Gün etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Gün etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

5 Aralık 2007 Çarşamba

BEBEĞİNİZE 7 GÜNDE UYUMAYI ÖĞRETİN

Bebeğiniz doğduğu andan itibaren onun için her şeyin en iyisini istiyorsunuz. Belki de bu yüzden ilk günlerde geçirdiğiniz uykusuz geceler sizin için hiç önemli değil. Peki bu tempoya ne kadar dayanacaksınız! Haftalar hatta aylar boyu gecenin bir yarısında tatlı uykunuzdan uyanmak hiç hoş olmasa gerek. Geceleri arada bir eşinizden yardım isteyecek oluyorsunuz ama o yorganı başına çekip daha derin bir uykuya dalıyor. Bir gün olsun yataktan dinlenmiş ve kendinizi iyi hissederek kalkmanın nasıl bir his olduğunu unuttunuz artık!

Evet, benim durumum tıpatıp bu anlatılanlara uyuyor diyorsanız size iyi bir haberimiz var. Bebekler onlara izin verildiği takdirde 3-4 ay arasında kendiliğinden uyuma alışkanlığı kazanıyor. Tabii bu söylenen, siz onu yıllarca sürecek yanlış bir uyku düzenine alıştırmazsanız geçerli. Hele ki bebeğiniz 6 aylıksa ve siz hala gece kuşu olmayı sürdürüyorsanız burada bahsedecegimiz programı hemen uygulamaya başlayın. Çünkü 7 günde düzenli uykuyu garanti ediyoruz. Bizden söylemesi...

1. GÜN

Yeni Bir Düzen Kurun

Uzun saatler süren öğle uykusu nedeniyle birçok bebeğin günü ve gecesi birbirine karışıyor. Böylece bebek uykuda olması gereken bir saatte oyun oynamayı tercih ediyor. Şimdi bu durumu düzeltmenin zamanı geldi! Son araştırmalar bebeklerin gece ile gündüzü ayırt edebildiğini ortaya koyuyor. Bunun için ona gerekli ipuçlarını vermeniz yeterli.

Yarından başlayarak onu sabah erkenden kaldırın ve her gün aynı saatte uyandırmaya özen gösterin. Yatağını pencerenin yakınına koyun ve perdeleri aralık bırakın. Gün ışığı onun uyanmasına yardımcı olacaktır. Öğle uykusuna yatırdığınız zaman bile hava kararmadan önce onu uyandırın. Böylece gün ışığında uyanması gerektiğini, gece ise uyuması gerektiğini anlayacaktır. Bebeğinizi akşamları da aynı saatte yatağına yatırın. Gerekirse loş ışıkta ona kitap okuyun veya şarkı söyleyin.

2. GÜN

Uygulamaya Devam

Dün başladığınız rutin programa devam edin. Hemen pes etmeyin. Geceleri karnı acıktığı için ağlamaya devam edebileceğini unutmayın. Onu emzirmek ya da beslemek zorunda kalıdığınızda bunu hafif karanlık bir ortamda yapın. Özellikle geceleri bebeğinizi nelerin rahatlattığını iyi gözlemleyin. Ilık banyonun bir çocuk için sakinleştirici, bir başkası içinse tam tersi olabileceğini aklınızdan çıkarmayın. Gece yatırdığınızda müzik dlinletmek gibi rutin alışkanlıklar kazandırın.

3. GÜN

Ağlama Başlıyor

Ağlamak çocukların en büyük silahı! Anne ve babaların da dayanamadığı bir durum. Ancak, sabırlı olun ve kendi kendinize şunu mırıldanın: “Sonuç uyku olacak!” Onu uyutmaya çalışırken ağlaması karşısında endişelenmeyin. Bırakın koyduğunuz uyku kurallarına alışsın. Program değişiklikleri 6 aylıktan küçük çocukları çok daha fazla üzüyor. Bebeğiniz en fazla 15-20 dakika ağlar ama kötü uyku alışkanlığı yıllarca sürebiliyor. Unutmayın ki bu çocuğunuzla sizin aranızdaki bir savaş. Onunla ilgilenmeyin ama kendi merakınızı gidermek için 5-10 dakikada bir kapı aralığından onu kontrol edin. Susması için ışıkları açmayın, yataktan çıkarmayın ya da biberon vermeyin, aksi takdirde ertesi gece de dakikalarca ağlayacağından emin olun.

