Hoşlandığınız erkek sizin hakkınızda ne düşünüyor? Bu sorunun cevabını bulmak için beden diline dikkat etmeniz yeterli...
Sonunda rüyalarınızın erkeğine rastladınız. Ama onun duygularından bir türlü emin olamıyorsunuz, bu yüzden de ona açılamıyorsunuz. Bir gün sizi sevdiğini bir gün de sizden nefret etttiğini düşünüyorsunuz. Öyleyse beden dilinin size gönderdiği sinyalleri dikkate alın ve onun duygularını keşfetmeye çalışın. Yalan söylüyor Beden dili Sizinle konuşurken gözlerini sürekli kaçırıyor, yüzüne bakamıyor. Ayrıca arada bir alnını ve saçlarını kaşıyor, dudaklarıyla oynuyor...
Ne demek istiyor?
Gözlerini sizden kaçırması sizden hoşlandığını ve bunu belli etmekten çekindiği anlamına gelir. Fakat, eğer onu uzun süreden beri tanıyorsanız ve hareketlerinde ani bir değişiklikle gözlerini sizden kaçırmaya başladıysa ondan şüphelenebilirsiniz. Ayrıca saçları ve dudakları ile oynaması vakit kazanmaya ve yalan söylemeye çalıştığını gösteriyor olabilir. Bu durumda onu sorularınızla sıkıştırabilirsiniz.
“Sadece senin”
Beden dili
Sürekli etrafınızda dolaşıyor. Yanınızdayken gözlerini sizden ayıramıyor. Sizi dinlerken başıyla söylediklerinizi onaylıyor. Yüzü ve vücudu size dönük duruyor.
Ne demek istiyor?
Belki tişörtünün üstünde “seninim” yazmıyor ama emin ol ki, sizden başka hiçbir şey düşünmüyor! Sizi önemsiyor ve bunu belli etmek için elinden gelen her şeyi yapıyor. Sizi daha yakından tanımak istiyor. Ona bir şans vermeye ne dersiniz?
Senin yanında mutlu
Beden dili
İçinden geldiği gibi davranıyor. Yorgunsa koltuğa yığılıp kalıveriyor. Siz ona birşey anlatırken o çevresiyle ilgileniyor ya da televizyon izliyor. Tamamen “umursamıyorum” havalarında...
Ne demek istiyor?
Korkacak bir durum yok! Bu hareketleri sizin yanınızda çok rahat hissettiğinin bir göstergesi. Sizin de kendinizi rahat hissetmenizi ve olduğunuz gibi hareket etmenizi istiyor. Sizden hoşlanıyor olabilir. Ama sizi sadece arkadaş olarak görme ihtimali de var. Bu konuyu onunla hiç çekinmeden konuşabilirsiniz.
Emin değil
Beden dili
Hareketleri sürekli değişiyor! Bir bakıyorsunuz sizi görmezden geliyor, bir bakıyorsunuz yanınızda...Bazen anlattıklarınızı ilgiyle dinlerken, bazen sanki başka bir yerdeymiş gibi davranıyor.
Ne demek istiyor?
Sizinle ilgileniyormuş gibi görünüyor ama bundan bir türlü emin olamıyorsunuz. Nedeni çok basit çünkü o da emin değil! Size karşı ne hissettiğini bilmiyor. Bu durumda yapmanız gereken onu sıkıştırmak değil, ona zaman tanımak olmalı. Onunla ilgilendiğinizi çok fazla göstermezseniz kazanan taraf olabilirsiniz.
Arkadaş kalmak istiyor
Beden dili
Göz kontağından çekinmiyor. Sizin yanınızda rahat davranıyor. Elleri cebinde duruyor. Sizinle vakit geçirmekten hoşlandığını dile getirmekten çekinmiyor.
Ne demek istiyor?
Size iyi haberlerimiz yok! Bu büyük bir ihtimalle “Dünya ahiret bacımsın” vakası. Onun hareketlerini biraz daha inceleyin. Yanındayken aşk konularını açın, ona sizden hoşlanan erkeklerden bahsedin. Bu konulardan konuşmaktan sıkılıyorsa sizin için ümit var demektir.
alıntıdır
sana etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
sana etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
3 Aralık 2007 Pazartesi
30 Kasım 2007 Cuma
Sana Mahkum
Hayatimi sana bagladim.
Sarkilarda "sen" varsan dinliyorum.
Dudak izin varsa kadehte içerim
Ama yoksa ayak izlerin yollarda
Sokaga bile çikmiyorum.
Eger olacaksan rüyamda
Uyurum...
Yoksan, olmuyorsan
Sabaha kadar uyumuyor
Seni düsünüyorum.
Sigaramda adin yazili
Her nefeste seni içime çekiyorum.
Eger yazmiyorsa adin
Sigara bile içmiyorum.
Saatim seni göstermiyor diye
Ona bile bakmiyorum.
