* İLK KURBAN BAYRAMI NEZAMAN KILINMIŞTIR *
Peygamber Efendimiz, Zilhiccenin dokuzunda Sevik Gazasından dönerek Medineye kavuşmuştu.Ertesi günü, yani Zilhiccenin 10. günü Müslümanlarla birlikte namazgâha çıktı.Ezansız ve kametsiz olarak iki rekât Kurban Bayramı namazı kıldırdı.Namazdan sonra bir hutbe irâd etti.Bu hutbelerinde, kurban kesmelerini Müslümanlara emretti.Kendileri de iki kurban kesti.
Satın aldığı semiz, boynuzlu beyaz koçtan birini keserken,
* Allahım! Bu senin birliğine ve senden bana gelenlere şehâdet eden bütün ümmetim namınadır *
dedi.İkincisini keserken de şöyle buyurdu:
* Allahım! Bu da, Muhammed ve Muhammedin ev halkı içindir * Bundan, kendileri, ev halkı ve yoksullar yediler.
İslâmda ilk Kurban Bayramı budur..
Kaynak :
* Sîre, 3/58-59
* Tabakât, 2/33
ne etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
ne etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
20 Aralık 2007 Perşembe
İLK KURBAN BAYRAMI NEZAMAN KILINMIŞTIR
Etiketler:
Bayramı,
ilk.kurban,
kılınmıştır,
namaz,
ne,
zaman
4 Aralık 2007 Salı
Bebeğim ağlıyor ne yapmalıyım?
Bebekler ağlar..
Bebeklerin, ağrı ve açlık gibi özel uyaranlara normal cevabı ağlama refleksidir.
Daha büyük çocuklar ve erişkinler ağrı ,korku ,hüzün gibi duygusal durumlarda da ağlayabilir. Prematürelerde ağlama refleksi yoktur, bu yüzden yakın takip ve monitarizasyon gereklidir.
Ağlamak bebeğin ilk basit iletişim yöntemidir ve acil durum mesajıdır. Ağlama sesi erişkinler için rahatsızlık vericidir. Yetişkinlerin ağlamadan rahatsızlık duyması, bebek için bakılma vesilesidir. Ağlama refleksi bebek için başlı başına bir nimettir. Yoksa, bebek acil durumunu, istek ve ihtiyaçlarını nasıl anlatabilir ve nasıl yardım isteyebilirdi? Ağlama mutlak karşılığını bulan bir istektir.
Ağlamak santral sinir sisteminin normal gelişim sürecinin bir parçasıdır.
Bebekler normalde günde 1- 3 saat ağlar.
Bebek neden ağlar?
Acıkmak ve susamak ağlamanın sık nedenlerinden biridir.
Altının ıslanmasından duyduğu rahatsızlık durumu da ağlama nedeni olabilir.
Bez tahrişi
Üşüme
Ağrı (aşırı gaz veya barsak spazmına bağlı)
Hafif hastalıklar
Bazı ciddi hastalıklar,
İlaçlar
Enfeksiyonlar
Diş çıkarma
Uykudan uyandıran sıçrama ve kas hareketleri (normal)
Akşam saatleri huysuzlanma dönemi de normaldir fakat sık ve aşırı ağlama nöbetleri tedavi gerektiren ciddi bir sorunun habercisi olabilir.
3 hafta 3 ay arası kolik tarzında ağrı sıktır. Genelde öğle sonrası ve akşam saatlerinde olur.
Bazen hiçbir neden yokken de çocuk ağlayabilir.
Ne yapmalı?
Öncelikle bedensel güvenliği kontrol edin.
Solunumu düzenli mi kontrol edin.
Parmaklarını kontrol edin, parmaklar pembe ve sıcak olmalıdır. Parmaklara dolanan kıl veya saç, ağrı kaynağı olabilir.
Dudaklarını kontrol edin, dudakların pembe renkli olması gerekir.
Bebeğin ağrısız ve aç olmadığından emin olun
Uygun şekilde ve uygun aralıklarla beslediğinizden emin olun. Eğer bebeğiniz sık ve kısa aralıklarla acıkıyor ve beslenmesi gerekiyorsa, normal gelişimi ve beslenme düzeni hakkında doktorunuzdan yardım alınız
Vücudunda şişlik ,kızarıklık, döküntü ,ıslaklık olup olmadığını kontrol edin
Soğuk parmaklar, katlanmış kol veya bacaklar katlanmış kulak olup olmadığını kontrol edin.
Çok üşümüş veya aşırı sıcaklık duymadığından emin olun.(Oda ısını ve giyeceklerini kontrol edin) Eğer üşümeye bağlı olduğunu düşünüyorsanız oda ısısını ayarlayıp ek kıyafetler giydirin.
Aşırı gürültü, aşırı ışık ,odada her türlü duman(sigara,soba dumanı) var mı, kontrol edin.
Bebeğinizle konuşun, sesiniz yatıştırıcı olacaktır. Yalnızlık nedeniyle ağlayıp huysuzlandığında onunla temas etmek, kucaklamak ve konuşmak işe yarar.
Pozisyonunu değiştirin
Yumuşak teskin edici ,rahatlatıcı müzik dinletin. Bebeğinizi göğsünüze yakın tutun, kalp atışlarınız ,sesiniz ,cildiniz ,nefesiniz ,beden hareketlerininiz onu rahatlatır.
Güvenli oyuncakları görebileceği bir yere koyun. Onlarla oynasın.
Bebeğin ateşini ölçün , tepeden tırnağa olası bir yaralanma için kontrol edin.
Genital bölgeyi dikkatli bir şekilde inceleyin.
Bu tedavilere rağmen aşırı ağlama sona ermiyorsa 1 günden sonra doktorunuza başvurun
Eğer ağlamayla beraber ateş ,ishal kusma ,döküntü, solunum güçlüğü ve başka hastalık işaretleri varsa 1 gün beklemeden hemen doktorunuza başvurun.
Bebeklerin, ağrı ve açlık gibi özel uyaranlara normal cevabı ağlama refleksidir.
Daha büyük çocuklar ve erişkinler ağrı ,korku ,hüzün gibi duygusal durumlarda da ağlayabilir. Prematürelerde ağlama refleksi yoktur, bu yüzden yakın takip ve monitarizasyon gereklidir.
Ağlamak bebeğin ilk basit iletişim yöntemidir ve acil durum mesajıdır. Ağlama sesi erişkinler için rahatsızlık vericidir. Yetişkinlerin ağlamadan rahatsızlık duyması, bebek için bakılma vesilesidir. Ağlama refleksi bebek için başlı başına bir nimettir. Yoksa, bebek acil durumunu, istek ve ihtiyaçlarını nasıl anlatabilir ve nasıl yardım isteyebilirdi? Ağlama mutlak karşılığını bulan bir istektir.
Ağlamak santral sinir sisteminin normal gelişim sürecinin bir parçasıdır.
Bebekler normalde günde 1- 3 saat ağlar.
Bebek neden ağlar?
Acıkmak ve susamak ağlamanın sık nedenlerinden biridir.