4. GÜN

Ağlama Savaşı Sürüyor

Geçen gece oldukça uzun sürdü değil mi? Bu gece biraz daha rahat geçecek. Ama bilin ki o yine de ağlamaya devam edecek. Ancak, bu kez daha kısa sürecek, bize inanın. Bunun için kurallarınızın kesin olduğunu ona ispatlamanız gerekiyor. Sabırlı davranmaya devam edin. Ona karşı yumuşak olduğunuz hissini uyandırmayın. Yoksa geçen geceye göre 2 kat daha fazla ağlayacaktır. Sakın ona bu kozu vermeyin.

5. GÜN

Bebeğiniz Sakinleşiyor

Bebeklerin çoğu 3-5 gün içersinde bu programa alışıyor. Dolayısıyla, bu gece belki de şanslı geceniz! 5 dakikada bir onu kontrol etmeyin, en az 15 dakika aralıklarla odasına uğrayın. Bazı bebekler odaya sık sık girilmesinden rahatsız oluyor. Bu nedenle kapı aralığından onu izleyin. Hem unutmayın ki bu gece daha az ağlıyor.

Uyku problemlerinin arasında sıkça rastlananların başında gece emzirmesi ve alt değiştirme geliyor. Tabii ki size bunları yapmayın demiyoruz ama mümkün olduğunca kısa ve sessiz olmasına özen gösterin. Altını değiştirirken bile kesinlikle ışıkları açmayın. Gereginden çok emzirmeyin. Böylece hem onu rahatsız etmemiş olursunuz, hem de yeniden altını değiştirmek, zorunda kalmazsınız!

6. GÜN

Bebeğiniz Uyuyor!

Mucize gibi geliyor değil mi? Sakın, bu mutluluğu günlerdir uyguladığınız kuralları rafa kaldırarak bozmayın. Uyumasını garip karşılayarak onu sık sık kontrol etmeyin, Gevşeyin!

Onu sıcak tutan bir pijama giydirin.Böylece üstünü açmasını kendinize dert etmeyin. Bebek monitörünün sesini kısın ve sadece çok ihtiyacı olduğunda onu duyun. Başarınızı gölgeleyecek davranışlarda bulunmamaya özen gösterin.

7. GÜN

Uyku Sırası Sizde!

Kendinize bir iyilik yapın ve bu gece derin bir uyku çekin. Son 6 gündür belki çok uykusuz kaldınız ama buna değdi değil mi? Çocuğunuza muhteşem bir armağan verdiniz: Düzenli uyku alışkanlığı. Hiç şüphe yok ki, bu program hastalık, tatildeki otel odası gibi etkenler nedeniyle zaman zaman aksaklığa uğrayacaktır. Oysa unutmayın ki, hiç uyku problemi yaşamamış bebekler bile bu durumlarda sorun çıkarıyor. Uyku problemi yeniden baş gösterecek olursa planı en baştan yeniden uygulayın, ikinci sefer ilkinden çok daha kolay olacaktır.

3 Aralık 2007 Pazartesi

Anne olmak bir kadına neler öğretiyor

Anne olmadan önce


Gece ne kadar geç yatacağım ya da sabah ne kadar geç kalkacağımı
düşünmezdim.

Dişlerimi fırçalar, saçlarımı uzun uzun tarayabilirdim...

İçki içmenin ne kadar keyifli olduğunu, bir şey düşünmeden
sızabilmenin, hatta kesintisiz, düşüncesiz uyuyabilmenin kıymetini
bilmezdim.

Evimi her gün temizlerdim. Hatta süsler, püsler, küçük dekorasyon
oyunları yapardım.

Evimi dağıtacak şeylerin küçük oyuncaklar, yırtık kağıtlar olacağı
aklıma bile gelmezdi...

Saksılarımın zehirli olup olmadığını düşünmemiştim bile. Ya da banyoda
duran el sabununun bir içecek gözüyle görülebileceğini...

Anne olmadan önce...

Üzerime bu kadar işeneceğini, kusulacağını ve daha da ilginci bundan
rahatsız olmayacağımı bilemezdim. Gaz çıkartmanın eğlenceli tarafını
göremezdim.

Anne olmadan önce...

Ağlayan bir bebeği aşısı yapılsın ya da test için kan alınacak diye
böğüre böğüre kucağımda sıkabileceğimi bilmezdim. Ağlamaklı gözlere bakıp
ağlayabileceğimi, minik bir tebessümden büyük mutluluklar
yaşayabileceğimi düşünemezdim.

Saatlerce uyuyan bir bebeği seyretmek için uyanık kalabileceğimi...

