinde çiftliği tamamladılar, ambarları ve samanlığı doldurdular.

Çiftlik sahibi ve karısı gözyaşlarıyla köylülere teşekkür ve minnetlerini bildiriyorlardı.

Köyün en yaşlısı: "Minnet duymanıza gerek yok" dedi.

"Düşündük ki; kalbimizde sizin düştüğünüz sefaletin acısını taşımaktansa, bir iyiliğin sevincini taşımak daha iyidir."