Altının ıslanmasından duyduğu rahatsızlık durumu da ağlama nedeni olabilir.
Bez tahrişi
Üşüme
Ağrı (aşırı gaz veya barsak spazmına bağlı)
Hafif hastalıklar
Bazı ciddi hastalıklar,
İlaçlar
Enfeksiyonlar
Diş çıkarma
Uykudan uyandıran sıçrama ve kas hareketleri (normal)
Akşam saatleri huysuzlanma dönemi de normaldir fakat sık ve aşırı ağlama nöbetleri tedavi gerektiren ciddi bir sorunun habercisi olabilir.
3 hafta 3 ay arası kolik tarzında ağrı sıktır. Genelde öğle sonrası ve akşam saatlerinde olur.
Bazen hiçbir neden yokken de çocuk ağlayabilir.
Ne yapmalı?
Öncelikle bedensel güvenliği kontrol edin.
Solunumu düzenli mi kontrol edin.
Parmaklarını kontrol edin, parmaklar pembe ve sıcak olmalıdır. Parmaklara dolanan kıl veya saç, ağrı kaynağı olabilir.
Dudaklarını kontrol edin, dudakların pembe renkli olması gerekir.
Bebeğin ağrısız ve aç olmadığından emin olun
Uygun şekilde ve uygun aralıklarla beslediğinizden emin olun. Eğer bebeğiniz sık ve kısa aralıklarla acıkıyor ve beslenmesi gerekiyorsa, normal gelişimi ve beslenme düzeni hakkında doktorunuzdan yardım alınız
Vücudunda şişlik ,kızarıklık, döküntü ,ıslaklık olup olmadığını kontrol edin
Soğuk parmaklar, katlanmış kol veya bacaklar katlanmış kulak olup olmadığını kontrol edin.
Çok üşümüş veya aşırı sıcaklık duymadığından emin olun.(Oda ısını ve giyeceklerini kontrol edin) Eğer üşümeye bağlı olduğunu düşünüyorsanız oda ısısını ayarlayıp ek kıyafetler giydirin.
Aşırı gürültü, aşırı ışık ,odada her türlü duman(sigara,soba dumanı) var mı, kontrol edin.
Bebeğinizle konuşun, sesiniz yatıştırıcı olacaktır. Yalnızlık nedeniyle ağlayıp huysuzlandığında onunla temas etmek, kucaklamak ve konuşmak işe yarar.
Pozisyonunu değiştirin
Yumuşak teskin edici ,rahatlatıcı müzik dinletin. Bebeğinizi göğsünüze yakın tutun, kalp atışlarınız ,sesiniz ,cildiniz ,nefesiniz ,beden hareketlerininiz onu rahatlatır.
Güvenli oyuncakları görebileceği bir yere koyun. Onlarla oynasın.
Bebeğin ateşini ölçün , tepeden tırnağa olası bir yaralanma için kontrol edin.
Genital bölgeyi dikkatli bir şekilde inceleyin.
Bu tedavilere rağmen aşırı ağlama sona ermiyorsa 1 günden sonra doktorunuza başvurun
Eğer ağlamayla beraber ateş ,ishal kusma ,döküntü, solunum güçlüğü ve başka hastalık işaretleri varsa 1 gün beklemeden hemen doktorunuza başvurun.
Bu çocuklara da ne oldu, hiç evden çıkmıyorlar
Bu çocuklara da ne oldu, hiç evden çıkmıyorlar
Adını bile bilmediğimiz “Hikikomori” hastalığı bizim çocuklarımızı da etkiliyor. Eve kapanma olarak bilinen hastalık daha çok okul hayatında sıkılan, ailede sıcak ve samimi ilişkiler bulamayan, kendini kontrol edemeyen gençleri etkiliyor.
SJapon çocuklarını etkisi altına alan Hikikomori, sosyal yaşamdan elini ayağını çekmek olarak tanımlanan ruhsal bir hastalık. Hastalık kontrol altına alınmazsa ilerleyen sürede çocuklar ya kendilerine ya da etraftakilere ölümlere yol açan zararlar verebiliyor. Basit bir inziva gibi başlayıp; müzik dinlemek, bilgisayar başında zaman geçirmek, internette oyun oynamak, uyumak, okul veya dışarı çıkmaktan kaçınma gibi davranışlarla devam ediyor. Aynı zamanda kimseyle görüşmek istemediği gibi yemek yemeği ve temizlenmeyi de ihmal ediyor.
Aile önce ‘ders çalışıyor veya bir şeye üzüldü, müzik dinliyor, kardeşi ve babası ile anlaşamıyor bu yüzden odasında’ gibi bahaneler düşünüyor.
Çoğumuzun ilk defa duyduğu ve pek bilgi sahibi olmadığı bu hastalık, bizim toplumumuzu da etkisi altına almaya çoktan başladı. Ancak ailelerimiz bu konuda çok bilinçsiz. Çocuklar aşırıya kaçınca paçaları tutuşmuş bir vaziyette telefonunu, bilgisayarını, internetini elinden alacağını söylüyor; fakat nafile, genç aileyi kendine zarar vermekle, evden kaçmakla tehdit ediyor. Anne-baba geçeceğini düşünerek alttan almak zorunda kalıyor. Çünkü çocuk oda dışına çıkarılması, bilgisayardan uzaklaşması söz konusu olunca aşırı saldırgan ve öfkeli, mutsuz, çökkün oluyor. Sürekli aileyi taciz ediyor veya kendine etrafı tehdit edici davranışlar sergiliyor. Olay süreğenleştikçe de tedavi etmek daha da zorlaşıyor. Aile çocuğu kızdırmamak, üzmemek adına sabırla bekliyor; fakat genç gitgide elini ayağını gerçek hayattan, okuldan, alışverişten en önemlisi de insan insana ilişkilerden çekiyor.
Okul hayatında sıkılan, rekabetten hoşlanmayan, aile ile sıcak ve samimi ilişkilerin olmadığı, sıkıntıya tahammülsüz, yalnız büyümüş, her dediği yapılmış, erken yaşta teknolojiyi aşırı kullanıp, kendini kontrol etmeyi öğrenmemiş, insan ilişkilerinde kendine güvensiz gençler bu konuda riskli çocukları oluşturuyor.
Gençlerin giderek insanlardan uzaklaşması, gerçekle bağlarını çözmesi, kendine güvensizlik duyması ve hayatın anlamsızlaştığı düşünceleri çok ciddi bir psikiyatrik hastalığın oluşmasının ilk belirtileri olabiliyor.
Konuyu uzmanlarla görüştüğümüzde aslında çok da farklı şeyler söylemiyorlar. Çünkü henüz hastalık ülkemizde pek tanınmıyor. Ama böyle giderse tez zamanda duymayan kalmayacak. Aman ha tedbirinizi alın, çoluk çocuğunuzun odalarına kapanmasına izin vermeyin.