Zaman nasil geçiyor
Sabah nasil oluyor, bilmiyorum
Ama çaresini buldum
Sensiz günes dogmasin diye
Perdeleri açmiyorum.
Her günüm "SANA MAHKUM"
Senden uzakta ama
Seninle yasiyorum...
Sarkilarda "sen" varsan dinliyorum.
Dudak izin varsa kadehte içerim
Ama yoksa ayak izlerin yollarda
Sokaga bile çikmiyorum.
Eger olacaksan rüyamda
Uyurum...
Yoksan, olmuyorsan
Sabaha kadar uyumuyor
Seni düsünüyorum.
Sigaramda adin yazili
Her nefeste seni içime çekiyorum.
Eger yazmiyorsa adin
Sigara bile içmiyorum.
Saatim seni göstermiyor diye
Ona bile bakmiyorum.
Zaman nasil geçiyor
Sabah nasil oluyor, bilmiyorum
Ama çaresini buldum
Sensiz günes dogmasin diye
Perdeleri açmiyorum.
Her günüm "SANA MAHKUM"
Senden uzakta ama
Seninle yasiyorum...
Sana Seslenmek İÇİn
Gece sessizce başlıyor ve ırmağın
Öte yakasına geçiyor atlılar.
Bir papatyanın acısını dinliyorum.
Gökyüzü gitgide genişliyor.
Islak yaprakların derin yeşilliği
Islak dağların uyandırdığı keder.
Kendime bir demet çiçek topluyorum
Öğretmenimin iliklediği göğsüm
Ne kadar genç
Ağzımda taptaze bir tütün kokusu
Ve taze ceviz kabuklarının kararttığı parmaklarımda
Bir ağız mızıkası.
Öğrendiğim ilk şarkılar
Yollar yollar yollar boyunca
Söylediğim ilk şarkılar
Sevgilim olan bütün kızlar
Siyah önlükleri ve
Kaçamak bakışlarıyla geçip gittiler
İlk fotoğraflarımdaki yakışıklı saçım...
Ey akşam, ey bir aşkın
Başlaması ve bitmesi
Ey turuncu akşam, bütün akşamların akşamı
Ey mor akşam, dudaklarım gibi moraran.
Gece evleri sardığında
Ve bahçeleri
Işıklar içinde kaçıp giden
Bir tavşan gibi yalnızım.
Yolun iki yanında kalan
Karanlık dağların ötesinde
Neler olup biter
Ve girdiğimiz uykulu kasabada
Lokantadaki uykulu çocuk
Olgun ışıklı lokantada
Olgun patatesler.
Bir adamın
Doğması ve ölmesi
Ve bazı işlemeler yapması hayatında
Bazı bağlardan
Üzüm toplaması
Bazı sinemalara gitmesi
Bazı kızları sevmesi
Ve ölesiye yalnızlık çekmesi
Bazı şehirlerde.
Ey akşam, turuncu ve mor akşam
Ey gökyüzü, ey benim
Gittikçe esmerleşen kalbim.
Şimdi beyaz bir kızın
Yanında olabilmek için
Bazı çılgınlıklar yapabilirim
Onu boynundan öpsem ve onunla
Dönyada olup bitenleri konuşsak
İngiliz birahanelerinde
Damalı kasketleri
Ve şaşılacak kadar yorgun yüzleriyle
Ve bütün emekçiler gibi
Çocuksu gözleri
Partal elleriyle oturan
İşçilerden konuşsak
Zencilerden konuşsak sonra
Gülünce bütün yüzleriyle gülen
Yakışıklı ve hazin
Zencilerden.
Gece dünyanın her yerinde
Geliyor ve her yerde
Aynı duygu uyanıyor kalbimizde.
Sen şimdi
Duvarına bir şiirimi asmışsındır
Uyuyorsundur
Belki düşünüyorsundur
Sonuncu kattaki odandan
Yıldızlara bakarak.
Ve yıldızlar her zaman
Eski ve tanıdıktır.
Özellikle bir tren penceresinden bakıldığında.
İçimiz nedensiz bir hüzünle dolduğunda
Sırtüstü uzanıp toprağa
Baktığımız yıldızlar.
Bir harman yerinde ya da
Düz bir damda.
Uzaktan
Bütün türküler gibi
Yanık bir türkü gelirken
Sıcaktan bunalırken
Evler ve yollar;
Ve yaşlı kadınlar
Uyuklar gibi büzülüp minderlerine
Düşünürlerken eskisini
Olağanüstü günlerini
Gece sesizce başlıyor ve ırmağın
Öte yakasına geçiyor atlılar
Çalıların hışırtısını dinliyorum.
Sana seslenmek için
Yeni şiirler tasarlıyorum..
Öte yakasına geçiyor atlılar.
Bir papatyanın acısını dinliyorum.
Gökyüzü gitgide genişliyor.