Anne olmadan önce...

Kalbimin vücudumun dışında bir yerlerde olabileceğini...

Aç bir bebeği doyurmanın insanın ruhunu nasıl doyurabildiğini..

Bir anne ile çocuğunun arasındaki bağın göbek bağından çok daha sağlam
olduğunu...

Bu kadar küçük bir bedenin bu kadar büyük bir huzur verebileceğini...
Düşünemezdim.

Anne olmadan önce...

Bütün bir gece boyunca, hatta geceler boyunca her şeyin yolunda gidip
gitmediğini kontrol etmek için 10 dakikada bir uyanacağıma...

Kapılardan nefes sesi dinleyeceğime...

Başkasının öksürüklerinin ciğerimi parçalayabileceğine...

Bir insan öpücüğünün kesilen parmağımın acısını dindirebileceğine...
İnanamazdım...

Alıntı..

Çocuklara her gün 2 bardak süt (buketforum)

Dr. Mustafa Cem Güre, ''Süt ve süt ürünlerinin yeterli miktarlarda
tüketimi özellikle büyüme ve gelişmenin hızlı olduğu okul çağı çoçukları
başta olmak üzere her yaş grubu için büyük önem taşıyor" dedi.

Dr. Mustafa Cem Güre çoçukların süt ve süt ürünlerini tüketerek büyümesinin
ileri yaşlarda görülen kemik erimesiden korunmada çok önemli olduğunu ifade etti.
Dr. Güre, "Sütte büyüme, gelişme, doku onarımı için gerekli protein ile kemik ve
diş gelişimine yardımcı kalsiyumun bulunmaktadır.
Öğrencilere temel beslenme bilgilerinin verilmesi konusunda ailelere ve öğretmenlere önemli sorumluluklar düşmektedir. Çocuklarımıza her gün en az 2 bardak süt içerilim. Pastörize süt alırken de mutlaka son kullanma tarihine bakalım” dedi.

Ertesi gün hapları (buketforum)

Ülkemizde birkaç yıldan beri var olan ertesi gün hapları konusunda toplumda oldukça fazla sayıda yanlış bilgi söz konusu olduğundan bu yazıyı okumanız doğruları öğrenmeniz açısından önemlidir.
Ertesi gün hapları ülkemizde iki ayrı marka halinde bulunmaktadır. Birinin içinde iki tablet, diğerinin içinde dört tablet bulunmaktadır. İki tablet içeren marka sadece progesteron hormonu, dört tablet içeren ise hem progesteron hem de östrojen hormonu içermektedir. Hangisini tercih edeceksiniz?

Genç ve herhangi bir sorunu olmayan kadınlarda her iki marka da uygundur. Östrojen hormonu alması sakıncalı olan kadınların (ileri yaş, kalp-damar sorunu, karaciğer yetmezliği gibi) iki tablet içeren östrojensiz markayı tercih etmeleri uygundur.

Nasıl etki gösterirler?

Bu haplar rahim iç tabakasını implantasyon yani yerleşmeye elverişsiz hale getirerek etki gösterirler. Nasıl kullanılırlar? Korunmasız ilişkiden sonraki ilk 72 saat içerisinde, mümkünse ilk 12 saat içerisinde kullanıma başlanır. İlk doz alındıktan 12 saat sonra (iki tabletlik markada tek tablet, dört tabletlik markada iki tablet birden ilk dozdur) ikinci doz alınır. İstenmeyen gebelikten koruma olasılığı son derece yüksek ilaçlardır.

Sürekli doğum kontrol yöntemi olarak kullanılırlar mı?

Hayır. Bu ilaçlar nispeten yüksek doz hormon içerdiklerinden düzenli kullanımları sakıncalıdır (östrojen içeren markanın dört tableti alındığında toplam doz düşük doz doğum kontrol haplarının 8-10 tanesine tekabül eder, yani 24 saatte toplam 10 adet doğum kontrol hapı yutulmuş olur!). Sadece elde olmayan nedenlerle gebelikten korunulamayan durumlarda (prezervatif yırtılması, doğum kontrol hapının unutulması gibi) kullanımları uygundur.

Yanlış bilinenlerin doğruları

- Bu haplar adet söktürücü özellik göstermezler, hap içildikten sonra kanama olmaması hapın etkili olmadığını göstermez.

- Adet gecikmesine neden olmaları pek olağan değildir.