Adını bile bilmediğimiz “Hikikomori” hastalığı bizim çocuklarımızı da etkiliyor. Eve kapanma olarak bilinen hastalık daha çok okul hayatında sıkılan, ailede sıcak ve samimi ilişkiler bulamayan, kendini kontrol edemeyen gençleri etkiliyor.
SJapon çocuklarını etkisi altına alan Hikikomori, sosyal yaşamdan elini ayağını çekmek olarak tanımlanan ruhsal bir hastalık. Hastalık kontrol altına alınmazsa ilerleyen sürede çocuklar ya kendilerine ya da etraftakilere ölümlere yol açan zararlar verebiliyor. Basit bir inziva gibi başlayıp; müzik dinlemek, bilgisayar başında zaman geçirmek, internette oyun oynamak, uyumak, okul veya dışarı çıkmaktan kaçınma gibi davranışlarla devam ediyor. Aynı zamanda kimseyle görüşmek istemediği gibi yemek yemeği ve temizlenmeyi de ihmal ediyor.
Aile önce ‘ders çalışıyor veya bir şeye üzüldü, müzik dinliyor, kardeşi ve babası ile anlaşamıyor bu yüzden odasında’ gibi bahaneler düşünüyor.
Çoğumuzun ilk defa duyduğu ve pek bilgi sahibi olmadığı bu hastalık, bizim toplumumuzu da etkisi altına almaya çoktan başladı. Ancak ailelerimiz bu konuda çok bilinçsiz. Çocuklar aşırıya kaçınca paçaları tutuşmuş bir vaziyette telefonunu, bilgisayarını, internetini elinden alacağını söylüyor; fakat nafile, genç aileyi kendine zarar vermekle, evden kaçmakla tehdit ediyor. Anne-baba geçeceğini düşünerek alttan almak zorunda kalıyor. Çünkü çocuk oda dışına çıkarılması, bilgisayardan uzaklaşması söz konusu olunca aşırı saldırgan ve öfkeli, mutsuz, çökkün oluyor. Sürekli aileyi taciz ediyor veya kendine etrafı tehdit edici davranışlar sergiliyor. Olay süreğenleştikçe de tedavi etmek daha da zorlaşıyor. Aile çocuğu kızdırmamak, üzmemek adına sabırla bekliyor; fakat genç gitgide elini ayağını gerçek hayattan, okuldan, alışverişten en önemlisi de insan insana ilişkilerden çekiyor.
Okul hayatında sıkılan, rekabetten hoşlanmayan, aile ile sıcak ve samimi ilişkilerin olmadığı, sıkıntıya tahammülsüz, yalnız büyümüş, her dediği yapılmış, erken yaşta teknolojiyi aşırı kullanıp, kendini kontrol etmeyi öğrenmemiş, insan ilişkilerinde kendine güvensiz gençler bu konuda riskli çocukları oluşturuyor.
Gençlerin giderek insanlardan uzaklaşması, gerçekle bağlarını çözmesi, kendine güvensizlik duyması ve hayatın anlamsızlaştığı düşünceleri çok ciddi bir psikiyatrik hastalığın oluşmasının ilk belirtileri olabiliyor.
Konuyu uzmanlarla görüştüğümüzde aslında çok da farklı şeyler söylemiyorlar. Çünkü henüz hastalık ülkemizde pek tanınmıyor. Ama böyle giderse tez zamanda duymayan kalmayacak. Aman ha tedbirinizi alın, çoluk çocuğunuzun odalarına kapanmasına izin vermeyin.
3 Aralık 2007 Pazartesi
Bademcikler ne zaman alınmalı
Bademcikler ağzımızın arka tarafında dil kökünün her iki yanında yerleşmiş lenf bezleridir. Ancak çocuklarda bademciklerin iri olması horlama ve anjin gibi problemlere yol açabiliyor. Bu noktada tek yapılması gereken ameliyatla bademcikleri almak. Oysa “ameliyat” sözcüğünün kendisi bile insanı ürkütmeye yetiyor.
Ameliyat olması gereken eğer bir çocuksa, durum anne ve baba açısından daha da endişe verici olabiliyor. Geçmiş ameliyat teknikleri düşünüldüğünde aileler pek de haksız sayılmaz aslında. Ancak günümüz teknolojisinde bu durum artık geçerli değil.
Acıbadem Hastanesi Kadıköy Kulak-Burun-Boğaz hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Hasan Tanyeri bademciklerin vücuda olumsuz etkileri konusunda bakın neler anlatıyor:
“Özellikle çocuklarda yapısal olarak zaten dar olan havayolunu tıkayan en önemli sebep geniz eti ve bademciklerdir. Çocuklarda uykuda nefes zorluklarının tüm dünyaca kabul edilmiş tedavisi bademciklerin ve geniz etinin alınmasıdır. Bademcikler ve geniz eti, (büyük olmasa da) yüksek ateşle seyreden sık iltihaplanma durumlarında çocukları kalp ve eklem romatizması riski altında bırakır. Bu grupta da bademcik ve geniz eti ameliyatları uygulanır.”
Ne zaman alınmalı?
Bademcikler irileşmeleri halinde boğazın çapını daraltarak horlamaya ve daha ileri daralma halinde uykuda nefes tıkanmalarına neden oluyor. Bu durum hem çocuklar hem de yetişkinler için geçerli. Ancak durum çocuklar için çok daha büyük tehlikeler yaratabiliyor.
Çocuklarda horlama, huzursuz uyku, gece terlemeleri gibi belirtilerle ortaya çıkan bu durum, büyüme ve gelişmede geri kalmaya, saldırganlık, huysuzluk gibi kişilik değişikliklerine, öğrenme güçlüklerine sebebiyet veriyor. Doç. Dr. Tanyeri konuyla ilgili şunları söylüyor:
“Bu istenmeyen durumlar tıkanan nefes yolundan havanın geçememesi ve akciğerden kana karışan oksijenin azalması ile dokulara ve beyne kısa bir süre için oksijenin ulaşamaması nedeniyle olmaktadır. Bu sebeple ameliyat gerekmektedir. Bu ameliyatın başarısı çok yüksek düzeydedir. Çocuklarda hemen bir rahatlama, kişiliklerinde, gelişme ve büyümelerinde olumlu değişiklikler hemen görülebilmektedir.”
Ameliyat yöntemleri
Bademcikler ve geniz eti ameliyatları için günümüzde birçok seçenek var:
Klasik yöntem
Bistüri ve makas gibi keskin aletlerle ve bademciği alttaki kas tabakasından ayırmaya yarayan mekanik aletlerle yapılan ameliyat yüzyılı aşkın süredir uygulanıyor. Eskiden beri kullanılan ve alışılmış bir yöntem olması, bademcikleri tam olarak çıkarması bir avantaj teşkil ediyor. Zaman zaman kanamaya ve yemek yerken ağrıya yol açıyor. Hem kronik bademcik iltihaplarında, hem de uykuda nefes durması ve horlama tedavisinde kullanılıyor.