Islak yaprakların derin yeşilliği
Islak dağların uyandırdığı keder.
Kendime bir demet çiçek topluyorum
Öğretmenimin iliklediği göğsüm
Ne kadar genç
Ağzımda taptaze bir tütün kokusu
Ve taze ceviz kabuklarının kararttığı parmaklarımda
Bir ağız mızıkası.
Öğrendiğim ilk şarkılar
Yollar yollar yollar boyunca
Söylediğim ilk şarkılar
Sevgilim olan bütün kızlar
Siyah önlükleri ve
Kaçamak bakışlarıyla geçip gittiler
İlk fotoğraflarımdaki yakışıklı saçım...
Ey akşam, ey bir aşkın
Başlaması ve bitmesi
Ey turuncu akşam, bütün akşamların akşamı
Ey mor akşam, dudaklarım gibi moraran.
Gece evleri sardığında
Ve bahçeleri
Işıklar içinde kaçıp giden
Bir tavşan gibi yalnızım.
Yolun iki yanında kalan
Karanlık dağların ötesinde
Neler olup biter
Ve girdiğimiz uykulu kasabada
Lokantadaki uykulu çocuk
Olgun ışıklı lokantada
Olgun patatesler.
Bir adamın
Doğması ve ölmesi
Ve bazı işlemeler yapması hayatında
Bazı bağlardan
Üzüm toplaması
Bazı sinemalara gitmesi
Bazı kızları sevmesi
Ve ölesiye yalnızlık çekmesi
Bazı şehirlerde.
Ey akşam, turuncu ve mor akşam
Ey gökyüzü, ey benim
Gittikçe esmerleşen kalbim.
Şimdi beyaz bir kızın
Yanında olabilmek için
Bazı çılgınlıklar yapabilirim
Onu boynundan öpsem ve onunla
Dönyada olup bitenleri konuşsak
İngiliz birahanelerinde
Damalı kasketleri
Ve şaşılacak kadar yorgun yüzleriyle
Ve bütün emekçiler gibi
Çocuksu gözleri
Partal elleriyle oturan
İşçilerden konuşsak
Zencilerden konuşsak sonra
Gülünce bütün yüzleriyle gülen
Yakışıklı ve hazin
Zencilerden.
Gece dünyanın her yerinde
Geliyor ve her yerde
Aynı duygu uyanıyor kalbimizde.
Sen şimdi
Duvarına bir şiirimi asmışsındır
Uyuyorsundur
Belki düşünüyorsundur
Sonuncu kattaki odandan
Yıldızlara bakarak.
Ve yıldızlar her zaman
Eski ve tanıdıktır.
Özellikle bir tren penceresinden bakıldığında.
İçimiz nedensiz bir hüzünle dolduğunda
Sırtüstü uzanıp toprağa
Baktığımız yıldızlar.
Bir harman yerinde ya da
Düz bir damda.
Uzaktan
Bütün türküler gibi
Yanık bir türkü gelirken
Sıcaktan bunalırken
Evler ve yollar;
Ve yaşlı kadınlar
Uyuklar gibi büzülüp minderlerine
Düşünürlerken eskisini
Olağanüstü günlerini
Gece sesizce başlıyor ve ırmağın
Öte yakasına geçiyor atlılar
Çalıların hışırtısını dinliyorum.
Sana seslenmek için
Yeni şiirler tasarlıyorum..
seni sana götüren düşler beni sensizliğe itenler
seni sana götüren düşler beni sensizliğe itenler.
aşk sensin, gönlümün gözünde adın yazıyor.
kaderin kalemi ben olsaydım senden vazgeçmezdim.
durdurun zamanı inecek var aşkım geride kaldı, onu ben sayın beni de o.
ölümsüz sevdalar karanlıkların korktukları tek şeydir.
işte o sevdanın kahramanları biziz.
bir an kaldı sadece dönüşüme, zaman son demlerini pineklemekte hayat durağında,
bense hala seni bekliyorum, avuçlarımda ellerinin izleri aklımda o tanrısal kokun.
ölüm bizi ayıramaz biliyorum, görüyorum ufuktaki gözyaşlarını.
ağlayan ben değilim gelen sensin
aşk sensin, gönlümün gözünde adın yazıyor.
kaderin kalemi ben olsaydım senden vazgeçmezdim.
durdurun zamanı inecek var aşkım geride kaldı, onu ben sayın beni de o.
ölümsüz sevdalar karanlıkların korktukları tek şeydir.
işte o sevdanın kahramanları biziz.
bir an kaldı sadece dönüşüme, zaman son demlerini pineklemekte hayat durağında,
bense hala seni bekliyorum, avuçlarımda ellerinin izleri aklımda o tanrısal kokun.
ölüm bizi ayıramaz biliyorum, görüyorum ufuktaki gözyaşlarını.
ağlayan ben değilim gelen sensin
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