- Kadın adet döngüsünün her döneminde gebe kalabilir. Bu nedenle kadının adet kanaması yaklaşmış bile olsa ve hatta adet kanamasının olduğu günlerde dahi kullanılmalıdır.

- Başlamış bir gebeliği “düşürücü” etkileri, kanamayı “söktürücü” etkileri kesinlikle yoktur.

- Mutlaka doktor önerisine göre kullanılmalıdırlar.

Op. Dr. Kağan Kocatepe
Kadın Hast. Ve Doğum Uzmanı

1 Aralık 2007 Cumartesi

Hayatin GerÇeklerİ

BABALAR KIZLARI , KIZLAR BABALARI HAKKINDA NE DÜŞÜNÜR ?

0 yaşında
Baba : Ne kadar da güzel. Şimdi bu küçücük şey benim kızım mı? Gözleri de bana ne kadar çok benziyor.
Kızı : Bu gözlerini benden hiç ayırmayan adam babam olsa gerek.

5 yaşında
Baba : Prensesim benim, güzel kızım. Söyle bakalım baban sana ne alsın?
Kızı : En çok babamı seviyorum.Babam, niye annemle uyuyor?Hep benimle uyusun, başkasını sevmesin.

10 yaşında
Baba : Gittikçe yaramaz oluyor, kime çekti bu kız?
Kızı : Ben babama aşığım. Büyüyünce babam gibi erkekle evleneceğim.Babam bu ay harçlığımı arttırır mı?

15 yaşında
Baba : Ne kadar da çabuk büyüdü. Eve de gittikçe geç kalmaya başladı, bu gidişle başına kötü bir şey gelecek. Sanırım daha sert konuşmalıyım.
Kızı : Babam yüzünden arkadaşlarımla istediğim kadar vakit geçiremiyorum. Bana baskı uygulamasından nefret ediyorum. Ne zaman özgür olacağım?

20 yaşında
Baba : Artık sözümü dinlemiyor. Benden giderek uzaklaşıyor. Kendi parasını da kazanmaya başladı ya, bana ihtiyacı kalmadı tabii. Uzun zamandır tatlı bir-iki laf geçmedi aramızda zaten. Evi de sürekli erkekler arıyor. Galiba kızım elden gidiyor.
Kızı : Her dediğime alınıyor, beni bir türlü anlamıyor.Hele geçen gün giydiğim mini eteğe karışmasına ne demeli? Evden ayrılıp, kendi hayatımı kurmalıyım. Çocuk muamelesi görmekten bıktım artık!

25 yaşında
Baba : Bir gün bunun olacağını biliyordum. İşte evleniyor. Zaten aramız eskisi gibi değildi.Şimdi bir de kocası var. Prensesim beni terkediyor.
Kızı : Böyle bir günde bile o mutsuz ifadeyi takınmasının ne lüzumu var ki? Biliyorum, onu bir türlü içine sindiremedi. Bu yüzden yapıyor.Kendi hayalindeki damat değil ya!Sanki birlikte yaşayacak olan o.

30 yaşında
Baba : Çok az görüşüyoruz. Daha sık biraraya gelsek ne iyi olur. Hem torunlarımı da özlüyorum. Kendi arkadaş çevrelerinden fırsat bulup da bize gelemiyorlar ki...
Kızı : Babamları da çok ihmal ediyorum galiba.Yine telefonda çok üzgün geldi sesi.Haftasonu onlara süpriz yapmak en iyisi.

40 yaşında
Baba : Kızım, benim entellektüel düzeyimi yeterli bulmuyor. Ona göre çağın gerisinde düşünüyormuşum. Oysa küçükken derslerine hep ben yardım ederdim. Anlayamadığı bütün problemleri bana sorardı.Şimdi beni beğenmiyor. Bir daha onunla asla politik tartışmalara girmeyeceğim.
Kızı : Babam giderek daha da çocuk gibi davranıyor.Sürekli bir şeylerden yakınıyor. Gerçi son zamanlarda sağlığı da iyi değil ama.Ya ona bir şey olursa? Zaten hiçbir zaman dilediği gibi bir evlat da olamadım.

45 yaşında
Baba : Kızımın mutlu bir yuvası olması ne güzel.Gözüm arkada gitmeyeceğim. Her şeyi kendi başardı. Onunla gurur duyuyorum.
Kızı : Babam için çok endişeleniyorum. Onu kaybetmeye hazır değilim. İlaçlarını da hep ihmal ediyor zaten. Allah'ım onu benden alma!