Elektrokoter yöntemi
Bu yöntemde keskin aletler yerine elektrik akımı kullanılıyor. Bu yöntem ile bademcikler tam olarak çıkartılıyor. Kanamanın çok daha az görülmesi ve daha çabuk iyileşme sağlanması en büyük avantajı. Ancak ameliyat sonrası yutkunurken ağrı oluyor. Hem kronik bademcik iltihaplarında hem de uykuda nefes durması ve horlama tedavisinde uygulanabilen bir yöntem.
Coblator yöntemi
Coblator radyofrekans enerjisi ile dokuları buharlaştırabilen bir cihaz. Bu cihaz ile bademciklerin büyük kısmını almak mümkün. Kanama ve ağrı nerdeyse hiç görülmüyor ve iyileşme çok çabuk sağlanıyor. Özellikle boğazı tıkayıcı büyüklükteki bademciklerin küçültülmesi, kronik bademcik iltihaplarında hastalıklı dokunun büyük ölçüde ortadan kaldırılması amacıyla kullanılıyor. Ayrıca bademciklere bağlı ağız kokusu şikayetlerinde erişkinlerde de koku yapan dokunun ortadan kaldırılması amacıyla da kullanılıyor.
Somnus radyofrekans yöntemi
Radyofrekans klasik ameliyatların dezavantajlarını ortadan kaldıran bir yöntem. Doç. Dr. Tanyeri yöntemle ilgili şu bilgileri veriyor:
“Havayolunda genişlemeyi sağlarken, bu işi ağrısız başarmaktadır. Radyofrekans enerjisi veren bir Somnus adlı cihaza bağlı iğne bademciklere batırılmaktadır. Bu iğne yoluyla verilen radyofrekans enerjisi bademciklerin büzüşmesine ve boyut olarak küçülmesine neden olur. Araştırmalar bu yöntemle hava yolunda yüzde 70-80 genişleme sağlanabildiğini göstermiştir. Erişkinlerde ve büyük çocuklarda bu yöntem genel anestezi verilmeden de uygulanabilmektedir. Uygulama sonrasında ağrı olmamaktadır. Bu da normal yemek alışkanlıklarına dönmeyi kolaylaştırmakta, çocuklarda ve ailede ameliyat sonrası huzursuzlukları önlemektedir. Hastalıklı olmayan ancak büyük olan bademciklerin çıkarılmayıp sadece küçültülmesi amaca uygun tedavi sağlamaktadır.”
Geniz eti sorununda shaver yöntemi
Bademcik kadar önemli olan bir diğer sorun ise geniz eti. Doç. Dr. Tanyeri en yeni geniz eti ameliyatı konusunda şunları söylüyor:
“Geniz etinin alınmasında ise uzun yıllar parmakla geniz etinin yoklanarak körlemesine tıraşlaması yöntemi uygulanmıştır. Hala uygulanan bu yöntemin yerine kliniğimizde endoskopik görüş altında shaver (tıraşlama) cihazı kullanılmaktadır. Endoskopun sağladığı net görüntü geniz etinin tam ve gerektiği kadar çıkarılmasına izin vermektedir. Kör yönteme göre çok daha hassas çalışılabilmekte, etraf dokulara zarar verilmemektedir. Hiç kalıntı bırakılmadığından geniz etinin tekrar oluşması gibi bir durum görülmemektedir. Çevre dokulara zarar verilmediğinden ağrı olmamakta ve çok çabuk iyileşme olmaktadır.”
Ameliyat olması gereken eğer bir çocuksa, durum anne ve baba açısından daha da endişe verici olabiliyor. Geçmiş ameliyat teknikleri düşünüldüğünde aileler pek de haksız sayılmaz aslında. Ancak günümüz teknolojisinde bu durum artık geçerli değil.
Acıbadem Hastanesi Kadıköy Kulak-Burun-Boğaz hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Hasan Tanyeri bademciklerin vücuda olumsuz etkileri konusunda bakın neler anlatıyor:
“Özellikle çocuklarda yapısal olarak zaten dar olan havayolunu tıkayan en önemli sebep geniz eti ve bademciklerdir. Çocuklarda uykuda nefes zorluklarının tüm dünyaca kabul edilmiş tedavisi bademciklerin ve geniz etinin alınmasıdır. Bademcikler ve geniz eti, (büyük olmasa da) yüksek ateşle seyreden sık iltihaplanma durumlarında çocukları kalp ve eklem romatizması riski altında bırakır. Bu grupta da bademcik ve geniz eti ameliyatları uygulanır.”
Ne zaman alınmalı?
Bademcikler irileşmeleri halinde boğazın çapını daraltarak horlamaya ve daha ileri daralma halinde uykuda nefes tıkanmalarına neden oluyor. Bu durum hem çocuklar hem de yetişkinler için geçerli. Ancak durum çocuklar için çok daha büyük tehlikeler yaratabiliyor.
Çocuklarda horlama, huzursuz uyku, gece terlemeleri gibi belirtilerle ortaya çıkan bu durum, büyüme ve gelişmede geri kalmaya, saldırganlık, huysuzluk gibi kişilik değişikliklerine, öğrenme güçlüklerine sebebiyet veriyor. Doç. Dr. Tanyeri konuyla ilgili şunları söylüyor:
“Bu istenmeyen durumlar tıkanan nefes yolundan havanın geçememesi ve akciğerden kana karışan oksijenin azalması ile dokulara ve beyne kısa bir süre için oksijenin ulaşamaması nedeniyle olmaktadır. Bu sebeple ameliyat gerekmektedir. Bu ameliyatın başarısı çok yüksek düzeydedir. Çocuklarda hemen bir rahatlama, kişiliklerinde, gelişme ve büyümelerinde olumlu değişiklikler hemen görülebilmektedir.”
Ameliyat yöntemleri
Bademcikler ve geniz eti ameliyatları için günümüzde birçok seçenek var:
Klasik yöntem
Bistüri ve makas gibi keskin aletlerle ve bademciği alttaki kas tabakasından ayırmaya yarayan mekanik aletlerle yapılan ameliyat yüzyılı aşkın süredir uygulanıyor. Eskiden beri kullanılan ve alışılmış bir yöntem olması, bademcikleri tam olarak çıkarması bir avantaj teşkil ediyor. Zaman zaman kanamaya ve yemek yerken ağrıya yol açıyor. Hem kronik bademcik iltihaplarında, hem de uykuda nefes durması ve horlama tedavisinde kullanılıyor.
Elektrokoter yöntemi
Bu yöntemde keskin aletler yerine elektrik akımı kullanılıyor. Bu yöntem ile bademcikler tam olarak çıkartılıyor. Kanamanın çok daha az görülmesi ve daha çabuk iyileşme sağlanması en büyük avantajı. Ancak ameliyat sonrası yutkunurken ağrı oluyor. Hem kronik bademcik iltihaplarında hem de uykuda nefes durması ve horlama tedavisinde uygulanabilen bir yöntem.
