korku etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
korku etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

3 Aralık 2007 Pazartesi

Anne adaylarının 9 aylık ruh hali (buketforum)

Her kadın hamilelik dönemini farklı duygu ve fiziki değişimlerle yaşar. Bunlar hakkında önceden bilgi sahibi olmak gebeliğe karşı daha bilinçli ve pozitif yaklaşılmasını sağlar. İşte bu özel süreçte her anne adayının bilmesi gerekenler...




Hamilelik sürecinde anne adaylarının nasıl bir ruh hali içinde olduklarını ve neler yaşadıkları.
Hamileliğin ilk üç ayı genelde kendisini geciken âdet dönemi, pozitif çıkan hamilelik testi, yorgunluk, mide bulantısı gibi fiziksel değişimlerle belli eder. Duygusal durum ise genelde çok büyük bir değişiklik göstermez. Ama yine de hormonal değişiklikler nedeniyle ortaya çıkan inişli-çıkışlı ruh hâli mevcuttur. Kadının ruh hali östojen ve progesteron hormonlarına bağlı olarak büyük sevinç ve üzüntü halleri arasında gidip gelebilir. Bebeğin ilk kalp atışlarının yaklaşık 12'inci haftada duyulmasına kadar gebeliğin gerçekliğini tam olarak kavrayamayan anne adayı, bundan sonra gerçekten içinde bir bebek olduğuna inanır ve endişeleri daha yoğun olarak hissetmeye başlar."

BEBEĞİ HİSSEDİYOR

İkinci üç ay anne adayları için ilk üç aya göre daha sakin geçiyor. Bu dönemde mide bulantısı gibi sıkıntılar kaybolduğu gibi, düşük riski de oldukça azalıyor. İkinci üç ayın en önemli özelliği ise bebeğin hareketlerinin hissediliyor olması. Bebeğinin hareketlerini fark eden anne adayının heyecanı bu aşamadan sonra doruk noktasına ulaşıyor. Çoğu kadın hamile kıyafetleri giymeye bu dönemde başlıyor.

HEYECANLI BEKLEYİŞ BAŞLIYOR

Hamileliğinin son üç ayına giren anne adayı artık bebeğine kavuşmak için iyice sabırsızlanmaya başlıyor. Kalabalık yerlere girdiğinde kendisine gösterilen ilgi, oturması için uzatılan iskemleler, paketlerini taşımak için yardım teklifinde bulunanlar anne adayını mutlu ediyor.
Hamileliğin son haftalarına giren anne adayının psikolojik sıkıntı ve korkuları, fiziksel sıkıntılarının da yoğunlaşmasıyla birlikte iyice artıyor. Rahat bir pozisyon bulamadığı için uykusuz kalma, kendisini çirkin hissetme bu dönemin en sık karşılaşılan ruh halleri arasında yer alıyor.

KAÇINILMAZ KORKULAR

Hamilelik sırasında yoğun bir korku hissetmek o kadar yaygın bir durum ki, bunu hamileliğin semptomları arasında saymak yersiz olmaz. Hemen her anne adayı hamileliği ve doğumu sırasında bir şeylerin ters gitmesinden endişe duyar. Bu durumda anne adayının yapacağı en akıllıca iş çevresindekilerin sorularına, tavsiyelerine ve yorumlarına kulak asmadan sadece doktorunu dinlemek olmalıdır. Çünkü, niyetleri hiç de kötü olmasa bile çevredekilerin yapacağı yorum ve tavsiyeler hamilenin yersiz yere endişeler kapılmasına yol açabilir. Bu arada hamilelik döneminde anne adayı sık sık unutkanlıklar da yaşayabilir. En iyi tanıdıkları kimselerin isimlerini, önemli randevuların tarihlerini unutmanın yanı sıra dalgınlıkla gideceği yönü şaşırmak ve yanlış yönlere sapmak hamile kadınların çok sık yaşadığı durumlardır. Ancak doğumun sağlıklı bir şekilde gerçekleşmesiyle tüm bu yaşanan psikolojik çalkantılar, korkular ve unutkanlıklar yerini sevince ve mutluluğa bırakır.

2 Aralık 2007 Pazar

Cinsel Tiksinti Nedir?

Cinsel Tiksinti Nedir?

Devamlı olarak veya tekrarlayıcı olarak cinsel birleşmeden çok fazla miktarda tiksinti duyarak, cinsel ilişkiden kaçınma halidir. Bu durum kişide yoğun bir gerilim ya da sosyal ilişkilerde güçlüklere yol açar. Bu teşhisin konması için bu durumun başka bir psikiyatrik bozuklukla net bir ilişkişinin olmaması gerekir.

Kişi cinsel ilişki söz konusu olduğunda kaygılanır, tiksinir ya da korku duyar. Bu iğrenme hali cinsel birleşmenin herhangi bir anına ilişkin olabilir. Bunlar sperma ( cinsel birleşme sırasında boşalan sıvı materyal ) ile ilgili ya da cinsel kasılmalar ve cinsel organların temas etmesi gibi farklı durumlara yönelik olabilir. Bazı vakalarda öpüşmek ve ten teması dahi bu durumu oluşturabilir.

Bu rahatsızlığı olan kişiler o anda bas dönmesi, mide bulantısı, sıcak basması, terleme, çarpıntı, nefes darlığı, baygınlık gibi yakınmalarla panik nöbetleri yaşayabilirler. Bu durumdaki kişiler durumdan kaçınmak için eslerinden çeşitli bahanelerle uzak durarak, erken yatabilir, aşırı bir çalışma temposu içine girebilir, evde kalma surelerini kısıtlayabilir ya da alkol-madde kullanımına başlayabilirler.

Tedavide başlangıçta imajinasyon yöntemleri ve bazen ilaç tedavileri ile kaygının azaltılması ile psikoterapi sürdürülür.