50 yaşında
Baba : Dünyada mutlu kal kızım !
Kızı : Seni çok özleyeceğim ve arayacağım babacığım.Şimdi ben kime danışacağım, kim yardım edecek bana? Ne olur gittiğin yerde çok mutlu ol.Ve hep yanımda olduğunu hissettir, ne bileyim ben,arada sırada işaretler yolla mesela. Ah babacığım! Sensiz nasıl yaşayacağım?

55 yaşında
Kadın : Sen gideli, seni daha iyi anlıyorum babacığım.Keşke seni hiç üzmeseydim demeyeceğim, çünkü "keşke"lerin hiçbir şeyi değiştiremeyeceğini biliyorum.Yine de beni duyuyorsan, lütfen seni üzdüğüm her gün için çok ama çok pişman olduğumu bil olur mu?

SADECE

Sadece bu sabah için, içimden ağlamak geldiği halde yüzünü gördüğümde gülümseyeceğim. Sadece bu sabah için, ne giymek istediğinin seçimini sana bırakacağım ve gülümseyerek ne kadar yakıştığını söyleyeceğim. Sadece bu sabah, çamaşırları yıkamaktan vazgeçip seninle parkta oynamaya gideceğim. Bu sabah bulaşıkları lavaboda bırakıp bulmacanın nasıl çözüldüğünü bana öğretmeni izleyeceğim. Öğleden sonra telefonun fişini çekip bilgisayarı kapatacağım ve arka bahçede oturup seninle köpükten balonlar uçuracağım. Bu öğleden sonra dondurma arabası için çığlıklar attığında sana hiç kızmayacağım ve gelirse bir tane alacağım. Bu öğleden sonra büyüdüğünde ne olacağın hakkında hiç canımı sıkmayacağım. Ya da seni ilgilendiren konularda ikinci bir düşünce üretmeyeceğim. Bu öğleden sonra kurabiye pişirirken bana yardım etmene izin vereceğim ve tepende dikilip düzeltmeye çalışmayacağım. Bu öğleden sonra Mc Donalds’a gideceğiz ve iki tane çocuk menüsü isteyeceğiz ki, iki oyuncak alabilesin. Bu gece seni kollarımda tutacağım ve nasıl doğduğunu seni ne kadar çok sevdiğimi anlatacağım. Bu gece küvette suları sıçratmana izin vereceğim ve sana hiç kızmayacağım. Bu gece geç saate kadar oturmana ve balkonda oturup yıldızları saymana izin vereceğim. Bu gece yanına uzanıp en sevdiğim TV programlarını bir kenara bırakacağım. Bu gece sen dua ederken parmaklarımı saçlarında dolaştırıp bana en büyük armağanı verdiği için Tanrı’ya şükredeceğim. Kayıp çocuklarını arayan anne ve babaları düşüneceğim. Yatak odaları yerine çocuklarının mezarlarını ziyaret edenleri ve hastane odalarında donuk bakışlarla, daha fazla içlerinde tutamadıkları çığlıklarıyla hasta çocuklarını seyreden anne babaları düşüneceğim ve bu gece yanağına iyi geceler öpücüğü kondurduğumda seni biraz daha sıkı ve biraz daha uzun tutacağım kollarımda Tanrı’ya senin için teşekkür edip bize yalnızca bir gün daha vermesi için yakaracağım.....

30 Kasım 2007 Cuma

Gün gecemin yaRısı..

Gün gecemin yarısı..
İnanmayana inat uyumuy0r gözLerim..
AyrıLıkLara kızgın düşünceLerimden,
Yine ''sen'' döküLüy0r satırLarıma..

Sahibi y0k sanma bu garip haLin
Sureti ben, asLı yanımda 0Lmayanın ta kendisi..!!
S0rmayın bana kim suçLu diye!!
Hata aramam geçmişimde yaşattığım ''kaLbimde''..
Sevmiştim h0şLandığını biLe biLe
ÖLürüm y0Luna yine, yine gideceğini biLsemde
Suç benim, aşk benim, ama 0nsuz ben kimim..?

Gerçeğime farkLı sesLenen yaLan diLLer
KaLbimde kanayan yaramı nereden görsünLer,
GöremezLer, duyamazLar, biLemezLer..
Çünkü aLdığım nefes kadar sessiz
Yürüdüğüm y0LLar kadar s0nsuz
Dağdaki kardeLen kadar yaLnız
''YaradıLan'' bir bebek kadar arsız
Ve söyLeniLen yaLanLar kadar gerçek
sevmiştim seni.. Seviy0rum...