Coblator yöntemi
Coblator radyofrekans enerjisi ile dokuları buharlaştırabilen bir cihaz. Bu cihaz ile bademciklerin büyük kısmını almak mümkün. Kanama ve ağrı nerdeyse hiç görülmüyor ve iyileşme çok çabuk sağlanıyor. Özellikle boğazı tıkayıcı büyüklükteki bademciklerin küçültülmesi, kronik bademcik iltihaplarında hastalıklı dokunun büyük ölçüde ortadan kaldırılması amacıyla kullanılıyor. Ayrıca bademciklere bağlı ağız kokusu şikayetlerinde erişkinlerde de koku yapan dokunun ortadan kaldırılması amacıyla da kullanılıyor.
Somnus radyofrekans yöntemi
Radyofrekans klasik ameliyatların dezavantajlarını ortadan kaldıran bir yöntem. Doç. Dr. Tanyeri yöntemle ilgili şu bilgileri veriyor:
“Havayolunda genişlemeyi sağlarken, bu işi ağrısız başarmaktadır. Radyofrekans enerjisi veren bir Somnus adlı cihaza bağlı iğne bademciklere batırılmaktadır. Bu iğne yoluyla verilen radyofrekans enerjisi bademciklerin büzüşmesine ve boyut olarak küçülmesine neden olur. Araştırmalar bu yöntemle hava yolunda yüzde 70-80 genişleme sağlanabildiğini göstermiştir. Erişkinlerde ve büyük çocuklarda bu yöntem genel anestezi verilmeden de uygulanabilmektedir. Uygulama sonrasında ağrı olmamaktadır. Bu da normal yemek alışkanlıklarına dönmeyi kolaylaştırmakta, çocuklarda ve ailede ameliyat sonrası huzursuzlukları önlemektedir. Hastalıklı olmayan ancak büyük olan bademciklerin çıkarılmayıp sadece küçültülmesi amaca uygun tedavi sağlamaktadır.”
Geniz eti sorununda shaver yöntemi
Bademcik kadar önemli olan bir diğer sorun ise geniz eti. Doç. Dr. Tanyeri en yeni geniz eti ameliyatı konusunda şunları söylüyor:
“Geniz etinin alınmasında ise uzun yıllar parmakla geniz etinin yoklanarak körlemesine tıraşlaması yöntemi uygulanmıştır. Hala uygulanan bu yöntemin yerine kliniğimizde endoskopik görüş altında shaver (tıraşlama) cihazı kullanılmaktadır. Endoskopun sağladığı net görüntü geniz etinin tam ve gerektiği kadar çıkarılmasına izin vermektedir. Kör yönteme göre çok daha hassas çalışılabilmekte, etraf dokulara zarar verilmemektedir. Hiç kalıntı bırakılmadığından geniz etinin tekrar oluşması gibi bir durum görülmemektedir. Çevre dokulara zarar verilmediğinden ağrı olmamakta ve çok çabuk iyileşme olmaktadır.”
Beden dili sana ne anlatıyor (buketforum)
Hoşlandığınız erkek sizin hakkınızda ne düşünüyor? Bu sorunun cevabını bulmak için beden diline dikkat etmeniz yeterli...
Sonunda rüyalarınızın erkeğine rastladınız. Ama onun duygularından bir türlü emin olamıyorsunuz, bu yüzden de ona açılamıyorsunuz. Bir gün sizi sevdiğini bir gün de sizden nefret etttiğini düşünüyorsunuz. Öyleyse beden dilinin size gönderdiği sinyalleri dikkate alın ve onun duygularını keşfetmeye çalışın. Yalan söylüyor Beden dili Sizinle konuşurken gözlerini sürekli kaçırıyor, yüzüne bakamıyor. Ayrıca arada bir alnını ve saçlarını kaşıyor, dudaklarıyla oynuyor...
Ne demek istiyor?
Gözlerini sizden kaçırması sizden hoşlandığını ve bunu belli etmekten çekindiği anlamına gelir. Fakat, eğer onu uzun süreden beri tanıyorsanız ve hareketlerinde ani bir değişiklikle gözlerini sizden kaçırmaya başladıysa ondan şüphelenebilirsiniz. Ayrıca saçları ve dudakları ile oynaması vakit kazanmaya ve yalan söylemeye çalıştığını gösteriyor olabilir. Bu durumda onu sorularınızla sıkıştırabilirsiniz.
“Sadece senin”
Beden dili
Sürekli etrafınızda dolaşıyor. Yanınızdayken gözlerini sizden ayıramıyor. Sizi dinlerken başıyla söylediklerinizi onaylıyor. Yüzü ve vücudu size dönük duruyor.
Ne demek istiyor?
Belki tişörtünün üstünde “seninim” yazmıyor ama emin ol ki, sizden başka hiçbir şey düşünmüyor! Sizi önemsiyor ve bunu belli etmek için elinden gelen her şeyi yapıyor. Sizi daha yakından tanımak istiyor. Ona bir şans vermeye ne dersiniz?
Senin yanında mutlu
Beden dili
İçinden geldiği gibi davranıyor. Yorgunsa koltuğa yığılıp kalıveriyor. Siz ona birşey anlatırken o çevresiyle ilgileniyor ya da televizyon izliyor. Tamamen “umursamıyorum” havalarında...
Ne demek istiyor?
Korkacak bir durum yok! Bu hareketleri sizin yanınızda çok rahat hissettiğinin bir göstergesi. Sizin de kendinizi rahat hissetmenizi ve olduğunuz gibi hareket etmenizi istiyor. Sizden hoşlanıyor olabilir. Ama sizi sadece arkadaş olarak görme ihtimali de var. Bu konuyu onunla hiç çekinmeden konuşabilirsiniz.
Emin değil
Beden dili
Hareketleri sürekli değişiyor! Bir bakıyorsunuz sizi görmezden geliyor, bir bakıyorsunuz yanınızda...Bazen anlattıklarınızı ilgiyle dinlerken, bazen sanki başka bir yerdeymiş gibi davranıyor.
Ne demek istiyor?
Sizinle ilgileniyormuş gibi görünüyor ama bundan bir türlü emin olamıyorsunuz. Nedeni çok basit çünkü o da emin değil! Size karşı ne hissettiğini bilmiyor. Bu durumda yapmanız gereken onu sıkıştırmak değil, ona zaman tanımak olmalı. Onunla ilgilendiğinizi çok fazla göstermezseniz kazanan taraf olabilirsiniz.
Arkadaş kalmak istiyor
Beden dili
Göz kontağından çekinmiyor. Sizin yanınızda rahat davranıyor. Elleri cebinde duruyor. Sizinle vakit geçirmekten hoşlandığını dile getirmekten çekinmiyor.
Ne demek istiyor?
Size iyi haberlerimiz yok! Bu büyük bir ihtimalle “Dünya ahiret bacımsın” vakası. Onun hareketlerini biraz daha inceleyin. Yanındayken aşk konularını açın, ona sizden hoşlanan erkeklerden bahsedin. Bu konulardan konuşmaktan sıkılıyorsa sizin için ümit var demektir.
alıntıdır
Sonunda rüyalarınızın erkeğine rastladınız. Ama onun duygularından bir türlü emin olamıyorsunuz, bu yüzden de ona açılamıyorsunuz. Bir gün sizi sevdiğini bir gün de sizden nefret etttiğini düşünüyorsunuz. Öyleyse beden dilinin size gönderdiği sinyalleri dikkate alın ve onun duygularını keşfetmeye çalışın. Yalan söylüyor Beden dili Sizinle konuşurken gözlerini sürekli kaçırıyor, yüzüne bakamıyor. Ayrıca arada bir alnını ve saçlarını kaşıyor, dudaklarıyla oynuyor...
Ne demek istiyor?
Gözlerini sizden kaçırması sizden hoşlandığını ve bunu belli etmekten çekindiği anlamına gelir. Fakat, eğer onu uzun süreden beri tanıyorsanız ve hareketlerinde ani bir değişiklikle gözlerini sizden kaçırmaya başladıysa ondan şüphelenebilirsiniz. Ayrıca saçları ve dudakları ile oynaması vakit kazanmaya ve yalan söylemeye çalıştığını gösteriyor olabilir. Bu durumda onu sorularınızla sıkıştırabilirsiniz.
“Sadece senin”
Beden dili
Sürekli etrafınızda dolaşıyor. Yanınızdayken gözlerini sizden ayıramıyor. Sizi dinlerken başıyla söylediklerinizi onaylıyor. Yüzü ve vücudu size dönük duruyor.
Ne demek istiyor?
Belki tişörtünün üstünde “seninim” yazmıyor ama emin ol ki, sizden başka hiçbir şey düşünmüyor! Sizi önemsiyor ve bunu belli etmek için elinden gelen her şeyi yapıyor. Sizi daha yakından tanımak istiyor. Ona bir şans vermeye ne dersiniz?
Senin yanında mutlu
Beden dili
İçinden geldiği gibi davranıyor. Yorgunsa koltuğa yığılıp kalıveriyor. Siz ona birşey anlatırken o çevresiyle ilgileniyor ya da televizyon izliyor. Tamamen “umursamıyorum” havalarında...
Ne demek istiyor?
Korkacak bir durum yok! Bu hareketleri sizin yanınızda çok rahat hissettiğinin bir göstergesi. Sizin de kendinizi rahat hissetmenizi ve olduğunuz gibi hareket etmenizi istiyor. Sizden hoşlanıyor olabilir. Ama sizi sadece arkadaş olarak görme ihtimali de var. Bu konuyu onunla hiç çekinmeden konuşabilirsiniz.
Emin değil
Beden dili
Hareketleri sürekli değişiyor! Bir bakıyorsunuz sizi görmezden geliyor, bir bakıyorsunuz yanınızda...Bazen anlattıklarınızı ilgiyle dinlerken, bazen sanki başka bir yerdeymiş gibi davranıyor.
Ne demek istiyor?
Sizinle ilgileniyormuş gibi görünüyor ama bundan bir türlü emin olamıyorsunuz. Nedeni çok basit çünkü o da emin değil! Size karşı ne hissettiğini bilmiyor. Bu durumda yapmanız gereken onu sıkıştırmak değil, ona zaman tanımak olmalı. Onunla ilgilendiğinizi çok fazla göstermezseniz kazanan taraf olabilirsiniz.
Arkadaş kalmak istiyor
Beden dili
Göz kontağından çekinmiyor. Sizin yanınızda rahat davranıyor. Elleri cebinde duruyor. Sizinle vakit geçirmekten hoşlandığını dile getirmekten çekinmiyor.
Ne demek istiyor?
Size iyi haberlerimiz yok! Bu büyük bir ihtimalle “Dünya ahiret bacımsın” vakası. Onun hareketlerini biraz daha inceleyin. Yanındayken aşk konularını açın, ona sizden hoşlanan erkeklerden bahsedin. Bu konulardan konuşmaktan sıkılıyorsa sizin için ümit var demektir.
alıntıdır
2 Aralık 2007 Pazar
Seks tarzınız ne? (buketforum)
Cinsel hayatı sıkıcılıktan kurtarmak herkes için önemlidir. Her seferinde aynı ritüelleri uygulayıp aynı sonuçlara varmaktan sıkıldıysanız bu rutinden kurtulmanız için birkaç seçenek sunuyoruz.
Sizin tarzınız hangisi?
DUYGUSAL SEKS
Tatmak, koklamak, dokunmak... Cinselliği bütün duyularınızla yaşamak istiyorsunuz. Birbirinizin vücudunu, arzularını keşfetmek... Birazcık merak ve zaman ayırarak uzun zamandır tanıdığınız bir erkekle bile yeni heyecanlar hissedebilirsiniz.
Havaya sokmak için:
Gün içinde ufak tefek adımlarla onu istediğiniz kıvama getirebilirsiniz. Bunun için, başka şeyler peşinde koşmanız gerekmeyen hafta sonlarını tercih etmelisiniz. Sabah birlikte duş almak, saunaya gitmek, omuzlarına masaj yapmak yumuşak seks için güzel birer hazırlık yerine geçer.
İpek ve saten:
Baş başa kalmadan önce uygun müzik ve mumlar sayesinde rahat ve çekici bir ortam yaratın. Saten ya da ipekten yapılmış gecelikler giyin, bırakın bu çekici kumaşları sizin üstünüzden o çıkarsın. Bu kumaşların verdiği hissi hem siz hem de o çok seveceksiniz.
Adım adım:
Erotizmin havada hissedilmesini sağlayın. O konuşurken siz kendinizi okşayın. Bakışlarını istediğiniz vücut bölgelerine doğru yönlendirin. Isınma programı: Zevki yaşamak istediğiniz tarafa doğru yönlendirin. Köpüklü bir banyo mu? Su küvete dolarken, siz ipek kimononuzla ortalıkta dolaşıp etrafa tütsüler yardımıyla aromatik kokular yayılmasıyla ilgilenin. Odanın içinde ihtiyacınız olan her şeyin hazır bulunmasını sağlayın: kumaşlar, kayganlaştırıcı jeller, losyonlar, masaj yağları, tüyler...
Değişiklik:
Bilinmeyen yüzlerinizi göstererek sizi yeniden keşfetmesini sağlayın. Daha önce yapmadığınız ufacık bir şey: Hep gözleriniz kapalı mı öpüşürsünüz, açık tutun ya da normalde yüksek sesli mi sevişirsiniz, sessiz olun. Sonra da bunu nasıl bulduğunu sorun: Hoşuna gitmiş mi? Böyle mi devam etmelisiniz?
Sonuç:
Duyularınız bu ufacık değişiklikle tam uyanıklığa geçecek. Yönetmen asistanı: Kendinize yakın arkadaşlarınız arasından bir yardımcı seçin. Sevgilinize romantik bir sürpriz hazırlamak istediğinizi söyleyin ve bir film seti yaratırmış gibi organize olun. Siz yokken, evinizde atmosfer yaratma işiyle ilgilensin: Banyoyu suyla doldursun, mumları yaksın, dans edebilecek bir alan için eşyaları kenara çeksin. Ayrıntılardan bahsetmeseniz de olur.
VAHŞİ SEKS
Alışılmışın dışında bir şeyler yapmak istiyorsunuz, çok da yumuşak olmasın, biraz güç gösterisi olsun istiyor canınız: ısırmalı öpücükler, sert dokunuşlar istiyorsunuz...
Havaya sokmak için:
Ufak bir çekişme uyarıcı olabilir: tuttuğu takım yenilmiş ya da bir tanıdığınız, sevgilinizin burnunun büyük olduğunu düşünüyor... Bu konulardan bir miktar bahsettikten sonra gülmeye ve onu öpmeye başlayın. Öfkenin yarattığı adrenalin ve gülme hormonu endorfinin birleşimi sert seks için mükemmel karışımdır.
Kıskançlık:
Kıskançlık, tutku çorbasının tuzu gibidir. Alışverişte, barda ya da restoranda dozunu fazla kaçırmamak şartıyla başka bir adamla flört edin. Arkadaşlarından biri hakkında olumlu bir görüş belirtin. Sonrasında ona dokunarak "Bir şeyin mi var?" diye sorun. Rekabet hissi testosteron akışını hızlandıracak. Bir yarışma sahneye koyun: Bilek güreşinde kazanacağınızı iddia edin ya da 30 saniyede sizi soyamayacağını... Yarışma hissi erkeklerde en yüksek performansın ortaya konmasını sağlar.
Yakın dövüş:
Alt dudağı emmek, enseyi ısırmak gibi ayrıntılar, "Bugün mayışmak yok" mesajının iletilmesi için en iyi sinyallerdir. Göğüs ucunu sıkıştırmak, üst kolunu sıkmak, poposuna bir şaplak atmak da sert seks isteğinizi açığa çıkartır. Sonunda kendinizi halının üstünde, nefes nefese ve terlemiş şekilde bulabilirsiniz.
SPONTANE SEKS
Onu hemen şu anda istiyorsunuz. O an olduğunuz yer neresi olursa olsun fark etmez. Gizlilik hissi erotizmin yükselmesine sebep olur, zevk için önemli bir kamçıdır.
Havaya sokmak için:
Spontane seks için de olsa bazı şeyleri önceden planlamanız, en iyi koşulların ne olduğunu düşünmeniz gerekebilir. Hava sıcaklığından, çevrede bulunabilecek insanlara, pratik kıyafetlere kadar bir sürü ayrıntıyı hesaba katmanız gerekecektir. Ya da bir partide, ev sahibinizin yatak odasında, evin kilerinde, merdivenlerde nasıl yapabilirsiniz?
Arabada:
Günün hangi saatinde, nereye park etmeli? Bu planların avantajı ise uygun koşulları bulduğunuzda ortaya çıkacaktır. Erkekler her zaman seks isterler mi?: Onun nasıl bir havada olduğuna dikkat etmeyi unutmayın. Çiftler arasında iki tarafın aynı anda istemesi fenomeni vardır. Dikkatini çekmeyi ve onayını almayı başardıysanız onu istediğiniz tarafa doğru yönlendirin. Koşulların uygun olduğunu tespit ettiniz. "Sence şimdi burada birlikte olsak nasıl olurdu?" gibi sorularla uğraşmayın. Direkt öpmeye ve dokunmaya başlayın. Çoğu zaman sözcüklerin anlamsızlaştırdığını davranışlar manalı kılabilir. Ellerinizi bacak arasına sokun ve arzunuzu belli edin. Zor pozisyonlarla uğraşmayın: En iyisi sizin bir miktar yüksekte durabileceğiniz merdiven, basamak gibi yerler ya da sabit koltuklar, sandıklar, masa tenisi masaları gibi eşyalardan faydalanmaya bakın. Bu tecrübeden ikiniz de memnun kalırsanız ilerde risk almaktaki cesaretinizde gözle görülür bir artış olacaktır.
TABUSUZ SEKS
Erotik bir oyun içersinde farklı rollere bürünmek nasıl olurdu? Birileri sizi seyrederken birlikte olmak ister miydiniz? Üstünüzdeki tek kıyafet jartiyerken göğüs uçlarınzın çevresini meyvalı dudak koruyucu sürseniz sevgiliniz nasıl etkilenir?
Havaya sokmak için:
Evinizde ortalıkta erotik dergiler bırakın ya da önceden kararlaştırdığınız komedi filmi yerine erotik bir film kiralayarak ona süpriz yapın.
Sesli oyunlar:
Telefonda konuşuyorsunuz. Kimse sizi dinlemiyor, utanacak hiçbir şey yok. Gözlerinizi kapatın ve aklınıza gelen soruları sormaya başlayın. "Çırılçıplak önünde diz çöksem ne yaparsın?" "Seni ellerinden yatağa bağlayıp aklıma geleni yapsam hoşuna gider miydi? Neler yapmamı isterdin?" Telefon konuşmasından sonraki görüşmeniz heyecanlı olacaktır.
Adım adım:
Cinsel hayatınızı bir gecede komple değiştiremezsiniz. Hayalinizdeki her şeyi bir kerede gerçekleştirmeye çalışmayın. Ufak tefek değişikliklerden başlayın, fetiş eşyaların olabilir mesela, ya da başka rollere bürünme oyunları, birbirinizi fazla zorlamayın. Erkekler her zaman pohpohlanmak ister. Deneysel seks de buna dahildir. İyi yaptığı her şeyi övün. Bir yandan da hoşunuza gitmeyenlerin üstünde çok fazla durmayın ama bunun sizin zevkiniz olmadığını fark etmesini sağlayın.
ALINTI
Sizin tarzınız hangisi?
DUYGUSAL SEKS
Tatmak, koklamak, dokunmak... Cinselliği bütün duyularınızla yaşamak istiyorsunuz. Birbirinizin vücudunu, arzularını keşfetmek... Birazcık merak ve zaman ayırarak uzun zamandır tanıdığınız bir erkekle bile yeni heyecanlar hissedebilirsiniz.
Havaya sokmak için:
Gün içinde ufak tefek adımlarla onu istediğiniz kıvama getirebilirsiniz. Bunun için, başka şeyler peşinde koşmanız gerekmeyen hafta sonlarını tercih etmelisiniz. Sabah birlikte duş almak, saunaya gitmek, omuzlarına masaj yapmak yumuşak seks için güzel birer hazırlık yerine geçer.
İpek ve saten:
Baş başa kalmadan önce uygun müzik ve mumlar sayesinde rahat ve çekici bir ortam yaratın. Saten ya da ipekten yapılmış gecelikler giyin, bırakın bu çekici kumaşları sizin üstünüzden o çıkarsın. Bu kumaşların verdiği hissi hem siz hem de o çok seveceksiniz.
Adım adım:
Erotizmin havada hissedilmesini sağlayın. O konuşurken siz kendinizi okşayın. Bakışlarını istediğiniz vücut bölgelerine doğru yönlendirin. Isınma programı: Zevki yaşamak istediğiniz tarafa doğru yönlendirin. Köpüklü bir banyo mu? Su küvete dolarken, siz ipek kimononuzla ortalıkta dolaşıp etrafa tütsüler yardımıyla aromatik kokular yayılmasıyla ilgilenin. Odanın içinde ihtiyacınız olan her şeyin hazır bulunmasını sağlayın: kumaşlar, kayganlaştırıcı jeller, losyonlar, masaj yağları, tüyler...
Değişiklik:
Bilinmeyen yüzlerinizi göstererek sizi yeniden keşfetmesini sağlayın. Daha önce yapmadığınız ufacık bir şey: Hep gözleriniz kapalı mı öpüşürsünüz, açık tutun ya da normalde yüksek sesli mi sevişirsiniz, sessiz olun. Sonra da bunu nasıl bulduğunu sorun: Hoşuna gitmiş mi? Böyle mi devam etmelisiniz?
Sonuç:
Duyularınız bu ufacık değişiklikle tam uyanıklığa geçecek. Yönetmen asistanı: Kendinize yakın arkadaşlarınız arasından bir yardımcı seçin. Sevgilinize romantik bir sürpriz hazırlamak istediğinizi söyleyin ve bir film seti yaratırmış gibi organize olun. Siz yokken, evinizde atmosfer yaratma işiyle ilgilensin: Banyoyu suyla doldursun, mumları yaksın, dans edebilecek bir alan için eşyaları kenara çeksin. Ayrıntılardan bahsetmeseniz de olur.
VAHŞİ SEKS
Alışılmışın dışında bir şeyler yapmak istiyorsunuz, çok da yumuşak olmasın, biraz güç gösterisi olsun istiyor canınız: ısırmalı öpücükler, sert dokunuşlar istiyorsunuz...
Havaya sokmak için:
Ufak bir çekişme uyarıcı olabilir: tuttuğu takım yenilmiş ya da bir tanıdığınız, sevgilinizin burnunun büyük olduğunu düşünüyor... Bu konulardan bir miktar bahsettikten sonra gülmeye ve onu öpmeye başlayın. Öfkenin yarattığı adrenalin ve gülme hormonu endorfinin birleşimi sert seks için mükemmel karışımdır.
Kıskançlık:
Kıskançlık, tutku çorbasının tuzu gibidir. Alışverişte, barda ya da restoranda dozunu fazla kaçırmamak şartıyla başka bir adamla flört edin. Arkadaşlarından biri hakkında olumlu bir görüş belirtin. Sonrasında ona dokunarak "Bir şeyin mi var?" diye sorun. Rekabet hissi testosteron akışını hızlandıracak. Bir yarışma sahneye koyun: Bilek güreşinde kazanacağınızı iddia edin ya da 30 saniyede sizi soyamayacağını... Yarışma hissi erkeklerde en yüksek performansın ortaya konmasını sağlar.
Yakın dövüş:
Alt dudağı emmek, enseyi ısırmak gibi ayrıntılar, "Bugün mayışmak yok" mesajının iletilmesi için en iyi sinyallerdir. Göğüs ucunu sıkıştırmak, üst kolunu sıkmak, poposuna bir şaplak atmak da sert seks isteğinizi açığa çıkartır. Sonunda kendinizi halının üstünde, nefes nefese ve terlemiş şekilde bulabilirsiniz.
SPONTANE SEKS
Onu hemen şu anda istiyorsunuz. O an olduğunuz yer neresi olursa olsun fark etmez. Gizlilik hissi erotizmin yükselmesine sebep olur, zevk için önemli bir kamçıdır.
Havaya sokmak için:
Spontane seks için de olsa bazı şeyleri önceden planlamanız, en iyi koşulların ne olduğunu düşünmeniz gerekebilir. Hava sıcaklığından, çevrede bulunabilecek insanlara, pratik kıyafetlere kadar bir sürü ayrıntıyı hesaba katmanız gerekecektir. Ya da bir partide, ev sahibinizin yatak odasında, evin kilerinde, merdivenlerde nasıl yapabilirsiniz?
Arabada:
Günün hangi saatinde, nereye park etmeli? Bu planların avantajı ise uygun koşulları bulduğunuzda ortaya çıkacaktır. Erkekler her zaman seks isterler mi?: Onun nasıl bir havada olduğuna dikkat etmeyi unutmayın. Çiftler arasında iki tarafın aynı anda istemesi fenomeni vardır. Dikkatini çekmeyi ve onayını almayı başardıysanız onu istediğiniz tarafa doğru yönlendirin. Koşulların uygun olduğunu tespit ettiniz. "Sence şimdi burada birlikte olsak nasıl olurdu?" gibi sorularla uğraşmayın. Direkt öpmeye ve dokunmaya başlayın. Çoğu zaman sözcüklerin anlamsızlaştırdığını davranışlar manalı kılabilir. Ellerinizi bacak arasına sokun ve arzunuzu belli edin. Zor pozisyonlarla uğraşmayın: En iyisi sizin bir miktar yüksekte durabileceğiniz merdiven, basamak gibi yerler ya da sabit koltuklar, sandıklar, masa tenisi masaları gibi eşyalardan faydalanmaya bakın. Bu tecrübeden ikiniz de memnun kalırsanız ilerde risk almaktaki cesaretinizde gözle görülür bir artış olacaktır.
TABUSUZ SEKS
Erotik bir oyun içersinde farklı rollere bürünmek nasıl olurdu? Birileri sizi seyrederken birlikte olmak ister miydiniz? Üstünüzdeki tek kıyafet jartiyerken göğüs uçlarınzın çevresini meyvalı dudak koruyucu sürseniz sevgiliniz nasıl etkilenir?
Havaya sokmak için:
Evinizde ortalıkta erotik dergiler bırakın ya da önceden kararlaştırdığınız komedi filmi yerine erotik bir film kiralayarak ona süpriz yapın.
Sesli oyunlar:
Telefonda konuşuyorsunuz. Kimse sizi dinlemiyor, utanacak hiçbir şey yok. Gözlerinizi kapatın ve aklınıza gelen soruları sormaya başlayın. "Çırılçıplak önünde diz çöksem ne yaparsın?" "Seni ellerinden yatağa bağlayıp aklıma geleni yapsam hoşuna gider miydi? Neler yapmamı isterdin?" Telefon konuşmasından sonraki görüşmeniz heyecanlı olacaktır.
Adım adım:
Cinsel hayatınızı bir gecede komple değiştiremezsiniz. Hayalinizdeki her şeyi bir kerede gerçekleştirmeye çalışmayın. Ufak tefek değişikliklerden başlayın, fetiş eşyaların olabilir mesela, ya da başka rollere bürünme oyunları, birbirinizi fazla zorlamayın. Erkekler her zaman pohpohlanmak ister. Deneysel seks de buna dahildir. İyi yaptığı her şeyi övün. Bir yandan da hoşunuza gitmeyenlerin üstünde çok fazla durmayın ama bunun sizin zevkiniz olmadığını fark etmesini sağlayın.
ALINTI
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
